Suhuf-u Subhan 8.Bölüm
İBRAHİM HALİL MUHAMMED EL EMİN
EUZÜBİLLAHiMÜNEŞŞEYTANNIRRACİN BİSMİLLAHÜRRAHMANURRAHİM
Hür Rahman nur Rahim olan, Allah u Azim, Subhan Rabbimin, Esma sına, Hüsna sına
sığınıp, yaz ehli kutubum emri ilahi kelamı ve kudret ve hikmeti ile bu bölümü İnşa Allah
yazmaya başlıyoruz.
Allah’ u Azim i şan Rabbimin Yazma ile ilgili ilahi haberini bir kez daha hatırlayalım.
BİSMİLLAHÜRRAHMANURRAHİM’’ EY HALİLİM KİTABÜL GIYABÜL
TERİM.’’
İşte bu üç kelime Allah’ u ta alanın bize kitabı yaz emri idi. Bu ilahi emirden önce biz kitapla
ilgili yaz emrinin geleceğini hissediyorduk fakat hadis ve ayet ilmimiz olmadığı içinde büyük
bir üzüntü içerisinde idik. Bu ilahi yaz emri geldikten sonra üzüntümüz azaldı. Emir üzerinde
düşündük. Rabbim bize ilahi müjde haberlerini yorumlayıp, gıyaben yaz diyordu. Terim ilahi
kelamı ise kitabın okuma derecesinin ne halde olacağının işareti idi. İnşa Allah son kelimesine
kadar okunacaktır.
Bu da Küllü İrade sahibi Rabbimizin bize her zaman evveli ve ahiri bildirip verdiği müjde
haberlerin devamıydı. Sonsuz Hamt ve Şükür sahibi Allah’ u Aziz’ il Kerime ÂMİN. Bu
kitapta yazacağım tevhit ilahiler, Allah’ u ta alanın bütün insanlık adına verdiği müjde
haberlerin ilahi Rahmeti, ilahi iradesi, ilahi Kudreti, ilahi ilmi, Hikmet ve yardımıdır.
İnşa Allah’ u Rahman altı sene bitti yedinci yıl başladı. Üç sene yaz emri bekledim. Şükür
bütün ilahi haberleri hafızamda topladım ve yaz ilahi emri ile birlikte yazmaya başladım. İnşa
Allah u Rahman üç senedir mümkünsüz bir halde yazıyorum. Rabbime sonsuz Hamt ve
Şükür.
Bu gün yaşadığımız dünyada insanlığın hali, evvel yaşayan insanlıktan yirmi derece daha
cahil ve kötü. Onun için Rabbim, Gafur’undan ayırdığı kudretinin korunu ve bu korun sahibi
olmak üzere dünyaya getirdiği insan bütün insanlık adına elli yıl dua ettikten sonra, Allah’ u
Azim bu dostuna nasıl bir ilahi müjde veriyor. Sonsuz Hamt ve Kerem sahibi Allah’ u Azim.
Bismillahürrahmanurrahim Ya İbrahim Halil Muhammed el Emin. Biz seni iki
mübarek anadan dünyaya getirdik. Sen İbrahim Halil’in torunu ehli kutup umsun sakın
kimseyi incitme. (Müjde 4)
Bu ilahi müjdeler dört sene devam etti. Dört yılın akabinde (İlham ilmi ile bilinen ), Allah’ u
Âlim üç emir verdi.
SUHUFLARDA VERİLEN İLAHİ HABERLERİ KİTAP HALİNDE YAZ.
ARAFAT DAĞINA ÇIK.
ANKARA KOCATEPE CAMİ SİNDEN ALTI MUHARREM GÜNÜ DUHA
SELATINI EDA ET. ( Bu namazın kadri anlatılmakla bilinmez.)
Allah’ u Azim ilahi emri üzere kitaplarda çaba gösteriyorum. İnşa Allah’ u Rahman Rabbim
nereye kadar müsaade ederse. Kerem sahibi Rabbime sonsuz şükürler olsun.
Kitaplarımın üç te biri tevhit ilahileri ile bundan dört bin yıl ileride gelecek insanlara bu
günkü ve bugünden evvel gelen insanların hal ve durumlarını anlatır bir manadadır. Bunları
anlatmakta nefsim kudreti iradesinde olan, hür hakem olan, Allah’ u ta alanın emridir. Sonsuz
kerem sahibi Rabbime, Hamt ona mahsustur. Biz ne kadar anlatsak bugünkü insanlığın o
gelen nesli anlamaları mümkün olmaz. Bu günkü insanlar Allah’ u ta alanın yasak ettiği
günahları hiç çekinmeden yaparlarken, onlar günah nedir bilmezler. Bunlar Allah’ın kitabını
hiç okumaz veya işlerine geldiği gibi anlarlar iken, onlar Allah’ın kitabını Allah’ça anlayarak
kendi dillerine hâkim kılar.
Onlar zina etmezler, savaş yapmazlar. Onlar Allah’ın emirlerine hakkı ile uyarlar.
Peygamberlerini de hakkıyla anlarlar. Onlar günahlardan daima kaçarlar ve kötülüğü de
mutlak önlerler. Onlar Allah’ın emirlerine sımsıkı sarılırlar. Allah’ u ta alanın Razı olduğu
amelleri yaparlar ve Salih İnsanlar olarak Allah’ın Hak Resulü İnsanlığın Hak rehberi Dünya
ve Cennetin Sultanı Muhammet (sav) efendimizin şanına yakışır bir insan olup, Allah’ u ta
alanın ilahi Rızasına kavuşmuş bir kul olarak kurtuluşa ererler.
Âdem aleyhi selamdan bu güne cennetin üçten azı dolmuş ve zaman da altmış beş bin yüz yıl
olmuştur. İşte gelecek neslin insanları, bu geçen insanlık tarihinde ki cennet ehli insanları
kadar cenneti dolduracaklardır. Böylece cennetin beşi dolmuş olacaktır. Kalan üç cennet te
cehennem yükümlüsü ceza çekip çıkarılan insanlarla doldurulur. Ya Rabi İnsanlık. Hak
Rahman.
Burada anlatmak istediğim âlemlere Rahmet olarak getirilen, Allah (cc) Nuru, cennetin sultanı
Hz. Muhammed (sav) İnsanlar tarafından layık olduğu yere geldi mi? Hayır gelmedi. Ona
verilen Hz. Kur’an insanlığa Hâkim oldu mu? Hayır olmadı. Olmayacak mı? (Elbette
olacaktır.) Şükür lütuf ve İzzet İkram sahibi olan Allah’ u Azime Rabbim sonsuz ikram
sahibidir.
Gelen İman ve akıl sahibi insanlar Allah’ın Resulünü ve ona verdiği kitabını layık olduğu
yere getireceklerdir. Bu böyle kıyamete kadar devam edecek ve İnşa Allah’ hür Rahman
kıyamet günü de mutlaka gelecektir. Nereden bilirsin denirse biz deriz ki, elbette Rabbim
bildirir. O sonsuz Kudret sahibidir.
Siz kimsiniz, biz oyuz, o kim, habibi Ahmet ve Resulü Muhammed. Kim dedi. Kudret sahibi
Rabbim dedi. Ne dedi.
Bismillahürrahmanurrahim’’ Habibim Ahmet ve Resulüm Muhammed biz
yarattıklarımızı hakkıyla biliriz. Biz sizi âlemlere rahmet olarak getirdik. Korkma yaz
ve söyle. Allah sizinle beraberdir.’’ (Müjde 44 )
Hamt ve Şükrü mümkün olmayan ve kendi ilahi müjde haberlerinde, bilinmesi imkânsız nice
sırlar ve insanlığa nasıl rahmet, bereket ederek bundan sonra dört bin yıl yaşayan insanlığı
ilahi nuru ve Rahmetiyle ebedi kurtarıyordu.
İşte altmış beş bin senede cennete giden insan kadar insan, önümüzdeki dört bin senede
cennete gidecektir. Altmış beşle dördün hesabını siz yapın. Bu Rabbimizin vadidir. (Allah
Celildir, Mütekebbirdir, Küllü Şey in Kadir’dir, Adaletle emreder ve vadinde de sadıktır. Hiç
bir mahlûk istemese bile, Allah nurunu tamamlayacaktır. Bugün herkes sanki kıyamet
beklemektedir. Oysa hocalarımdan,
İstikamet ehli olan, mezhep üstü amel yapan, istikamet yolunun hakiki yolcularına
sormuştum. Ve şu cevabı almıştım. Oğul Allah’ u ta alanın peygamberlerine vermiş olduğu
mucizeler ve veli, evliya, dost olarak seçilmiş olan Salih ve Salih’ a kullarına verilen
kerametler ilimle mümkün olmadıkça kıyamet kopmaz. Beşeriyet bunların hepsini alenen
umumi olarak ilimle mümkün kılacaktır. Bu açıklamadan da anlaşılmıştır ki henüz o saat için
çok süre bulunmaktadır. Manevi üstadım olan istikamet yolunun incilerinden bir tanesi de
kıyamet hakkında ki beyanın da oğlum,
Kıyamet dünya için değil beşer içindir. Allah (cc) ta alaya asi olan her topluluk, bu
azgınlıklarını küfür ve zulüm üzerine çıkardıkları vakit, o topluluk veya beşeriyet öğündükleri
ne varsa onun acizliğini görerek helak olmuşlardır. Ve de olacaklardır. Unutmayalım ki bu
mübarek Dünya’nın sonu değil bu günlerde nimetine nankörlük eden beşeriyetin son saatleri
gelmiştir. Allah en doğrusunu bilir ve dilediği kadarını dilediği kullarına bildirir.)
Garip satırlar ve bir açıklama
Bizim tahsilimiz yoktur. Annemizin vermiş olduğu İslami talim terbiye üzere, altı yaşımda
bütün ibadetleri öğrenip, annemin disiplinli kontrolü altında ve tam bir istek ve irade ile edaya
başladım. On iki yaşımda çoban arkadaşlarımdan okumayı öğrendim, lakin yazamadım.
Yazmak içinde fırsat bulamadım. Bir yandan hayvancılık diğer yandan tarım bunlar insan
gücü ile olduğu için bir gün bile boş günümüz olmazdı. Biraz zaman bulunca küçük hayvan
otlatırdım. Bu hal üzere devam edince yazı öğrenmeme fırsatım olmadı.
Bismillahürrahmanurrahim
Altmış dört yaşına gelip te insanlık adına yaptığım duaların yine insanlık adına Azim Kerim
olan Allah’ u ta alanın ilahi kudretinden, Zatı kelamından, doğrudan bildirdiği müjde haberini
alınca neye uğradığımı bilemedim. İlahi haberin manasını da anlayamadım ve hastalanıp
bitkin bir hal alıp, Göz, Kulak, Burun ve dilde bir tutulup açılma oldu. Artık dışarı
çıkamıyordum. İnsanlarda değişik simada görünmeye başladı, köyü bırakıp dağa kaçıyordum.
Bu yayla evine gitme esnasında köyü çıkarken burnuma güzel bir koku geldi ve sonra güzel
bir ses ile hitap geldi.
Bismillahürrahmanurrahim’’ Ey Allah’ın dostu yanına bir defter bir kalem al kelemle
öğreten kalemle yazdıran Allah Azim’dir. Subhan dır. ( Müjde 2)
Bu ilahi haberi inzal eden meleğimdi, on altı yaşımda bir defa, on sekiz yaşında yarım gece,
bizim Allah katında kim olduğumuzu bildirince ayrıca uzun ömürlü çok çocuklu bir insan
olacağımı da haber vermişti.
Biz o zamanda hasta olmuştuk ve hem de korkuyorduk. Bize bildirilen Allah’ u ta alanın bu
ilahi hikmetini kendimle ilgili olduğunu sanarak, Allah alaya ihtiyarlıkta almak üzere verilen
vazifeyi geri iade etmiştim. Bu hadiseyi kitabımızın ön sayfalarında detaylı anlatmıştık.
Burada anlatmak istediğim gelecek insanlığa Allah’ u ta alanın bize on dört yaş gibi bir
zamanda insanlığın bu vahim amansız cehaletini sezdirip, ilahi rahmetine alıp, insanlık için
dua ettirdikten sonra dualarımızın izzeti ilahiyesin de kabul ve makbul buyurması, bizim
İslami yaşamımız ve irademiz ya da çabamız değildir. Ancak yaratılışımızın ilahi kudreti,
iradesidir. Halik olan Rabbim Kadir’dir Küllü irade sahibidir. Evvelidir. Ahiridir. Zamanın ve
mekânın, hiç bir şeyin yokluğuna ihtiyaç duymaz Rabbim.
Kâinat ve âlemler yok iken, Rabbimin Küllü zatında her şey var idi. Rabbim her şeyi var
edecekti. Sonsuz kudret sahibi önce RAHMAN ve RAHİM in den bir NUR ayırdı. Sonra
KUDRET inin GAFUR undan bir KOR ayırdı. Ondan sonra Kâinat denen bir camdan döşek
yarattı. Bu döşek sonsuzdur. Bu döşeğin üstünde âlemleri var etti.
Önce Nur’dan CENNETİ, İMANI, CENNET MELEKLERİNİ huri gılman vb VE VAZİFELİ
OLAN CENNET EHLİNİ O NUR dan var etti. Sonra KOR dan CEHENNEMİ, NEFSİ,
CEHENNEMDE GÖREV YAPACAK MELEKLERİ, Ehamur ikram, münker nekir VE
VAZİFELİ OLAN CEHENNEM EHLİNİ yarattı.
Bundan sonra sırası ile DÜNYA, GÜNEŞ, AY, LEFFE, KALEM, NEPTON, NUHAL,
URANOS, PLİTON, HUHAL, ZÖHRE, MARS, NEYFUN, MENOYİN, NEVYİN,
DÜVİYİN daha saymakla bitmeyen nice Âlemler ve keşfini yapmaktan aciz kalıp, kâinatın,
âlemlerin, mahlûkatın Halik’ ı sonsuz kudret, hikmet sahibi HÜR RAHMAN NUR RAHİM
olan Allah’ u SUBHAN a yönelip sordum.
Ey benim KOR umu kâinattan âlemlerden evvel yaratan, o KOR Gafur’undur. O NUR
Rahim’indir. Ya Rab senin kâinatına Âlemlere aklım ermedi, senin bildirmene muhtacım. Ya
Rahman dedim. İşte o zaman ilahi kelamından buyurdu,
Bismillahürrahmanurrahim’’ Kâinat camdan bir döşektir. Âlemleri üzerinde
dolandırırız. Kâinat sonsuzdur. Âlemlerin hesabını yapamazsın. Size lazım âlemlerin
seyrini yaptınız. Sizin aklınız onları kavrar. (Müjde 37 )
Sonsuz Kudret sahibi Allah’ u Azim’ in İlim Hikmetleri karşısında insanlığın aklı ve ilmi
âlem de bir zerredir. Bunun en büyük delili bu günkü insan aklı ve teknolojisidir. Her türlü
imkâna sahip olunduğu halde İnsan kendi Ruhunu keşif yapamamıştır.
İnsanı, insan gibi yaşatan Ruhtur. Bu günün ve geçmişin insanında birçok Ruh eksiktir.
İnsanda 24 Ruh olması gerekirken, bu günün nankör insanda üç veya dört RUH ancak
kalmıştır. O da insanın insan gibi yaşamasına yetmemektedir. O zaman ne yapmalıdır. Allah
Gafurdur yani KOR dur. Allah Rahimdir yani NUR dur. NUR rahmetidir. KOR azabıdır. Yani
böyle bir zamanda önce Allah’ u ta alanın azabını beklemeli, Allah en doğrusunu bilir. İnşa
Allah dualarımız hürmetine Rahmetini beklemeliyiz. Çok şükür ki Rabbim RAHMET vadetti
lakin insanlığın bu hali azabı icap ettiriyor. Allah ‘u Celal Gafur’ ur Kahhardan çok korkarım.
Ve Sonsuz Rahmetine sığınırım. Âmin.
Çağlar hızla akar insanlar durur
Atom çağı deyip zalim kudurur
Onlar zannederler ki bu böyle durur
Zalim arzı üzerine yıkacak
Atom çağı dedi zulme başladı
Hiroşima gözlerini yaşladı
Ağzı bir tarafa gözleri kaydı
Hak kıtasın üzerine yıkacak
Bilimmiş teknikmiş zulüm saçar
Günahsız sabiler zehrini içer
Cehennem azabı dünyadan geçer
Hak bu arzı üzerine yıkacak
Zulüm şimşeği üstüme çöker
Sabi sübyanın kanını döker
İnsan merhamet hasreti çeker
Zalim arzı üzerine yıkacak
Bu nasıl savaşmış be yüzü kara
İnsanlığa açtın onulmaz yara
Gel de cehennemde yerini ara
Zalim ettiğini illa ki çekecek
Nasıl kıydın sabi sübyana cani
Cehennem ebedi bu âlem fani
Orada elime geçireceğim seni
Burada zulüm eden orada çekecek
Uzay çağı demiş semaya ağmış
Çeçen Filistin le Somali yanmış
Büsbütün Müslüman kana bulanmış
Senin ettiğini Rabbim soracak
Kıbrıs Bosna yanmış dumanı karar
Zülüm sel olur akar setleri yarar
Zül Celal Gafurdur seyrine bakar
Şahidin Allah tır sana soracak
Senin arzun kıtlığında kalacak
Bilir misin akıbet in ne olacak
Yakındır görürsün başa gelecek
Haksız zalimler elbet çekecek
Terörcü de sensin terör de sen
Kamu seyrediyor inkâr etmem ben
Bunun cezasını çekeceksin sen
İftiracı zalim elbet çekecek
Küfür üç yüz yıldır bayrak açıyor
Zamanı geldi artık şimdi kaçıyor
Kaçamaz da yer altına geçiyor
Onlara orada Rabbim soracak
Yıkılacak yapılacak duracak
Rabbim bu küfre sille vuracak
Yaşayan insanlık bunu görecek
Küfrün anasından Kahhar soracak
Sen âdem değilsin gel de bize sor
Burada göremedin orada bizi gör
Vaat olunan cezanı tattığını da gör
Burada inanmayan orada görecek
Orta doğu projesi geç kaldı
Dünyanın tapısını hak dostu aldı
Her iki âlemde elin boş kaldı
Cehenneme gelip ceza çekecek
BİSMİLLAHÜRRAHMANURRAHİM
Bu tevhit ilahilerimin yazılıp okunmasında ilahi bir hikmet vardır. Öncelikle Rabbimin
katından verilen ilahi müjdelerin Nuru, Rahmeti ve emri üzere ilham yolu ile yazılmışlardır.
Bunlardan biri de Allah’ın ilahi kudreti ile gelecek olan insanlıktır. Bu gelecek olan insanlara
Altmış yıllık kabul olmuş duamız vardır. Ey Kudretinin ilminin sonu olamayan Rabbim, bu
insanlığın kurtuluşu senin Küllü iradendedir. Ya Rab İbrahim Aleyhi selamı böyle mübarek
kılarken nemrudu öyle, Musa aleyhi selamı böyle mübarek kılarken firavunu öyle getirmende
ki ilahi hikmet anlamak bizce çok zordur. Ya Rabbi bizce kolay olan senin sonsuz Rahmetin
ve bereketindir. Ya Rab âdem den bu güne insanlık felah bulmamıştır. Ya Rab sen HÜR
RAHMAN NUR RAHİM sin SÜBHAN sın. Allah’ım insanları yine insanların şerrinden, iblis
ve taraftarlarından ve insan ve cin şeytanlarından kurtar. Ya Rab sen küllü irade sahibisin.
Ya Rabbi gelen neslim insanlığın aklına, imanına, iradesine, hayâsına, merhametine, namus
ve iffetine İLAH i KÜLLÜ İRADENİ RAHMETİNİ NASİP ET, YA RAB NEFİSLERİNİ
İSLAH EDİP ONLARI RAZI OLDUĞUN SALİH VE SALİHA KULLARINDAN EYLE.
ÂMİN
Allah’ u ta alaya biz insanlık adına böyle dua edip yaşarken, yaratılışımızın ilahi hikmetini
bilmemiz mümkün de değildi. Yalnız insanlığın kulluk yapmadıklarını Rabbim bize gösterip
sezdiriyordu hal böyle devam ederken, Kerem sahibi Allah’ u Azim e sonsuz şükürler olsun.
Rabbi kuluna buyuruyordu.
Bismillahürrahmanurrahim’’Ey Hamimim bütün dualarını kabul ettik. Beşeriyetin
üstünde ki nurumuzu bir damla kan akmadan tamamlayacağız. (Müjde7)
İşte bu ilahi müjde, Allah’ u Rahman’ın bütün insanlığa rahmeti idi. Rahiminden, Allah’ u
Halik’ın Rahmanı Rahmetidir. Rahimin NUR u dur. Allah’ u Kerim bütün insanlığı nuruyla
aydınlatıp ilahi insan haline getirip, ebedi kurtuluşa eren Salih kullar olup, ebedi Allah’ u
alanın Rahim Nur una karışıp Cennette ebedi âlem de Rahim Cemale Kavuşacaklardır. Şükür
Hür Rahman Nur Rahim olan Allah’ u Azim’e âmin.
Allah’ın Nuru İMAN, Allah’ın Nuru KUR’AN, Allah’ın Nuru İSLAM, Allah’ın Nuru Resul
Muhammed (sav ) tir. Bu da Rabbimin insana iman hidayeti ile mümkün olur. Zamanımız
insanı mutlak manada Allah’ın Kitabı Kur’an’ı bir incelemekle mükelleftir. Çünkü âdemden
kıyamete kadar geçmiş geleceği Rabbim bildirmiştir.
İnsanlığa lazım olan, İnsanı kemale erdiren yüz suhuf-u üç kitabı Allah’ u Azim onun
Ruhunda toplamış ve muhafaza buyurmuştur. O kusursuzdur. Bırakın onu noksan veya fazla
yazmak ne haddinize İnsanın elinde ki metal parçası olan kalem bile yazmaz. O mübarek
Kur’an önümüzde ki dört bin üç yüz yıl daha okunup Rabbimin emri ile sonunda levhi
mahfuza Kur’an’ u baki olarak konulacaktır. Günah yükümlüsü Müslümanlara Rabbim
Mahkeme-i Kübra da siz bu kitabı görmediniz mi diye soracaktır.
Görmeme ve duymama Müslüman için mümkün olmayacaktır. İnanmayanlara sorulmaz
onlara doğrudan cehenneme ebedi kötü bir sıfatla giderler.
Bismillahürrahmanurrahim
Allah’ u Aziz’ il Kerimin İnsanlık üzerinde tamamlayacağı Nurun hesabını yapmak İnsan için
mümkün değildir. Rabbimin Nuru Rahmeti sonsuzdur. Dünyada gerçek iman İslam nuruyla
başlar ve ebedi âlemde sonsuzlaşır. Bitmez tükenmez cennet nuruyla hüsnü cemaliyle devam
eder. Bin bir renkte nuru temaşa olup tevhit nuruna ulaşılır tekrar olunup cennetin sayısız
nimeti Rahmanın sonsuz Rahmetine gaim olunur. Şükür Hamid olan Allah’ıma âmin.
Allah’ım Âlimdir İlmi Hak bilir
Kur’an-ı bilmeyen âlimler ne olur
Gafur’dur Rahim’dir yarattığını bilir
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem kudretin koru el Gafur
Gafur’sun Rahim’sin Kudreti Subhan
Tutmadı emrini oldular pişman
Yandı korumuzdan iblisi şeytan
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem kudretin koru el Kahhar
Hikmetini bilmezler deli derler bize
Külli şeyin Kadir derim hak size
Cehennemde görev verdin hak bize
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Kahhar
Kendini bilmez ki Hikmetin bilsin
Dilerim Hür Rahman akan kan dursun
Hâkim ol zül celal, ocağı sönsün
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Gafur
Nurun Hür Rahman’dır Kor’un kudretin
Böyledir el Azim Rabbim hikmetin
Nurun Muhammed e verdin cennetin
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Kahhar
Kâinat yoktu tutulmamıştı nizam
Nurunda Korunda Rabbim intizam
Kâinat döşeği döşenmiş hemen
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Gafur
Nurundan Korundan nizam kurdun
Cennetin nurundandır hak haber verdin
Bizi cehenneme komutan kıldın
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin Koru el Gafur
Nurundan Korundan Ruhlar Halk oldu
Kâinat üstüne âlemler kondu
Can denilen bu ruh üstüne indi
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Gafur
Cennetle cehennem ebedi âlem
Levhi mahfuzdan yazıyor kalem
Oldum u dünyaya gelip te kalan
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem kudretin koru el Kahhar
Levhi mahfuzunu eyledim nazar
Kâtip siz bir kalem emrinde yazar
Dostun olmayanlar onda ne gezer
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Gafur
Halik’ım Rahmana sordum kalemi
Dedi yazar âlemler de olanı
Rabbim resullere söyler kelamı
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Kahhar
Yalan dedi beşer arzı âleme
Düşünmedi hiç başına gelen ne
Yaz dedi Rahman levhi kaleme
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Gafur
Yalan dedi kendini inkâr eyledi
Dostu dönüp mabuduna söyledi
Yetmiş yıldır derelerde ağladı
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Gafur
Rabbim arzı alan Kur’ andır Kur’an
Kâfir inanmaz da Müslüman neden
Senin nefsindir seni perişan eden
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Gafur
Levhi mahfuzdan kalemin yazar
Arz’ında hannasi şeytanlar gezer
Bunlar cehennemde mekânı sezer
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru El Gafur
Levh de Kaleminden sual eyledim
Yedi bin ayeti bize söyledin
Rabbim okumazlar bunlar neyleyim
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Gafur
Levhi mahfuzda Kur’an ül Hâkim
Akıl yetmez bu nefse inan çok zalim
Yarın Cehennemde yaşarsın daim
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem kudretin koru el Gafur
El Hak iman etmeyene şaşarım
İlim deryasından içtim taşarım
Cehennemin kapılarını açarım
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Gafur
Kâinat sonsuzdur âlemler yürür
Çeşitli mahlûkat zikreder durur
Beşer bir birini yakar kavurur
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem kudretin koru el Gafur
Kâinat sonsuzdur sunu bulunmaz
Âlemlerin hesabı da bilinmez
Allah bildirmezse sual verilmez
Cennet tevhidinin nuru Hür Rahman
Cehennem Kudretin koru el Gafur
Bu beşer ne ola ki kâinat bilecek
Bilmez Hakkı ki Rızanı alacak
Bunlar nasıl huzuruna varacak
Adil Hür Kahhardır Gafur soracak
BİSMİLLAHÜRRAHMANNURRAHİM
Azim Kerim hür Rahman Nur Rahim Mevla’mın insanlık üzerinde tamamlayacağı nuru
saymakla bitmez biz Rabbimizin bize verdiği ilahi müjdelerini Rabbimizin yaz emri olduğu
için yazmak mecburiyetindeyiz. Bizim için yazmak ve söylemek farz oldu.
Ey Müslüman kardeşlerim ve yavrularım Allah’ u Rahmanın sizin üzerinizde ki nuru
öncelikle Allah’ın kitabı Kur’an el hâkimdir. Müslüman Allah’ u Azim in kitabının azametini,
rahmetini bilir. Lakin bilmediği bir husus var. Allah’ u Rahmanın Kitabını bu insan bin dört
yüz yıldır, kendine hâkim etti mi? Bu sorumuzun cevabını insanların vermesi mümkün
değildir. Biz bu soruyu elli iki sene küllü Âlim olan, evvelin ahirin sahibi Rabbimden sora
sora altmış dört yaşında sonsuz kudretinden, ilahi rahmetinden haber verdi. Şükür Kerem
sahibi Allah’ u Azime. İlahi haberle bildirilen Nuru Rahmetinden, Hidayeti iman nurudur.
İnşa Allah’ u Rahman bundan ileride gelecek insanları iman, İslam, Kur’an nuru ile hidayet
buyurup, kitabı Kerimini onlara hâkim kılacaktır. Kudret, Azamet, Rahmet sahibi Rabbim
Hamt onadır Şükür ona yakışır.
İnsanlar bölük, bölük alay, alay tabur, tabur Müslüman olurken Ey Müslüman sende İzaca E
nas suresini oku Hamt sahibi Rabbimi tespih et. ve
Gelecek KUDRETİL KADİR BAYRAMI bekle Allah küllü şeyin âlimdir, Allah Küllü şeyin
Kadirdir, Burada işaret edilen bayram Allah’ın Kitabının Hakim olduğu ülkelerde muharrem
ayının altıncı günü saat on on bir arasında DUHA vaktinde kılınan salatla başlar ve her sene
aynı gün ve saatte eda olunur. Bu bayram kıyamete kadar devam eder. Dünyada İslamiyet i
kabul etmeyen bir ülkeyi dünya kabul etmez. Eğer o ülke Müslüman olmuyorsa o ülkenin
toprakları o insanlara nimet vermez. Onlar Allah’ u ta alayı hatırlar Rabbimde onlara imanı
İslam’ ı nasip eder.
Ey nefsim ilahi kudreti azametinde olan Allah’ u Âlim bu mülkün nimetlerinin Hamt ünü
yapan Müslümanlar, bu mülk nimetini yiyip şükrünü yapan insanlara nimetini ve bereketini
nasip ve ikram eyle. Hamt ve şükür etmeyen nankörlere değil. Onlar yedikleri nimeti kimin
hürmetine yediklerini de bilmezler bu insanlık düşmanları, nimetin şükrünü yapan insanların
elinde olan nimeti de, onları boğazlayıp şehit edip nimeti ve dünyayı eline geçireceklerini
sanıyorlar.
Onlar, bu mülkün şükredenleri şehit olup Rahman olan Allah’ u Rahime vasıl olunca bu mülk
bu nimet kiminmiş anlayacaklar zalimler anladıkları zamanda artık onların dünya ile irtibatları
kesilecek. O zaman cehennemde onları hemen yutmak için hazırdır. Onlar kendileri gibi
cehennem yükümlü günah erbabının yanına ebedi âleme gelip, hayvan başlı canavar olarak
ebedi ceza göreceklerdir. Onlar Gafur Kahhar olan Kudret sahibi Rabbimin emriyle orada ara
ara bizden komut alıp dünyada yaptıkları sorulacaktır. Ve nedametleri yenilenip kavrulup
kahrolacaklardır. Allah onlar için gafurdur, Kahhardır.
Gelelim dünyada kalan İnsana, onlar Rabbimin İman, İslam, Kur an hidayeti ile İnşa Allah
Hür Rahman hiç küfür korkusu olmadan dört bin yıl daha yaşayacaktır.
Bismillahürrahmanurrahim
Allah Kerimin den bayramın gelsin
Salih kullarına mübarek olsun
Rabbim Rahmanımdan rahmeti bulsun
Allah o bayramı mübarek eyle
Rahmanımdan rahmet olsun onlara
Gitmesinler saçma sapan dinlere
Selam olsun Rabbim sadık kullara
Allah o bayramı mübarek eyle
Hacı hacca gider bayram orada
Dost kalpten yara almış derdi burada
Oraya varmadan hakka varanda
Gelen hak bayramı mübarek eyle
Bayram gelir kına yakmaz eline
Yetmiş yıl yürümüş hakkın yoluna
Rabbim mübarek kıl Salih kuluna
Allah o bayramın mübarek eyle
Duaların kabul diyor kalemin
Şükür Hür Rahmana verem selamım
Kurtuluyor beşer denen insanın
Allah bu bayramı mübarek eyle
Geliyor bir nesil akıl mı alır
Kudret il Azimsin sırrın kim bilir
Zamanı gelince insanlık görür
Allah o bayramı mübarek eyle
Halik’ım bayramı kulların görsün
Küfür cehenneme çığ gibi insin
Yaptığı zulmün cezasın çeksin
Allah o bayramı mübarek eyle
Yaratan Halik’ım kapına vardım
Ömür yaklaşıyor orada kaldım
Rahmetinden mağfiretini umardım
Allah o bayramı mübarek eyle
Kapına geldim de dönmek bilmedim
Rahmanımdan Rahmetini diledim
Bir ömür her nefes affın istedim
Affet insanlığı mübarek eyle
Allah bu bayramı kulların görsün
İnsanlık düşmanı Kahhardan bulsun
Ebedi âlemi cehennem olsun
Rabbim o bayramı mübarek eyle
Allah orda sorar alçak zalime
Burada ki fırsatı geçmez eline
Neler yaptı mümin olan kuluna
Rabbim o bayramı mübarek eyle
Kâfir kurşunu kalbime atar
Alkanlar içinde şehitler yatar
Her gelen gün Rabbim gidenden beter
Gelsin o bayramın mübarek eyle
Şühedam cennette bayram yapıyor
Kâfir cehennemde ceza çekiyor
Gözüm yaşı ummanlara akıyor
Rabbim o bayramı mübarek eyle
Kur an el kerimin hâkim olacak
Kâfir ettiğini arzda bulacak
Ebedi âlem de ceza alacak
Rabbim mümine bayramı mübarek eyle
Kudret il kadirdir bayramın adı
Rahmanım bildirdi kutsaldır adı
Nurunu şamil yaptı beşerdir adı
Rabbim o bayramı mübarek eyle
Dualarım Rahmanımdan kabuldür
Rahmanım beşerin Yüzünü güldür
Mazlumdan cehalet nurunu kaldır
Rabbim o bayramı mübarek eyle
Dualarım rahmetine karışır
Rabbim müjde verdin aklım dolaşır
Bütün insanlığa nurun ulaşır
Rabbim o bayramı mübarek eyle
Rabbim nurunun şükrünü veremem
Korum alevlendi arz da duramam
İnanmaz bu insan haber veremem
Rabbim o bayramı mübarek eyle
Rabbim gelem diyorum kabul etmiyorsun
Vücudum ihtiyarladı dizim tutmuyor
Açtın kapıların aklım yetmiyor
Rabbim o bayramı mübarek eyle
Bismillahürrahmanurrahim
Ey Müslüman okuyan kardeşlerim ve yavrularım, İnsanlık ikiye ayrılır. İnananlar,
inanmayanlar. Bu iki biri hak, biri batıl Müslümanlar hak tarafındadır. Lakin Müslümanım
demekle Müslümanda olunmamaktadır. Biz İslam’ın şartlarına inanıyoruz demekle de hiçbir
ifade bulmaz.
Esas olan o Muhammet Mustafa (sav. ) gibi yaşamak ancak insanı kurtarır. Asrımızda
Müslüman akıl almaz fıkralara ayrılarak ehlisünneti terk etmişler ve sapıtmışlardır.
Ehlisünnetim diyen bazı Müslümanlar da Kuran, Hadis ilmi olmadığı için, imanı taklide sabit
mantığına göre yaşamaya başlayıp küfrü zirveye çıkardılar. Ve küfrü beklediği fırsat eline
geçip, Müslümanları yok etmek için yetiştirdiği terör izim adamlarını Müslüman ülkelere
yerleştirip, insanlığın aklının alamadığı bir terör ve katliam başladı. Bu şeytan oyunu bilinçli
olarak kısmen kendi ülkelerine çekerek, buna da İslami terör deyip Müslüman ülkelere
saldırıp barış adı altında Müslüman katliamına başlamışlardır. Eğer bu küfrün Müslüman
ülkelerde yürüttüğü düşmanın faaliyetlerini yazsak yazmamız mümkün değildir. Görelim
Rabbim bu küfür ne kadar sürecek. Helak olacağı gün gözümün önünde duruyor.
Ey İnsan eğer sen Allah’ u ta alanın sana verdiği Ruhu nimetleri bile bilseydin bugünkü hale
gelmezdin. İyi biliyorum ki bizim halimizde ne var diyeceksiniz. Sizin halinizi siz
bilemezsiniz. Ancak bir deli gelir, onunda okuyup yazması yoktur. Okuyup yazmadan el
çektirilmiş yazık İnsanların garibine, insanların mahzun garibi size halinizden haber veriyor.
Babam Adem den bu güne insanlığın geleceği yaşam hali nimet, külfeti, sıhhat ve afiyeti
üzerinde Allah’ u ta alanın iradesiyle Rabbimin insanlardan seçip ayırdığı o mübarek
halifeleri vardır. Onlar insanların içinde anlaşılmaz lakin Allah’ u Âlim onların rahmeti,
hürmetiyle ve muhabbetiyle sürekli kontrol eder.
O Allah’ın halifesi de kendini bilemediği zamanlarda, bilen insanların ne hal üzere olduğunu
bilir. İnsanlığa sürekli dua eder. İnsanların akıl almaz günahları karşısında sanki o günahları
kendisi yapmış gibi, bir korku ve utanç içinde, Rahman Rahim olan Rabbimin kapısına
gözyaşları içinde varıp secdeye kapanır.
İşte o zaman sonsuz hak ve adalet sahibi olan her halini ondan iyi bilen, sonsuz kudret ve
hikmet sahibi Rabbi halifesine geçmişten ve gelecekten haber vererek dostunu teselli eder. Ve
der ki, HALİLİM, fakat garibinin gözünün yaşı dinmez, Rabbi ona HAMİMİM der. O ise
gene ağlar. Rabbi der HALİMİM. O yine ağlar. Rabbi bu sefer der. HABİBİM. İş bu kerede
garibini durduramaz. Secdeye kapanmış bir kuru duvarın ardında yatsı namazı edasından
sonra kuru toprağın üstünde Rabbinin huzurunda on iki saat geçmiş üzerine kıra yağmış sabah
salat vakti olmuş o garibi insanlık diyordu Rabbine, Rabbi ona dedi.
Bismillahürrahmanurrahim’’Ey Halimim onların o halinden size hiçbir zarar gelmez
Siz onlar için kendinizi feda edersiniz. Onların sizden haberleri yoktur. Ey Hamimim siz
ne dediniz de biz kabul etmedik. Kalk artık ihtiyar oldun Ağlama. Gözünün yaşına bu
arzın dayanacağını mı sanırsın. Artık ağlamazsın biz senin bu halinden Razı olmayız.
Ara ara yat uyu Allah sizinle beraberdir.’’
Aziz ve el Kerim olan Rabbim ilahi hitabı ile bizi böyle teselli etti. Biz bu ilahi hitap üzerine
düşündük hikmetini sonsuz Rahmetini Âlemleri kuşatan Rabbimin.
Kâinatta nizam tutmadan evvel, Zatı Rahmanından ve Zatı Kudretinden ayırdığı, o Nur u, o
Kor u düşündüm. Bu Nur ve Kor Âdemin adına yaratılmış. Ondan sonra kâinat üstü âlemler,
cümle mahlûkat o Nur ve o Kor un birleşiminden Ruh verilmiştir. Biz İnsanın ilahi kutsiyetini
düşününce ve anlayınca yine ben helak olayım Ya Rahman Ya Rahim dedim. Demekte
haklıydım. Âlemler ve mahlûkatın yaratılış hikmeti sen İnsan-İnsan-İnsan ahir zaman oldu
sen kendini tanımadın.
İNSAN - Dünyanın ömrü yetmişte dört kaldı.
İNSAN – Cehennem kapılarına yakın dolmuş
İNSAN - Cennetin beşten fazlası boş
İNSAN - Sen değişip gideceksin
İNSAN - Dünyada Hakka inanmayan kalmayacak
İNSAN - Allah’ın Kitabı Kur’an sana, Hâkim olacak
İNSAN - Dünyanın tapusu Müslümanın üstüne alındı
İNSAN -Azamet ve Kudret sahibi zül Celal olan Allah’ u Kahhardan, doğrudan ve dolaylı bir
azap gelirse korkma
Ey Müslüman olmayan ve Müslüman olan insanlar, biz altı yaşından altmış dört yaşına kadar.
Kerim olan Allah’ u Rahmana insanlık dedik. Bütün ömür ya hiç uyumadık, ya da az uyuduk.
Bunun kendi irademin üzerinde bir hal olduğunu anlar gibi oluyorum sonrada ateşim düşüyor,
acaba insanlık hayranı mıyım diye düşünüyordum. Bu hal üzere yaşama zamanlarımızı
İnsanlığın aklının almayacağı duaları insanlık için Kerim Rabbim e yakarışta bulunuyordum.
Bu hal üzere altmış dört yaşına gelince, bizi o hal üzere yaşatan küllü İrade sahibi Rabbim,
İnsanlık adına verdiği müjdeleri, İlahi rahmet denizinde boğulurken, Cinlerin babası iblis
şeytanda bize cinlerden kendisine inanan ordusuyla bize karşı küfrün bayrağını açıp, aklın
hayal bile edemeyeceği çeşitli şerleri ile karşımıza çıktı. Ve ilk sözü söyledi. Sen hak adalet
üzerinde konuşan bir insandın. Dünyanın dört bin yıllık ömründen, Yahudilere ve
Hıristiyanlara hiç yıl vermeden hepsini Müslümanlar adına aldın dedi. Bizde ona hitaben; Ey
iblis bizim şeytan aklına ihtiyacımız yoktur.
Biz Kerim olan Rabbimize dua buyurduk. Ya Rahman bu mülk senindir, bu mülkün nimeti de
sana mahsustur. Ya Rahman hamt sana mahsustur, şükür sahibi de sensin. Ya Azim
Rahmanım senin nimetinin hamt ve şükrünü yapan ancak sana hakkıyla inanan
Müslümanlarındır. Ya Rabbi Hakkıyla iman etmeyenler ve inkâr edenler nimetinin şükrünü
yapmadıkları gibi, Nimetinin hamt ve şükrünü yapan Müslümanların hem imanlarına hem de
canlarına kast ederek canlarından ve ülkelerinden etmekteler ve bu günkü insanlığı içinden
çıkılmaz hale getirirler. Ey iblis savundukların Rabbimi değil ancak seni razı ederler. Var git
iblis senden nefret ederim dedim. Bunun üzerine iblis bize savaş başlatmış oldu.
İş bu iblis ve orduları ile savaşımız Küllü İrade sahibi Rabbimin ilahi nazarında kırk beş gün
devam etti. Bu savaşa bize yardımcı olmak için melekler (Nur ve Kor karışımından olanlar )
ve Müslüman cinler katıldı. İblis şeytan nırra cin ve cin-i şeytanlar imha olundu. Burada
birkaç satır ifade etmekle bu savaşın hikmetini anlatmak mümkün olmaz. Önceki sayfalarda
yüz altmış sayfa yazdım halada yazsam devam edecektir. Çünkü şeytanın bazı şerleri
gölgelenip aklım ermemişti, onları Rabbim bize ara ara bildiriyor. Sonsuz Kerem sahibi
Kahhar Allah’ım a Hamt ona mahsustur. Şükür de Rabbim içindir.
Gelelim Allah’ ü alanın halifelerine onlar, seyitler, sadıklar, veliler, Evliyalar, onlar
Mürseller, Nebiler, Resuller, o Resuller kendisine kitap vahi olanlar, o seyitler, o Mürseller, o
nebiler, o resuller verilen kitapları takip edenler Allah ‘u Alim’ in halifesinin ta kendisidir. O
Mürseller, o nebiler, Muhammet (sav) evvel ki Resullerin kitap ve ilahi haberlerini izleyerek
Allah’ u ta alanın dini İslam’ı devam ettirmişlerdir. İsimleri bilinmeyen yüzlerce
peygamberden bahis olunur işte onlar Allah’ u Âlim’ in halifesi Mürsel ve
Nebilerdir.(Kitabımızın başında açıklamıştık tüm insanlık için dua edenler…)
Ey Müslüman seyide seyit yavrularım elbette Rabbim sizi mahrum etmedi. Onlar Muhammet
(sav) bugüne yirmi bundan kıyamete kadar da altmış kadar Allah’ u ta alanın halifeleri devam
edip kıyamet günü gelecektir. Yevmül kıyamet, yevmül mahşer.
Ey bizim Nurumuzun Korumuzun Halik’ı, bu Nurdan bu Kordan kâinat üstü bütün âlemleri
ve mahlûkatı yaratıp, o âlemlerin o mahlûkatın ruhunu gene o Nur ve o Kor karışımından Ruh
veren, sonsuz kudret, Azamet sahibi, hür Rahman nur Rahim olan Rabbim. O Nur un ve o
Kor un hürmetine İnananlara Rahmet, İnanmayanlara merhamet, Nur un İmanı hidayet
buyurun sonsuz Rahmet sahibi Rahmanım Âmin. Elhamdülillah i Rab’ il Âlemin.
Ey Müslüman yavrularım sakın İmanınızdan taviz vermeyin. Sizin dininiz İSLAM, kitabınız
KUR’AN, peygamberiniz MUHAMMED aleyhi selam, ibadet düzeniniz EHLİSÜNNET,
ORUÇ, NAMAZ, KELİME-İ ŞAHADET, muktedir olan ZEKÂT verir HAC yapar.
Müslümanın ibadetinin hiçbir zor tarafı yoktur.
Ey Müslüman yavrularım öyle kirli ağızlı münafıklar çıktı ki, Müslümanın ibadet nizamıyla
oynayarak gençliğin aklını karıştırmak istiyorlar. San ki Müslümanın ibadetleri onlardan
sorulmuşta onlar da cevap veriyorlar. İslam’ın ibadetini hafife alıp ehemmiyetsiz gösterme
çabası içerisindeler.
Ey Müslüman gençlik böyle günah kâfirlerinin sesini işitince önce bir salavat getirin. Sonra
da Azim ve Kerim olan Allah’ u Gafur’a sığının. Bunlar şeytanın ta kendisidir. Onların
şerrinden E.U.Z.U. tespih edin. Bu tespihte E.U.Z.U. tekrarın da deyin ki, EUZU BİLLAHİ
MİNEŞ ŞEYTAN bu kadar kâfidir. Çünkü cinlerin babası NIRRA cin taraftarları ile birlikte
yok olmuştur insan üzerinde ki hâkimiyetini kaybetmiştir.
Ey Mübarek, Mükerrem ve Münevver yavrularım. Müslüman cinler, cin şeytanlarından
kurtulmuştur. Şimdi ise sıra insan şeytanlarındadır. Bunlar da gidecektir. Lakin bunların
gitmesi cin’ i şeytanların yok olmasından çok daha zor olacaktır. Biz cinni iblislerle yapmış
olduğumuz mücadelenin, emri ilahi gereği bir kısmını yazıyoruz. Ondan ötesini akılların
kavraması yetmesi de belki mümkün değildir. Bu savaş bizim irademizle değil şeytanın şerleri
ile başladı. Melekler bize gelip şeytanın şerrinden korunmak için beş sureyi kerimeyi kendi
aralarında okuyarak E.U.Z.U tam bir tespih’ at yapmamı söylediler ve İZMİ AZAM
DUASINI OKUYUP ÖĞRETTİLER. Ve şeytanlarla savaş halindesin dediler.
Biz bu şeytanlarla mücadelemizin çok zorlu geçeceğini anladık fakat sonunun nasıl olacağını
anlamamıştık. Mücadele şiddetlenince bize yeni camiden sabah ezanını oku emri meleğim
ERHAMURİKRAM tarafından bildirilip, gecenin bir kısmında köyü dolanarak köyün güney
doğusunda bulunan yüksek dağı tırman ve dağın üzerinden önce kıbleyi sonra batıyı doğuyu
ve sonrada kuzeyi seyret ilahi emri veriliyordu. Ve ibliste akıl almaz şerleri ile bizi
sıkıştırıyordu.
O zamanda sonsuz adalet ve hikmet sahibi hür Rahman Rabbim bize ilahi lütfundan geçmiş
Resullerden bir ENBİYA, görevlendirip iblisin şerlerini onun komutasında, Allah’ u Âlim’ in
Kudret ve Hikmeti ile bertaraf edip, Müslüman cin kardeşler şeytan iblislerin şerrinden
kurtulmuştur. Hamt ve Şükür sana, Gafur Kahhar olan Celle Celal Rabbime Kudret ül Hakka.
Ey Müslüman insan hiç şüphen olmasın ki, bu İnsan şeytanları deccal in veledi, Hannasiler de
bu arz-ı Âlemi terk edecek ve insanlıkta bu insan şeytanlarından temizlenecektir. İnşa Allah’
u Rahman (cc) Lakin bu hiçte kolay olmayacaktır.
Çünkü İnsan şeytanları cin şeytanlarından yüzlerce derece daha şerlidir. Delil mi istersin ey
İnsan. Allah‘ın halifeleri Allah’ın emrini bildirirken kılıçlarınızı çekip, silahlarınızı kuşanıp,
Allah’ın inananlarının kelesini biçip savaş şerrini başlatıp, sonrada suçu Müslümanların
üzerine atıp, İblis şeytanı bile yüzlerce derece geçip, cehennemi kapıya yakın doldurup
sonunu kendin getirirsin. Hey Şeytanlaşmış insan artık sen bu arz-ı aladan küfrünle beraber
gideceksin. Görelim seni artık tüm imkânlarını kalmak için harca. Ey kokuşmuş insanlık
düşmanı Münleş Şeytan, İnsan Hannas. Ya Kudret’ il (c. c) Ya Gafur’ ur (c. c) Ya Kahhar’ u
(c. c)
Ey insan biz değil sen yaratanını bulup kendini yaşatacaksın. Allah’ın halifeleri insana böyle
haber verir. Allah Küllü şeyin kadirdir. İnananlarla beraberdir. Her iki âlemde Rahmet olunan
da o inananlardır. Allah’ın Rahmeti bereketi de onlar içindir. İnanamayan zalimler
kurtulduklarını mı sanırlar? Rabbim onları bir ecel hadisesi ile kıskıvrak yakaladı. Artık
yaptıkları zulmün karşılığını zulüm olarak yarı ölü yarı diri Allah’ u Âlim’ in ebedi âlemi
cehennemde çekeceklerdir. O kâfirlerin ömür müddeti Rabbim katında bir saat kadardır.
Dönüş Rabbimedir. Onların mülkü cehennemdir. Bu arz-ı mübareğin hiçbir yeri değildir. Ey
münevver hanım yavrularım siz nerede kalırız ne oluruz diye düşünmeyin. Allah’ u Zül
Kudret Âdemin Adına Üç Âlem yarattı.
Biri yaşadığımız bu arz-ı ala, ikisi de sonsuz olan cenneti ala ve cehennemi kayadır. Yalnız
yiğitlik bu arz-ı aladadır. Seni yoktan var eden Halik olan Rahman’ın Rızası her hayrın
başıdır. O Rahmanın rızası da burada kazanıldığı için, cennetten aladır. Bu arzı mübarek için
sana yalan dedirtenlere yazıklar olsun. Müslüman asla cehaletin simgesi yalan dünya
diyemez. Derse kendini inkâr etmiş olur. Ve Yaradılışın sırrı zaafa uğrar. Dünya mübarek
mükemmel bir âlemdir. İnanmayanlar için ise yalandır.
Müslüman demek Allah sözü ile temiz Tahir demektir. Müslümanın imanı NUR dur.
Müslümanın rehberinin yani peygamberinin İMANI Ruhtur ve Mahlûktur. Rabbimin izni ile
yükselir gezer. Hafıza ise hem Cisim, hem de
Ruhtur. İmanla gezer ve döner mekânına gelir çalışır. İlham yolu ilmi işte budur. HAKİKAT
ilmi Allah’ u Azim Zül Kudret’ in ilahi zatı Kelamını dinleyerek, seyrederek, koklayarak, dili
dudağı durup kalbi konuşarak, Kalpten konuşan hafızadır. Kalemi de Allah’ u ta alanın
emrine geçer ve bazı kıyaslarda yazmaz durur, doğruyu bulunca yazar. Bunlarla ilgili ilahi
hikmetleri önceki satırlarımızda beyan buyurmuştuk. Burada bunu tekrar anlatmayacağız.
Ey Müslüman seyide ve seyit yavrularım. Sakın imanınızdan taviz vermeyin. Müslüman
ölmez, Müslüman mevta olur. Bir şehadetle Rabbine gaim olup, ceberut olan cennetin bir
bölgesinde Aziz Hür Rahman Nur Rahimin himayesinde ebedi olur. Onun için kıyamet ve
mahşer hadisesi yoktur. İşte senin imanın budur. Senin imanının öncüsü Allah’ın Resulü
Muhammet Mustafa Salli Aleyhi ve Sellem bu Nurun ilk sahibi, cennetin sultanı, sana İslam
da ibadeti bundan bin dört yüz yirmi altı sene evvel hiç noksansız öğretmişken, bugün İslam
düşmanları yeniden öğretmeye çalışıyorlar.
Artık ötesi kalmadı küfrün zulmü kendini yakacak. İnsanlık yeniden dirilip dört bin üç yüz
sene daha yaşayacak. Ey Müslüman yavrum gerçek iman sahibi Müslüman için ölüm
kelimesini reddederim ve mezarda demem. Mümin mevta olur ve kabre konur. Müminin
imanı NUR dur. Ve Rabbini bulur. Kâfirin imanı merduttur. Nefsi Kordur.
Rabbimin Gafur ismi Azim’ine götürülüp ebedi cehennemde yarı ölü yarı diri, insan simasını
da kaybetmiş bir vaziyette, Kahhar olan Allah‘ u (c. c) den gelecek emri bekler. Biz bu
cehennemlik zulüm canilerinin cehennem halini yazsak ömrümüz yetmez. Bize onların
akıbetini Rabbim Hür Rahman Nur Rahim bildirdi. Rabbim ile aramızda sır olan bu görüşme
onlara orada açıklanacaktır.
Şimdi yukarıda izah ettiğimiz ilahi hadiselerin bir kısmını tevhit ilahilerimde okuyalım. İnşa
Allah Hür Rahman.
Bismillahürrahmanurrahim.
Bin dört yüz yıl duasına sığındı
Nefsani arzularla kendini övdü
Vakti geldi artık çıkmaza girdi
Çıkaracak Mevla gelmiştir zaman
Sen beşersin Şerri kendin işlersin
Yavrulara kötü duygu aşılarsın
Acze düşünce utanmaz ağlarsın
Güldürecek Mevla gelmiştir zaman
Sen gafilsin ne ettiğini bilmezsin
Hakkın kitabından dersin almazsın
Gideceksin artık geri gelmezsin
Bildiriyor Mevla gelmiştir zaman
Gafildir sapıtmış çıkmıyor yollar
Beşerdir şer için hazırdır bunlar
Hakkın kitabını kim okur dinler
Dinletecek Mevla gelmiştir zaman
Çağlar boyu zulüm ile yürürsün
Geldi zaman yaratanı görürsün
Toz duman içinde sende erirsin
Hesap vereceğin gündür o zaman
Doğudan batıya insan görecek
İmansızlar zulmün hesabını verecek
Sonra insanlığın yüzü gülecek
Ağlatıp güldürür Mevla o zaman
Zulüm var gücü ile vurur insana
Rabbim dayanamam dokunur cana
Bütün Hannas iler dönmüş şeytana
Bu zulüm gidecek gelmiştir zaman
Zulüm pençelemiş yarası kanar
Halik’ım der Rabbi, her nefes anar
Kordan yaratmışsın durmadan yanar
Söndür bu ateşi gelmiştir zaman
Rahmetinden hidayetin ulaşır
Zalimin zulmünden garip ağlaşır
Dualarım Rahmanıma ulaşır
Bitecek zulüm gelmiştir zaman
Rabbim Rahmetinle çağlar coşarım
Almıyor ummanlar dolar taşarım
Yetmiş bin yıl imansızla yaşarım
İnanacak bunlar gelmiştir zaman
Gitsin bu Rabbim gelmesin geri
Küfrü cehennemde kor gibi erir
Seslenecek orada paşanın piri
Yürü git oraya gelmiştir zaman
Âlemleri hürmetine yarattı
O mübarek Nuru Koruma kattı
O Nuru orda beni burada ağlattı
Güldürür Zül Celal gelmiştir zaman
Rabbim hikmetini insanlar bilmez
Ömrü sona ermiş imana gelmez
Korumuz simsiyah hiç aman vermez
Gösterir Zül Celal gelmiştir zaman
Ömrü sona ermiş defteri kapar
Orada nedamet eder ne çıkar
Bekliyor cehennem vurunca yatar
Bu Hakkın vadini görün o zaman
Bismillahhürrahmannurrahim
Ey Müslüman insan ve Müslüman olmayan insan, sen Âdem’ in topraktan yaratıldığını hakkı
ile bilirsin. Lakin Âdem’ in, bütün mahlukatın ve Kainat üstü âlemlerin RUH unun nereden ve
nasıl yaratıldığını bilir misin?
O ruh ki insanlığın yaratılışından bu güne hiç araştırılmamıştır. Ancak ruh deyip geçilmiş ve
insanlık bugüne gelmiştir. İşte RUH unu bilemeyen insan kendini bilemeyip cehennemi
kapıya yakın doldurmuştur. İnsan insanlığı bu hale getirdi, Allah’ı ve kitabını inkâr etti.
Şiddetli İslam Müslüman düşmanlığı başladı. İslam düşmanları Müslümanların arasına
sızarak, onları tahrik ederek, Müslümanların vahdaniyetini bölüp parçaladılar. Böylece
Allah‘ın Nur’u, cennetin sultanı İnsanlığın Rahmet ve Merhamet sahibi, Allah’ u ta alanın
kitabının rehberi Muhammed ün Resulü (s a v) nün veda hutbesini ihlal edip, küfrün zulmüne
razı olup Müslümanlar da maddeyi yaşamaya başladılar.
Ne yazıktır ki Müslümanlar Küfrün yaşantısına benzemek için bütün imkânlarını kullandılar
ve maalesef bunda da muktedir oldular. Eğer RUH KOR unu bilselerdi kendilerini bilirlerdi.
Kendilerini bilseler Allah’ u Zül Kudrete isyan etmezlerdi. Bizim bu insanlığın isyan kar
halini anladığımızda sekiz yaşında idik. İnsanlık o zamanda başıboştu ve Allah korkusu da
yoktu. Allah adına konuşan hocalar vardı, lakin onları da dinleyen yoktu. O zaman insanlık
üzerinde iki sene düşündüm on yaşıma gelmiştim. Bir ilkokul öğretmeni çobanlık yaptığımız
dağlara avlanmak için gelmişti. Bizi görünce yanımıza geldi ve bana neden okula
gelmediğimi sordu. Bizde maddi durumumuzu gerekçe gösterdik ve okuyamadık dedik. Ben
bu öğretmene sordum hocam dünyamızın insanı ne kadardır. Hoca altı milyar beş yüz milyon
dedi. Dedim hocam Müslüman ne kadardır. Dedi altı yüz milyon civarıdır.
Bu rakamı duyar duymaz bizim rengimiz sararmış hoca elimden tutup korkma neden korktun
dedi. Hocam Allah’ tan Korktum ve utandım, böyleyse Rabbimi kim tespih edecek dedim ve
devam ettim. Ey hocam bu kadar kâfiri bu arz ala da yaşayabilir mi dedim. Bu defa öğretmen
düşünüp dedi bu sorunu cevapsız bırakıp sana bir alfabe hediye edip seni kış aylarında
okutacağım dedi.
Okumayı öğrenmem o vefakâr insana nasip olmadı. Lakin biz çoban kardeşlerimizden kısmen
okuduk. Artık insan nüfusu içinde Müslüman nüfusu sayısı kalbime yer yer hüzün veriyor.
Öte yandan insanlığın bu halinin sebebini düşünüyor bir türlü bir yargıya varamıyordum.
Daha sonra imamları müezzinleri vaiz hocalarını dinleyince dinimiz İslam a bilinçli ve kasıtlı
bir saldırının olduğunu anladım. Ve tekrar düşündüm. İnsanların gerçekleri görmesi için
beden ile ilgili insanlığı düzeltecek hiçbir yol bulamadım. Ve RUH a yöneldim.
Önce İman üzerinde birçok düşündüm. Sırasıyla Hayâyı, Merhameti, İmanın gözleri olarak
kabul ettim. Sağlam tam bir aklın insanı kurtaracağını düşündüm. İrade akıl ile İmanı
kontrolüne girip niyet Ruhu Allah’ u Zül Kudrete bağlanmalıydı. Hafıza İmana
kenetlenmeliydi. Umut gerçek ile Gönül Rahmana kavuşmalıydı. Arzu Kemal Rabbine
kavuşup Rızasını kazanmalıydı. İç duygu ve hissiyat Su i-zanna dönüşmemeliydi ve
Müslümana karşı gururdan sakınmalıydı.
Kâfirin kibrine, Müslüman kibri sadakadır. İş bu mübarek Ruhları kontrol ettikten sonra varıp
o yetmiş iblis şeytan gücünde ki, Dikbaş olan o nefis Ruhunun önüne dikilip, Ey kör Ruh bu
vücutta sana yarar bir tek asker koymadım. Bunu kör gözlerinle sende görüyorsun, kıpırdama
artık İmana teslimsin eğer kıpırdarsan seni açlığa mahkûm eder, dünya nimetlerinden nasibini
keserim dedim.
İş bu Ruhları tespit ettiğimde on dört yaşımda idim. İslam da ibadet başlayalı da sekiz sene
olmuş ve Allah’ u Kudretin kapısının namaz olduğunu hakkıyla anlamıştım. Allah’ u Azim’in
hikmeti ya hiç uyumuyorum ya da az uyuyordum. Kış ve yaz demeden zorluklar içinde hayat
mücadelesi verirken bir nefes rabbimden ayrı kalmadan, Allah’ım İnsanlık ya Kerim
diyordum. Rızkı canı hiçe sayıp aile etrafımı da insanlığın bir parçası kabul edip, Afrika da ki
mazlum insanlardan ayırmadan hepsine ya Rahman insanlık dedim. Sene üç yüz elli gün ve o
günün gecesi ve bir ömrün gecesi insanın Rabbime isyan etmemesi için Allah’ u ta alaya
yakardık bir ömrü uykusuz geçirdik.
Altmış dört yaşına gelip te müjde hitabı altıncı müjdesi zatı kelamından bildirince, Ya
Rahman Rahim Allah’ım Duaların zatı kudretinde kabul buldu. Ya Rahman artık sana
döneyim diye haykırdım. Cevap verilmedi. Henüz vazifemizin başıymış, Allah’ u Azim’i şan
daha insanlığa, insanlığın aklının ermediği müjdeler verecekmiş. Biz bu müjdelerin Hamt ve
Şükrünün edasını Rabbime can Ruhunun teslimiyeti ile eda olup bayılıp uyanıp Hamt ve
Şükür Rabbim denecekmiş. Nereden bileyim Halik’ın hikmetini belki de bu durum Rabbim
sana döneyim nidamın karşılığı idi.
Halim olan Mevla’ma gaim olup ta uykudan uyanır gibi uyanmak. Ey Müslüman o İman, o
Kur’an, o Muhammet’ ün Resul salat ü selam, o cennet sana Rahmet ve mübarek olsun.
Rahmanımın Rahmeti iki âlemde daim olsun. ÂMİN. Rahmet ummanının sahibi Allah’ım.
Hicri 1426 /29/ Zilkade
Bismillahirrahmanirrahim
Hak rızasın almış âlemler gezer
Allah’ın emri ile kalemi yazar
Beşer neşter vurmuş yarası azar
Bu insanı kendi Ruhu yakacak
Arzına sığmayıp arşına ağar
Zülüm pençelemiş arzından kaçar
Melekler semanın kapısını açar
Bu insanı kendi zulmü yakacak
Ya Rahman hikmetin aklım almıyor
Kudretini hikmetini insan bilmiyor
Der Hak duan kabul zulüm dinmiyor
Bu insanı kendi zulmü yakacak
Halik’ım hikmetine akıl mı erer
Manası yoktur ki bu nasıl sezer
Bunun aklını daim zulüm besler
Bu insanı kendi zulmü yakacak
Allah aşkı bizi deli eyledi
Gezdirdi âlemini hikmet gösterdi
Açılmayan kapıları açasın dedi
Bu insanı kendi zulmü yakacak
Cemalin hüsnü ile aşkım durmuyor
Güzel âlemleri gözüm görmüyor
Rabbim Kahretmekle zulüm durmuyor
Bu insanı kendi zulmü yakacak
Rabbim kapındayım gönül şad olmaz
Akan mümin kanı bir türlü durmaz
Kâfir de ruh yoktur merhamet bilmez
Bu insanı kendi zulmü yakacak
RUH İ İLİMLER
Ruhlar âlemine varınca yolum
Rahmanın hikmetin burada bulun
Buradan gitmeden bir tekbir alın
Bu insanı kendi Ruh u yakacak
Sen kendin bilseydin böyle olmazdı
O ruh seni bu zulmete koymazdı
İnsanlık böyle berbat olmazdı
Bu insanı kendi Ruh u yakacak
Kapıya varınca bir süre durdum
Zül Kudret Cebbar a münacat kıldım
Nefsi görmemek için bir tekbir aldım
Bu insanı işte bu KOR yakacak
Girdim içeri Ruhlar Âlemi
Her biri bir türlü söyler kelamı
Rabbim dedi yazsın kudret kalemi
Bu insanı kendi Ruh u yakacak
Can Ruh unu gördüm kıpkızıl akar
Önüne dikilen setleri yıkar
Sordum halin nedir derin ah çeker
Bu insanı kendi ruhu yakacak
Nefes Ruh unu gördüm deli esiyor
Bizi gördü yaratana küsüyor
O bu beşerden umudunu kesiyor
Bu insanı kendi Ruh u yakacak
Akla yaklaştım gözleri yağmur
Yere düşer düşmez oluyor çamur
Dedi insan beni eylemez memur
Bu insanı kendi KOR u yakacak
İradeyi gördüm çok mahzun durur
Manada beşerin halini görür
Rabbinden ayrılmış kime ruh verir
Bu insanı kendi Ruh u yakacak
Hayâyı görünce gözlerim coştu
İki mahzun bir arada ağlaştı
Ne çare ki altmış beş bin yıl geçti
Bu insanı kendi Ruh u yakacak
Hafızayı gördüm toplar kelamı
Verdi elimize kudret kalemi
Seyrettirdi akıl almaz âlemi
Bu insanı kendi Ruh u yakacak
Merhameti gördüm durmadan ağlar
Bize dar olmuştur arzında dağlar
Zulme maruz kalmış yavrular ağlar
Bu insanı merhameti yakacak
Niyeti seyrettim çaresiz kalmış
Kâfir’ in elinde tahribat olmuş
Zulüm zirvededir insanlık ölmüş
Halik’ım Hür Kahhar buna soracak
Gönül arzu eder bu zulüm dursun
Dilerim zalimler cezasın görsün
Canilerin babası ocağın sönsün
Bu dünyayı bu caniler yıkacak
Umut ruhum yanar görün ne olacak
Bu küfür dünyada helak olacak
Zulüm cezasını burada bulacak
Bu dünyayı bu caniler yıkacak
Nefsi seyreyledim iradem şaştı
Nedamet yükselip uzun dolaştı
Simsiyah bir kordur cezası açtı
Hikmetin sırrını kul ne bilecek
Sen nefsi bilmezsin gel de bize sor
Gıdası imandır aç kaldıkça yer
İşte şeytan o dur gayet sıkı dur
Şeytanları kendi kor u yakacak
O nefsin elinden harap oldular
Münafıklar cehenneme doldular
Kahharın azabın ondan buldular
Münafığı kendi Ruh u yakacak
İman etmeyenler nefsi tanımaz
Bu hal üzere bu kervan da yürümez
Zulüm keser doğrar haberi olmaz
İmansızı kendi Ruh u yakacak
Hayâsı yok İradesi kaybolmuş
Nefsin elinde oyuncak olmuş
Kendi yaşar ama Ruh u ölmüş
Gelip cehenneme hesap verecek
Nefis Kor dur sana bu Ruh soracak
Geçti bu âlemde trilyon ahmak
Orda fayda vermez nedamet eyvah
Senin Ruh un seni kendi yakacak
Bu âlemde hak yolunu şaşıran
Hasta edip yataklara düşüren
Alevlendirip ateşini aşıran
Senin Ruh un sana kendi soracak
Allah’ ı bırakıp kuluna taptın
Bütün ruhlarını nefse bıraktın
Sen nankör nefsin Korunda yattın
Nankörleri kendi Ruh u yakacak
İman etmeyenler nefsini bilmez
Allah’ın düşmanı mümini sevmez
Onlar bu âlem de huzur da bulmaz
İmansızı kendi Ruh u yakacak
İman nurdur nefis kordur Hak delil
Senin geçmişin senden de cahil
Maddeyi görürdün manada zelil
Nankörleri kendi Ruh u yakacak
Allah’ım bıraktın nefsin eline
Zulmetti bunlar mazlum kuluna
Cehennemin kaya denilen yerinde
Kâfirleri kendi ruhu yakacak
Bir Ruh gördüm zümrüt gibi parlıyor
Betri vurup cana sürur salıyor
Ehli Mübin Hak yolunda yürüyor
İşte bu Ruh tur insanı kurtaracak
Hakkın dini İslam yoludur ya Rahman
Bu yola girmeyen olmuştur pişman
Pişiyor Korunda iblisi şeytan
Dinim İslam insanı kurtaracak
Nurun Kur’an için olmuşum deli
Şaşırma hey yavrum İslam’ın yolu
Geliyor Rahimin o Salih kulu
Kerim Rahman insanı kurtaracak
Yetmiş yıldır yürüdüm dinim İslam’ı
Okutacak Rabbim Hakim Kur’an-ı
Lütfundan hidayet eyle imanı
Nuru İman İslam’ı kurtaracak
Nurun Kur’an-ı nasip et ona
Dönsünler Rahmanım zatı subhan a
Verdi müjdesini mabudum bana
Nuru iman insanı kurtaracak
Bismillahirrahmanirrahim.
Bu arzı âdemin şanına veren
Yaratılmış âdemde lütfunu gören
Halik’ım, Rahmanım, Subhan ım diyen
Yükselir semana iner arzına
Marifet ilmi ile mabudun bulur
Hakikat ilmi ile müşerref olur
Mana âlemini dolanır durur
Yükselir semana iner arzına
Aklı, imanı, iradesi karışmış
Yükselmişte meleklerle yarışmış
Gönül Ruh u mabuduna kavuşmuş
Yükselir semana iner arzına
İradesi nefsini esir almış
Küllü şeyin kadir hak yalvarmış
İnsanlık kurtulsun demiş ağlamış
Yükselir semana iner arzına
Öyle bir hayâ ki arzını tartar
Utanırım Rabbim beşeri kurtar
Bunların ettiği ciğerim yırtar
Yükselir semana iner arzına
Ceddimin izinden geliyor sana
Utanıyorum Rabbim hayâ insana
Hayâsız bunlar dokunur bana
Kaçarım semana inerim arzına
Hayâsız yanında iffet şad olmaz
Bizim çektiğimizi bunlar hiç bilmez
Bunların içinde yaşamak olmaz
Kaçarım semana inerim arzına
Latif sin lütfuna akıl mı erer
Hayâsız göz şerri ne halde görür
Rahmanı kulunu teselli eder
Kaçarım semana inerim arzına
Gafurdan kopan Kor’ u kim bilir
Âlimim zanneder kibri de kalır
Rabbim bilir onun hali ne olur
Kaçarım semana gelmem arzına
Âlimim diyerek beni kandırdı
Arz-ı alayı cehenneme döndürdü
Müslümanın imanını söndürdü
Kaçarım semana gelmem arzına
Bismillahirrahmanirrahim
Allah’ım bunlarda iman ne gezer
Hepsi madde için okur ve yazar
İmansızlar İslam a fitneler düzer
Hak kerim Rahmanım geldim kapına
Maddeyi okurda maddeyi yazar
Serveti görünce azarda azar
Hayatta kalmak için düşmanla gezer
Yaram çok çeşitli geldim kapına
Dünkü düşmanı ile dost olmak ister
Aklına ne gelse hayrola işler
Allah’ım bunlara hikmetin göster
Kerim Hür Rahmanım geldim kapına
Dünya ya geleli hayatı çile
Hakkı inkâr etti hep bile bile
Yazarımda ahvalini getir em dile
Rabbim kanar yaram geldim kapına
Bunlar için bir ömrü bitirdim
Aklımdan geçeni Rabbim sana getirdim
Deli dediler bize dağda oturdum
Çekilmez bunların kahrı geldim kapına
Bunlar kurtulsunlar ömür ne imiş
Duamızla günahları erimiş
Celalinden cehennemde var imiş
Orada görecekler geldim kapına
Allah’ u âlemin yatarım, uyku yok
Bilirim kudretin bizde Koru çok
Gördüm bu hannas tan bize hayır yok
Rabbim başım eğip geldim kapına
Gafursun Kahharsın yâdıma düşer
Ağlaya ağlaya gözlerim şişer
Bunlar şeytanlaşmış ağıma düşer
Bunlara hidayet geldim kapına
İmanı zayıftır hayâsı düşmüş
Haram mahsul ile kazanı pişmiş
Bu zavallı nefsin kor una düşmüş
Adilsin Latifsin geldim kapına
Bunlar çok gafildir düşünüp bilmez
Geleceği için bir tedbir de almaz
Bunlar gidecekler geride gelmez
Gafur sun Rahim sin geldim kapına
Bismillahirrahmanirrahim
Allah’ım yatarım uyku nerede
Gelem Rabbim nurlu yolun orada
Yitirmiş yolun çıkmaz nerede
Uykusuz yaşayıp çıkmaz çaredir
Enbiya ecdadım geçti buradan
Kapanıyor yollar görür yaratan
Gelemezler aç yolları yaratan
Uyanık yaşayıp açmak çaredir
Âdem den bu yana cehalet durmaz
Gafil acze düşmüş kendini bilmez
Kitabın biliyor eline almaz
Okuyup kitabını bilmek gayedir.
İlim irfan yapar cehalet durmaz
Hoşuna gitmiyor sebebi bilmez
Kanaat yok karnı hiç doymaz
Rahmana hamt edip şükür çaredir
Güveni yok hep huzursuz yaşıyor
Hakkı bilmez insanlardan korkuyor
Onu için hak dostu matem tutuyor
İlahi kudreti bulmak çaredir.
Allah dostu yatma uyanık yaşa
Bir ömür verdinde gitti mi boşa
Hakkın kudretine sığında yaşa
Gelecek günleri bilmek çaredir
Allah derim duam gider mi boşa
Gelin yavrularım güvenle yaşa
Müjdesi Rahmandır gider mi boşa i
Yönelip Subhan a bilmek çaredir
Allah elem verdi bu beşerin hali
Açılsın Hür Rahman insanlık gülü
Halik’ı zikretsin hep ehli dili
Yönelip Rabbime zikir çaredir
Allah’ı zikir eyler müminin hası
İman Ruhum Rabbim ala gıdası
O gün mabuduna yüzü ak varası
Zikredip şükredip varmak çaredir
Allah’ım müjdeler verin kuluna
Set çekersin cehaletin zulmüne
Nur u şamil insanlığın tümüne
Rahman kapınızda dua çaredir
İnsanlık şaşırmış çıkar yol arar
Avrupa sanıyor işime yarar
Sarhoş Amerika dünyayı sarar
Uyanık yaşayıp görmek çaredir
Kâinat sabittir âlemler yürür
Zalimler yakında dizine vurur
Allah’ın izni ile insanlık görür
Uyanık yaşayıp görmek çaredir
Dünya kimin imiş onlar görsünler
Yaratanın kudretini bilsinler
Çoluk çocuk hep imana gelsinler
Yalvarıp rabbime gelmek çaredir.
Çağdaş Âlimmiş hiçbir şey değil
Hakkın kitabına azıcık eğil
Senin yaşadığın insanlık değil
Beşeri seyredip görmek çaredir
Kudret kalemidir şakadır sanma
İster isen inan ister inanma
Korumuz simsiyah narına yanma
Allah’a yalvarıp tövbe çaredir
Bismillahirrahmanirrahim
Halik hür Rahmanım kapında kaldık
İmanı nasip et kula ya Rabbi
Umarım Rahmetin gitmem huzurundan
Dinim İslam nasip ola ya Rabbi
Beşerdir şaşırıp aciz kalmışlar
Çıkamazlar bataklığa dalmışlar
Görmez kudretini ama olmuşlar
Bunlara hidayet lütfet ya Rabbi
Bunlar lütuf a layık değil neylerim
Rabbim sana münacat eylerim
Seyrin yapıyorsun rabbim korkarım
Bunlardan umudu kestim ya Rabbi
Utanıyorum başım eğik gezerim
Yaz bunları dedi ondan yazarım
Dost nerede düşmanlarla gezerim
Bunlara dostunu göster ya Rabbi
Ne düşünce ne iffet var ne haya
Kaldım içlerinde ya Rabbi yaya
Görmez günahını Müslüman güya
Bunları düşündür kurtar ya Rabbi
Yastığım Kordandır başım koyamam
Hayâm salmıyor kapına varamam
Yalancıdır, Rabbim bunlara kanmam
Bunlara hak yolun göster ya Rabbi
Hak yol görmezse gelmesin bunlar
Bize lazım değil günahkâr kullar
Bitmez zulüm Rabbim gözüm kan ağlar
Bunlara hidayet kurtar ya Rabbi
Akla gelmez günahları işlerler
Niyet sapmış kötü arzu yaşarlar
Acze düşer utanmadan ağlarlar
Bunlara akıl ver kurtar ya Rabbi
Karınları doymaz yüzleri gülmez
Bunlar şeytanlaşmış kendini bilmez
Acze düşer ağlar kapına gelmez
Bunlara akıl ver kurtar ya Rabbi
Bizden hesap sordu şeytanın pisi
Bende hesap için gösterdim sizi
Yüzde doksan yedi yok imiş dini
Göster İslam’ı da kurtar ya Rabbi
Bismillahirrahmanirrahim
Kıdem sin ya Rabbi bilmedi insan
Hakkı arayıp ta etmedi iman
Korumuzda yandı iblisi şeytan
Bilmez hikmetini gafildir insan
Beka sın hep varsın insan bilmiyor
Kıyam binefsihi ibret almıyor
Bunlar zatı sıfatını bilmiyor
Bilmez kudretini gafildir insan
Muhalefet’ il havadis bilmez
Düşünüp Rahmanı arayıp bulmaz
Bunlar niçin yaratıldığını bilmez
Rahimsin Halik’ım bilmiyor insan
Vahdaniyet yoktur vahini bilmez
Şerikin Nazırın arayıp bulmaz
Gayrı mahlûkattan ibret te almaz
Yaratan Halik’ı bilmez insan
Allah’ım hayatsın âlemler döner
Bunlar hayat diye ömrünü sanar
Yarın cehennemde hayata başlar
Rabbim kıyamete inanmaz insan
Semi ü Allah’ım Âlemi dinler
Korum yakar canım zar verir inler
Bilmez kudretini gidiyor bunlar
Kıdem’ i Beka’ yı ne bilir insan
Basar’ dır Rahmanım mahluku gözler
Tutmuyorlar Rabbim yalandır sözler
Yalnızca Salih kullar rızanı gözler
Allah’ım alildir görmüyor insan
İradesi yoktur hakkı bulamaz
Gafildir de ne ettiğini bilemez
Yaratandan kurtuluşun dilemez
İradesi yok yolun bulamaz insan
Kudreti yok haktan yardım dilemez
Bunlarda yoldan çıkmış yola gelemez
Yiyip içer de hikmetini bilemez
Nankördür Allah’ım şükretmez insan
Kelamını bilmez doğru konuşa
Ne yaptı ise Rabbim hep gitti boşa
San ki Rabbim demiş sen böyle yaşa
Hakkın kitabını okumaz insan
Takvimdir Allah’ım odur yaratan
Cehalettin zulmü çıksın aradan
Hakkı anlamadı gider buradan
Allah’ın azabını ne bilsin İnsan
Âlimsin ilminin sonumu olur
Bunlar maddecidir hakkı ne bilir
Rabbim kapınıza Salihler gelir
Hâkimsin Halik’ım bilmiyor insan
Niçin yaratıldığını bilmedi
Göçüp giden neden ibret almadı
Dünya servetine karnı doymadı
Cehennem zakkumunu ne bilsin insan
Bismillahürrahmannurrahim
Bu tevhit ilahilerimiz, Kerim Allah u Azim Rahmanın yardımıyla, insanlığın Allah’ u alanın
ilahi nezdinde ne durumda olduğunu izah eder manadadır. İnsanlık Allah’ u ta alanın men
ettiği günahları açık işlemeye başlayınca, Allah tan gelecek afatı türlü belaları da beklemeye
başlamalıdır.
Bundan evvelki insanlığın günahı bu insanlığın günahından yüzlerce derece daha az ve gizli
idi. O gün kız çocuklarını yüz karası diye toprağa diri diri gömen insanlık, bugün yüz akı diye
anadan doğma soyup sahnelere sürüp dünya kamuoyu önünde her türlü ahlaksızlığı
seyredersiniz. Siz Allah tan korkmazsınız fakat elinizle oluşturduğunuz düzeninizi bozacak
her şeyden korkarsınız. Yine de korktuğunuz şey sizi bulur ve yok eder. İşte Dünyanın hali,
görelim bu insanlık halini kahhar Rabbim ne eyleye, yoksa senin yaşantın yaşantı değil ey
insan.
Bizim insanlık adına Rahman Rahim Rabbime yaptığım dua ve yakarıştan sonra, Rabbimin
bize verdiği ilahi müjdelerin yarısı bizim kimliğimizle ilgili idi. Çünkü Rabbim kuluna elli
beş sene dua ettirdikten sonra, Rabbim kim olduğunu kuluna haber veriyordu. Zaten kulu da
ara ara dualarında soruyordu.
Ey Allah’ım ben kimim. Rabbim bu bizi yakan ateş nedir? Rabbim bizden başka kulun mu
yok? Nedir bu hayâsız insanlığın hali? Allah’ım nerede senin kitabı Kerimini okuyanlar?
Rabbim yoksa onlarda mı benim gibi koyun otlatıyorlar? Allah’ım bu İnsanlığın içine düştüğü
hüsranı, bu beşeriyete kim haber verecek? Rabbim İnsanlığı gözlüyorum dünyanın hiçbir
ülkesinde, Allah adına bir kıpırdama yoktur. Sahte insan haklarından başka o insan haklarının
yalan olduğunu deliler bilir, körler görür de ne yazık ki âlimler sözde aydınlar bilemez ve
göremez. Bilseler görseler ne olacak ki zaten onlarda onlara benzemişlerdir. Onlarda
maddenin esiri olmuşlardır.
İşte biz insanlığın böyle bir cehalet zulmü ile boğuştuğu yirminci asrın son gecesinde Azim
Kerim Hür Rahmana yönelip dedim.
Ey benim Halim esmasına bağlı olan Halik’ım Adil. Artık tahammül edemiyorum ilahi
huzurunda da tedirginim, Rabbim hem korkuyorum hem utanıyorum. Bizde bu hal nedir? Ey
ilmi sonsuz Kudret ve Hikmet sahibi Kadir Rabbim. Bu yakarışımız üzerine Kadir Rabbimden
ilk ilahi haber verildi.
Bismillahirrahmanirrahim’’ Ey Hamimim suhuf-u İbrahim e ve Musa. Hamimim onlar
Kur’ an-ı bilmezler. Sadaka da vermezler. Günah işlerler. Onlar heykelleşmiş
ADDABLARDIR. Siz onlar için üzülmeyin. Allah sizinle beraberdir.’’ (Müjde 1)
İşte bu hal üzere yaşayan garip kuluna insanlığın bu halinden razı olmadığını haber veriyordu.
Öte yandan da bütün bir ömrünü günahsız bir insanlık için harcayan garibini teselli ediyordu.
Aynı zamanda onların hallerini de bildiriyordu. Seyreden dinleyen bütün niyetleri bilen Allah
u Azim Küllü İrade sahibi Rab im ‘’heykelleşmiş addablar’’ hitabı ile öncelik le Âlim ve
zamanın aydın kimi kendini akıllı bilim sahibi sanan insanları kastediyordu. Burada
heykelden maksat kazandıkları servet ve kaynağıdır. Bu servetin onlarda oluşturduğu kibir ve
şöhret duygusudur. Buna şehvette eklenir. Servet, Kibir, Şöhret, Şehvet içerisinde insan
yaratanını unutup maddeye tapınca, Rabbimin heykelleşmiş ilahi kelamı buna işaret olunuyor.
İşte bu insanlığın düşmüş oldukları cehalet çukurundan çıkmasının, kendi gayreti ile mümkün
olmadığını Rabbim bana on yedi yaşım da sezdirdi. Şimdi İleride yazacağımız tevhit
ilahilerin, Rabbimin bildirdiği müjde haberlerini vereceğiz. İlahilere mana verilmesi için bu
çok önem arz etmektedir. Yazacağımız salavat haberi ilk haberin takip eden dört üncü yılın
sonunda hicri 1425 senesi bir zilhicce gecesi saat üç te ilahi haberi bildirilmiştir.
Bismillahirrahmanirrahim’’ Allahümme salli ala Muhammed. Onun için yaratılmıştır
cennet. O nu nurdan seni kordan yarattık. İkisini birbirine kattık. Onun için onu
cennetime sultan eyledik. Seni cehenneme komutan ettik.
Bismillahürrahmanurrahim
Nurun Rahmanındır Korun kudretin
Ta ezelden Rabbim böyle hikmetin
Resulü Ekrem e verdin cennetin
Korum cehennemdir Gafur Kudretin
Gafurundan kopan koru kim bildi
Hakikat ilmi ile müşerref oldu
Ömrünü bitirdi kapında durdu
Korum cehennemdir Gafur kudretin
Geldi ahir zaman beşer gaflette
Baktım Rabbim bunlar hepsi servette
Allah görürü hayır yok bu millette
Korum cehennemdir Gafur kudretin
Kıyamet yaklaştı geçmişe ağlar
Cehaletin hışmı ciğerimi dağlar
Kadın haklarını veriyor beyler
Soyup üryan eder zulüm illetin
Çılgınları zalimleri görelim
Gafur’ ur Kahhardan emir alalım
Geldi zaman yanınıza varalım
Korum cehennemdir Gafur kudretin
Nurun Rahman Rahim korun kudretin
Senden âlemlere Rabbim rahmetin
Böyledir el Kerim Allah hikmetin
Korum cehennemdir Gafur kudretin
Ta ezelden hakka başım eğmişiz
Azimsin Latifsin Hakkı bilmişiz
Bu Âleme görev üzere gelmişiz
Korun cehennemdir, Gafur kudretin
Nur un Hür Rahmandır, Rahmetin Rahim
Kerimsin umarız Rahmetin daim
Rabbim rızan için olmuşuz gaim
Emrinde hazırız Subhanel Azim
Kâinatta tutulmamıştı nizam
Nurunda korunda Rabbim intizam
Kâinat döşeği döşendi hemen
Emrinde bekleriz Adil Subhan ım
Âlemlerin kâinatın üstünde
Yarattın ya resullerin aşkına
Rabbim emrin benim başım üstüne
Emrini bilirim Aziz Rahmanım
Cennet nurundandır bize bildiren
Cehennem korundur hesap sorduran
Bu beşerin işin bize gördüren
Bilirim emrini Aziz Rahmanım
Getirdin dünyaya zaman ahirdir
Rabbim yetmiş yıldır ömrüm kahırdır
Seyrettim bunları okur cahildir
Gafurdur hesabını sorar Kahharım
Niçin yaratıldığını bildiren
Dua ettirip kuldan zulmü kaldıran
Gelecek yavrunun yüzün güldüren
Dua bizden emir sizin Hür Rahim
Hak bildirdi emrinizi bilirim
Cehennemde vazifemi alırım
Zalimin cezasını bur dan görürüm
Bilirim emrini Gafur Allah’ım

