Ads Top

Hakikat Rüyalarım 3.Bölüm


HAKİKAT RÜYALARIM VE HİKMETLİ SEZGİLERİM 3

FİHİ BİSMİLLAH


Rüyam 3: Bir kez daha hatırlayalım;

Rüyamda bir mahalde bekliyor idik bir ses birazdan Ramazanoğlu Mahmut Sami geçecek

diyordu. Ve bize göre sağdan gelip sola doğru geçiyorlardı doğudan batıya doğru gidiyorlardı.

En önde kendisi siyah giymişti yüzü yandan görünüyordu arkasında seçkin talebeleri ile

birlikte siyah sancak çekilmiş vaziyette gidiyorlardı. Benim bulunduğum alanda aramızdan

katılanlar oldu. Ben içimden bekleyim dedim. Onlar geçince ses devam etti ve şimdi de Aziz

Mahmut Huda-i Hz. geçecek dedi. İlk kez orada görmüştüm iki mübarek evliyayı Hz. Huda-i

uzun boylu, yeşil kaftanlı, yarenleri yeşil sancak taşıyordu onlarda aynı şekilde doğudan

batıya yarenleri ile beraber önümüzden geçiyordu. Yanımız da bulunanlardan katılanlar oldu

ben yine bekledim. Sonra birden Mehmet Emin hocam yanıma geldi üç kişi daha dört oldular

ve demedim mi diyerek hocam sevinmişti. Benimde peşlerinden gideceğim düşünülmüş sınav

halinde olduğumuz aklıma geldi.


Hikmetleri;

Burada bu rüyamı zikretmemin sebebi mübarek veli kullardan da himmet alıyor oluşumuzu

hatırlatmak içindir. Daha nice bu yazılarımda belirtemediğim rüyalar görmüş idim bu

rüyalarımda birçok himmetleri ile karşılaştım. Ruhları ebede kadar şad olsun. Bizim sevgimiz

şahsi manevilerine hak olan yaşantılarına idi kimsenin peşine takılıp gitmediğimiz de

ruhumuzun sevgimizin hakka olduğunun deliliydi ayrıca korkma sev onlarda ki Allah aşkını

sev kim olursa olsun onların Allah aşkını sev, sen sevki Allah ‘ ta seni sevsin


Rüyam 4: Bir kez daha hatırlayalım;

Rüyamda iş yeninde çalışıyor idik birde bayan var idi birden bir deprem oldu dışları

kendimizi zor attık yıkılan binalar vardı ve güneş tepede idi dedim bugünün tarihi nedir. Bir

ses cevap verdi. Bende kızdım benim İstanbul a geldiğim günümü buldunuz. Başka gün yok

muydu diyerek uyandım.


Hikmetleri;

Evet, o günü Ankara’dan sabah gelmiştim biraz dinlenme esnasında rüyayı görmüştüm. Bir

tefekkür edeyim dedim düşündüm biraz olsun rahatlamıştım çünkü bizim serviste kadın

çalışan yoktu fakat rüyada vardı. Daha önce söylemiştim rüyalarımın tevili yok diye sadece

üzerinde tefekkür edebiliyordum. O yüzden bu rüya gerçekleşmeye kesin gerçekleşecek diye

çekinmiştim bize bir şey olmasa da yıkılan yerler vardı. İşte kadın olmadığı için herhalde bu

rüya çıkmaz dedim. Sabah çalışırken arkadaşlara anlattım fakat rüyada kadın olduğu için

herhalde rüyamız çıkmaz dedim. Rüyada güzel bir kadın görmüştüm ama ne olduğunu da

anlamamıştım. Çalışmaya daldık bir den müdür hakikaten güzel bir hanımla masama geldi ve

ona hitaben size Cengiz Bey yardımcı olacak diye tanıştırmak üzereydi henüz ayakta idik

birden öyle bir sallandık ki ilk yaşadığım depremi bu kadar hissetmemiştim. Rüyada yine her

şey gösterildiği gibi olmuştu. İşte böyle Rabbim beni çokça rüya tecrübesiyle eğitti. Hatta

öyle bir hale geldim ki rüyalarımda sıkıntılı bir süreç yaşar isem ve uyanırsam hemen geri

uyuyor kaldığım yerden çözüme kavuşarak olayları rüyada çözüyordum. Hatta son

dönemlerimde varsa bir ağırlık kendimi alamıyor yerimden kalkamayacak hale geliyorum

anlıyorum ki acil bir manevi durum var illaki oturduğum yerde dalıp gidiyorum kendime

geldiğimde sanki bir gün geçmiş gibi canlanıyorum oysa bir dakika bile geçmemiş oluyor.

Bazen dizlerimin üzerinde iken bu hale bürünüyorum bir yere dayanmadan kendime

geliyorum herhalde birkaç saniyedir diyorum bakıyorum dakikalar geçmiş oluyor.


Rüyam 5: Bir kez daha hatırlayalım;

İstanbul da çalışırken bir rüya gördüm. Rüyada tayinimin Ankara ya çıktığını görüyordum.

Aynı rüya da vergi iadelerinin ödemesini de yapıyordum.


Hikmetleri;

Evet, bu rüyamın kendi küçük hikmeti ve bize verdiği ders ise çok büyüktü. Uyandım yine

beni derin düşünceler sarmıştı bir hüzün çöktü İstanbul’dan ayrılık vakti gelmişti. Evet,

bende tayini istiyordum fakat gördüğüm rüya hemen olacağının işaretini taşıyordu. Çünkü o iş

günü Cuma idi ve vergi iadelerinin ödemeleri o gün yapılacaktı. Üzerinde çok düşündüm

rüyalarıma yine rüyamda müdahale edebiliyordum acaba burada da yapabilir miyim dedim.

Rüyamda vergi iadelerini hangi yöntem ile ödediğimi göstermişlerdi. Dedim ki eğer diğer

yöntem ile ödeme yaparsam çünkü tüm onaylar bende idi o zaman aynı rüya olduğu ve dünya

işleyişinde bu değiştiği için diğeri de olmaz dedim yani tayinim çıkmaz dedim. Güya

kendimce çözüm bulmuştum. Sabah işe geldim kimseyle paylaşmadan hazırlıkları yaptım ve

grup müdürüne götürdüm. Hesaplara bu şekil de bu yöntemle geçelim dedim. Tamam, böyle

uygun ben bir onay alayım dedi gitti genel müdürlükten onay aldı. Bende işlemlere başladım.

İşlemleri tamamladım hesaplara geçtim. Çok rahatlamıştım ve sevinçliydim çünkü bir engel

çıkmadı. Fakat rüyamda bana o yöntemi göstermeleri bile bir şeyler öğretmek içinmiş sakın

bir daha bizimle uğraşma yaşadıkların gerçek senin adın ‘’Gerçek Cengiz’’ değil mi artık

buna inan biz seninle oralarda buluşuyoruz der gibiydi. Pazartesi işe geldim rutin işlerim ile

uğraşırken vakitte geçmişti. Müdür beni yanına çağırdı dedi ki Genel Müdür aradı vergi

iadelerini düzeltin hesaplara diğer yöntemle geçin dedi. Bende bir şey anlamadım oysa

onaylamıştı dedi. Müdürüm çok zor herkes parasını harcadı sistemsel olarak bunu yapmak

mümkün değil ne dedimse dedi ki bunların hepsini ben söyledim. Yok, illa ki diğer şekil de

olsun değiştirin ne yaparsanız yapın diyor. Dedi bense okta idim üstelik bu işten hiç kimsenin

haberi yoktu yaşananlar karşısında hayrette kaldım, çünkü bu olayda ki hikmet büyüktü.

Hikmet o kadar büyük ki zamanda yolculuk yapmıştı olmuş bitmiş olayı değiştirmişti. Gaybi

haberi önceden bildirmişti ve bana bunları yaptırarak hikmetleri göstermişti. İlk kez tecelli

madde işleyişine idi ve özel değil geneldi bu çok önemliydi. Ayrıca kim iş yapacak ise hedefe

ulaşmak için onunda tasarruf altında olacağı bana gösteriliyordu. İnanın hiçbir ilgisi olmayan

genel müdür sanki manevi bir tesirle bunları yapıyordu belki ilgisiz bir zaman da bunu

kendine anlatsan asla kabul etmez. Bir nevi bana ders verilmişti artık bırak inan bu rüyalar

kesindir dönüşünde yoktur bu hikmetler sana hak tan bir ihsandır deniyordu. Bende hep

diyordum Ya Rabbi ben kimim ki ilmim yok iki kelimeyi bir araya getirecek kabiliyetim bile

yok acaba bu nedir bende ki haller kimse bana inanmaz diyordum. Bunun karşılığında da bana

bunları apaçık gösteriyorlardı. Tabi ki tayinimizde çıktı hem de ders verilerek hikmetler ile.


Rüyam 6: Bir kez daha hatırlayalım;

Çorum da iken bir rüya görmüştüm. Rüyamda ne hikmet ise yine doğduğum ve büyüdüğüm

yerde idim. Alt sokağımızda oğlu arkadaşım olan bir komşumuzun evinin en üst katında

bulunuyordum. Kıbleye karşı diz üstü oturmuştum sağımda tül perde arkasında üç tane Allah

dostu oturuyordu. İkisi diz dize diğeri karşıda idi o mübarek ayağa kalktı ağlıyordu ve şimdi

benim görevim bitti mi diyordu. Ve çok üzülüyordu. Kutup seçilecekmiş onlar üçler imiş

sırada bendeymiş. Onun yerine ben geçecekmişim devir teslim işlemi olacakmış. Fakat ben

Allah’ ı sevenleri Allah’ın sevdikleri çok sevmiştim. Hep öyle yaşadım ve bende ağlıyordum.

Onun ağlamasına daha fazla dayanamadım çok üzülmüştüm. Perdeyi açtım bana baktılar

dedim ki efendim siz sakın üzülmeyin ben hakkımı size verdim. Ortalığı bir sessizlik kapladı

uyandım.


Hikmetleri;

Rüyamda üçler ile artık yüz yüze görüşmüştük. Fakat benim hiçbir talebim olmadığı için o

mübarek Allah dostunun yine Allah için ahı bana yetmişti ağlamasını ben aldım ve hakım da

verdiğimi beyan ederek onu da çok sevindirmiştim. Fakat Rabbim beni yine sınamış sonunda

onunla yüz yüze karşılaşmıştık. Aslında onu kendine ayırmış bizi de ona. Bir gün kendisine

bu rüyamı anlattım dedi ki oğlum sen hakkı versen de hak hakkı vermez. Eskisi gibi değildim

artık rüyalarıma hakikat olarak inandığım için onları öyle kabul edip hikmetleri nedir diye

üzerinde düşünürdüm. Rüyada bulunduğum ev yeni beş katlı bir yapı idi en üstünde La ilahe

illallah Muhammed ün Resulullah Yazıyordu oradan geçerken dikkatimi çekerdi rüyada ev

sahibi bize hizmet ediyordu hanımı mutfakta hazırlık yapıyor oda tebessümle bize hizmet

ediyordu. Üstelik üçler benim bulunduğum yere gelmişlerdi. Ev sahibinin ismi Nizamettin

yani dinin nizamı eşinin adı hediye idi kızının ismi Hatice idi arkadaşım oğlunun ismi

muharremdi yani bir nevi Muharrem ayında dinin nizamı için yani tevhidin yer ve göklere

hâkim olması için sana bu hediye edildi anlamı taşıyordu. Belki bir işaret daha vardı nasıl ki

cenabı peygamberimize (sav) Hatice anamız maddi ve manevi yardım etti ise bize de belki

binlerce tevhide gönül vermiş Hatice annemiz gibi ikram edilecek o mübarek analar da

dünyayı cennete çevirecek anlamını taşıyordu.


Rüyam 7: Bir kez daha hatırlayalım;

Çorum da idim sabaha karşı bir rüya gördüm. Rüyamda çorum da sahabe kabristanı bölgesi

sahabe kabirlerinin olduğu yerdeydim. Sabahın seher vakti idi sahabe kabrinin yanında cami

vardı altıda kadınlara ait olsa gerek bende dışında bekliyorum ve diyorum ki sanki kalabalık

bir heyet gelmiş içerdeymişler bende kimler gelmiş buraya diyorum. Derken içeriden biri

geliyor ve sizi bekliyorlar buyurun diyor. Bende içeriye girdim erenler geniş bir daire

olmuşlar tam ortalarına geçip yönüm kıble olacak şekilde dizlerimin üstüne oturdum karşıda

beyefendi takım elbiseli gölek kravatlı başı açık başkanları oturuyordu yanında uzun sakallı

celalli özel giyimli bir birisi vardı. Sanki onlara özel ışık tutulmuş gibi daha belli idiler

diğerleri yanlarından halkaya dizilmiş hepsi dizlerinin üzerinde oturuyorlardı. Ben de bu hali

görünce meraktan olsa gerek efendim niçin ben dedim. Baş olan dedi ki; Oğlum senin o kadar

güzel kokun var ki o kadar güzel ki gelmemek olmazdı dedi. Bende hemen boynumu kalbime

doğru büktüm yani acaba duya bilir miyim der gibi sonra, efendim o benim kokum değildir

benim sevdiklerimin kokusudur dedim. Böyle deyince bana göre sağında oturan dedi ki

efendim şimdi ne yapacağız.


Galiba böyle bir cevap vereceğimi beklemiyordu. Başları dedi ki; ADALET’ i buna

vereceğiz. Dedi ve beni de işaret etti. Sonra yana sallanarak Allah zikrini çekmeye başladılar.

Bende onlarla birlikte aynen onlar gibi zikir ediyordum. Birden kalktılar hayırlı mübarek

olsun diye yanıma gelip tebrik ettiler. İstanbul’dan gelen büyük zatı gördün mü diye sordular

fakat hiçbir bilgim yoktu. Uyandım.


Hikmetleri;

Evet, bu rüyayı Recep hocama anlatmıştım ve onların nerelerde toplandığını izahtan sonra

birde burada toplanırlar oğlum sende oradaymışsın dedi. Rüyada verdiğim cevaba çok

sevinmişti. Hatta rüyama ve verdiği cevaba da bir şahit tutmuştu hiç üslubu değilken yanından

kaldırmadı oda dinlemiş oldu. Evet, rüyamız yine sadık rüya idi.


1)- Ruhaniyetim artık vücut bulup gidiyordu ben fark etmiyordum fakat bana rüya yolu ile

bildiriyorlardı. Bu benim için öneli bir işaretti hem de teyit ettirmiştim.


2)- Artık ister iste ister isteme vazife bana veriliyordu hem de çok büyük bir vazife Adalet

vazifesi aradan yedi sene geçti. Bu vazife dua vazifesi bu dua ise tüm mahlûkatına şamil bir

vazife eğer Rabbim yerlere göklere ADL tecellisi olmaz ise insan bunu altından zor kalkar.

Bunun içinde bize çok dua öğrettiler. Bizde canı gönülden dualarımızı yapıyoruz bu beşerin

hesabını biz değil Rabbim görecek.


3)- Ömer bin Abdülaziz in yıllan ile ilgili yaşadığı hocamı ağlatmıştı o dedesinden daha adildi

demişti. Bu rüyadan sonra ben de yaşamıştım hocamın dağından inerken sanki bir boğa yılanı

kadar büyük kobra kafası kadar haşin yolun solundan sağına geçiyordu ben istesem araba ile

ezip geçebilirdim frene basıp yavaşladım ve durdum. Aramızda onu görecek kadar mesafem

vardı tam ortaya geldi yerden bir metre kadar yükselip bana dönüp baktı bende baktım sonra

başını eğdi geldiği yönden geriye doğru döndü ve buyur geç dedi. Hocama anlattım oğlum o

yılan değil bunda büyük hikmetler var dedi. İşte buradan da anlıyordum ki Adalet cinler

âleminde de tecelli edecekti.


Rüyam 8: Bir kez daha hatırlayalım;

Çorum da çok sıkıntı içindeydim işten ayrılmıştım. O gece bir rüya gördüm. Rüyamda ülkenin

maddi işleyişi bir cemaatin eline geçmiş benimle on yıllık sözleşme imzalıyorlar. Karşılıklı

imzaları attık. Dediler ki niye imzaladık acaba doğrumu yaptık. Derken ben dedim ki sonuçta

ben buradayım. Eğer size sıkıntı olacak ise sözleşmeye yırtıp atalım benim için hiç önemli

değil dedim. Onlarda karar veremediler, tam o sırada beni o kadar ağlattığı halde ilk kez

rüyama geldi. Münir Derman hazretleri arkamdan yanaştı ve yanıma geldi. Onlara hitaben

dedi ki ben ona kefilim o benim ileride halifem olacak. Hitabı üzerine başlarını saygı ile

eğdiler. Ve bende uyandım.


Hikmetleri;

Açık ve netti tüm manada yaşadıklarımın hepsi yazdığım kitap dahi icazet almıştı sadece iş

için değil her şeyine kefilim çünkü ben onu kendime halife seçtim ve gel oğlum gel yanımıza

gel diyordu. Bize de yine Ankara yolu göründü ve 2015 yılının Eylül ayında Ankara da yeni

bir işe başladım hala aynı yerde devam ediyorum ve hikmetleri Derman üstadımla beraber

yaşıyoruz. Tüm hocalarım mevta oldu bu süreçte 2016 Recep hocam 2018 yılında

Muhammed Mefta hocam. Ankara idim eşimde çocukları alıp 2018 yılının başında İstanbul a

taşınmıştı hocamın yanına fazla gidemiyordum. Üstelik eskisi gibi maddi imkânım da

elvermiyordu telefon geldi Osmancık hastanesinde artık manada yaşıyor dediler arabamı da

eşime vermiştim otobüs bileti alıp çorum merkezde olan kardeşim Emrah yanına gittim.

Arkadaşının arabası ile hastanede ziyarete gittik. Hasta idi daha önce bağırsak kanserinden

ameliyat olmuştu o tekrar etmiş öyle yatıyordu ve kızları bakıyordu ben gelince biraz

toparladı kimseyi tanımazken beni tanıdı zorlanarak Cengiz han geldi dedi. Sağ kulağından

kendisine nasip olan salavatı okudum yine manaya daldı. O gece tekrar çoruma geçtik. Sabah

küçük oğlu İlhami den telefon geldi ağabey babam vefat etti dedi bu sefer Kamil köyüne

cenazeye katılmak için gittik.


Sadece şunu diyebilirim ki Allah’ u ta alanın kendine seçtiği kulları yeryüzünde hiç

eksik olmayacaktır. Bin yılda bir gelenlerin son Ehli Kutup u Muhammed mefta hocamdır.

Rabbim beni şahit tutmuştur. Tüm insanlık bunu yaşayarak görecektir. İnşallah hiç olmaz ise

bizde en büyük bayram olan Kudret-il Kadir bayramını görür ve o bayram namazını bu aziz

milletimizle birlikte eda ederiz.


Evet, altı yıldır tek başıma eşimden ve çocuklarımdan ayrı toprak altı bir mekânda

kalıyorum yalnızlık beni sevdi bende ona değer verdim.

Yalnızlık

Vücut buldu utanır şiarından

Açtı gönül gülleri hasret kokar efkârından

Hür Kul

Görelim Mevla neyler elbette güzel eyler.

29.05.2021

Blogger tarafından desteklenmektedir.