Suhuf-u Subhan 10.Bölüm
İBRAHİM HALİL MUHAMMED EL EMİN
Bu sözünü ettiğimiz Ruhlar, Allah’ u Âlim’ in ilahi emri ile insanın vücudunda yerlerini
alırlar. Nefis ve İman Kalpte, İrade aklın yakınında, Hayâ gözde, Gönül ve hafıza Kalpte,
Nefis kalpten kana girerek bütün vücudu dolanır, çoğu zaman insanın anlında eğlenir ve
durmadan aklı ifsat eder. Lakin yukarıda sözünü ettiğimiz yüksek derecede ki akıl ona fırsat
vermez.
Kalpte mahcup duran Allah’ u Âlim’ in tevhit nurundan olan İman, Aklı gözler akıl güçlü
olunca iradeyi yanına alarak İmana kenetlenir. İnşa Allah nefise galebe çalarlar. Âlim
Rabbimizin İlahi iradesi ile İman nuru o insana hidayet olur. İnşa Allah’ u Hür Rahman.
Bu da Müslümana ve insana yetmez. İnsan Allah’ u Âlim’ in Kainat üstü âlemlerin ve
mahlukatın seyrini yaparak, Allah’ u Kudreti Alim’ in birinci Kur’an-ı’nı okumuş olur. Sonra
sıra Âlim olan Âlemlerin Halik’ ı Allah’ u Kerimin Kur’an el Azim‘ine gelir.
Sorarım Müslümanlara az bir insan haricinde Allah’ın Kur’an-ı’nı kim okuyor? Yine sorarım
dünyada yaşayan insanlığa, yoksa siz insanlığı kabul etmiyor musunuz? Duymadınız mı?
Müslümanın elinde ki Kur’an İsimli Allah’ın Kitabını, neden bir defa olsun incelemediniz?
Ey insanlar yoksa sizin demi, benim gibi okuyup yazmanız yok. Ey insanlar sizi yaratan
Rabbim bizden binlerce fazla biliyor, biz bu yazdıklarımızı sizin acı cehaletinizi bundan
kıyamete kadar gelecek insanlara haber için, Allah’ u Âlim Zül Kudretin ilahi emri üzere
Altmış dört yaşında yazar olduk. Ve Yazıyoruz sorarım bu insanlık ne yaptığını sanıyor?
İnsanlık Altmış yedi bin yıldır yaşayıp kendini yaratan sonsuz varlık olan Allah’ u Azim
Rabbimin insanlıktan ne istediğini bilemedi ve bilmemekte de hala direniyor. Biz bu
insanlığın bu kadar sapıtmasının akıl işi olduğuna inanmak istemeyiz. Böylesini akıl almaz.
Biz Kahhar olan Allah’ u Gafur’dan çok korkuyoruz. Yoksa bu insanlık Allah’ u Âlim’ e şirk
mi yapıyor? Eğer bu böyleyse bunun karşılıksız kalacağını kimse beklemesin. Eğer insanın
bugünkü hali ahmaklıksa böle ahmaklık olmaz.
Allah’ u Alim’ in Kanunları değişmez. Âdem’den bu güne Allah’ u ta ala yüz suhuf dört kitap
vahiy edip sonra gelecek olanı evvel ki kitaplarda bildirmiştir. Gerek suhuf olsun, gerekse
kitap sonra gelen evvel kini Rabbimizin emri ile kaldırmıştır. Allah’ u Azim az bir
peygambere suhuf ve kitap vahiy etmiştir. Arada gelen peygamberler o suhuf ve kitaplara
göre itikat ve amel etmişlerdir. Sonra ki Kitap gelince önceki kitap hükmü Allah’ u Alim
tarafından kaldırılmıştır.
Rahman olan Rabbimizin bize vadettiği ilahi müjdelerde nuru Kur’an’ı insanlığa hakim olup,
dört bin üç yüz yıl daha okunacağını, Alim Rahmanım bize Zatı kelamıyla haber veriyor.
Sonsuz Hamt ve şükür sahibi Rahman Rabbimiz.
Bizim dinimiz İslam, Kitabımız Kur’an, peygamberimiz Allah’ın Nuru Cennetin sultanı
cettim ve rehberim Muhammet Mustafa (sav) , Kâinat üstü âlemlerin yaratılmasına vesile olan
Allah’ u Azim’ i şanın Nuru. Bu ilahi hikmetleri Subhanel Âlim Rabbimden alıp insanlığa
bildiren Allah’ u alanın Kudretinden Gafur’unun kor’ u cehennemin komutanı. Nasıl mı?
Bismillahürrahmanurrahim.‘’Allahümme salli ala Muhammed, onun için yaratılmıştır
cennet. Onu nurdan seni kordan yarattık. İkisini birbirine kattık. Onun için onu
cennetime sultan eyledim. Seni cehenneme komutan ettim.’’
Azim Kerim olan Allah’ u Zül Kudret Kitabımız Kur’an el Kerim’de insanlığın yaşam
nizamını hakkıyla bildirip sonlandırıp, ilahi Kudreti himayesine alıp kıyamete yakın dört bin
yıl daha okutacaktır. Kimsenin onun bir kelimesini değiştirmesine gücü yetmez. Gerek cinler
gerek insanlar gün akşama kalem yazıp bozsalar Rabbimizin vahiy buyurduğu ilahi haline
asla zarar veremezler. Çünkü o kitap Allah’tandır. Allah’ çadır. Allah’ u Kudret’ in Azim’in
Himayesindedir. Biz Kahhar Rabbimin bu ilahi kudretini görerek yaşadık. Nasıl mı? Yıl iki
binin sonu iblis şeytan nırra ve onun taraftarlarıyla savaşta iken, Rabbim bize Afganistan’ın
ve Irak’ın Amerika tarafından yakılacağını haber verince biz hemen oralara gitmek için bir
imkân aradık. Bizim bu niyetimiz iblisler tarafından öğrenilmişti çünkü bize bir mektup geldi.
Mektup şöyle diyordu. Ben çorum valisi, sayın ehli kutup sen gece saat üçte valiliğin kapısına
gel biz seni Bağdat’a iletiriz. Biz bu mektubun şeytanın şerri olduğunu anladık fakat bir
araştırma yapmak üzere hazırlandık bir taksi çağırıp ceketimi giydim ve cebimdeki mektubu
çıkarıp bir daha okudum.
Kudret el Azim Subhan el Alim mektubun kelime ve satırlarına tecelli oluyordu. Sonsuz Hak,
sonsuz Adalet, sonsuz Kudret satırlar kelime, kelime değişip şeytanın bize yapacağı şerler
kelimelerde yazıyordu. Ve mektupta cinin valisi cani mosat örgütü. Biz mektupla yaşanan bu
hali görünce cebimize koyup gitmekten vaz geçtik.
Bazı Müslümanım deyip ne yaptığını bilmeyen bozuk mezhep sahibi ve İmanı mevkuf
insanlar hiç inanmayanlardan da ileri giderek kitabımız hakkında münafıklık yapıp, Allah’ u
ta alanın kelamı, insanlığın yaşam rehberi, insanlığın üzerinde Allah’ u Azim’in Nuru Kur’an
için iftiralar sergilemişlerdir. Ey İnsan biraz düşün fazla ileri gitme, Allah’ u Kahhardan çok
korkarım sen bu kitabın hışmına uğrayıp helak olmayasın. Ey İnsan helak olsan da olmasan da
bu Kur’an sana hâkim olacaktır. İnşa Allah hür Rahman Kerim Rabbim. Sonsuz Hamt ve
Şükür Halik’ım Şükür.
Ey İnsanlık inananlar ve inanmayanlar siz neye yöneldiniz? Yolculuk nereye? Yürüdüğünüz
yolun sonunu neden düşünmediniz? Eğer düşünse idiniz mutlak bulacaktınız. İnsan kendini
okusa bile bu size yeterde artardı. Oysa yirmi yıl okuyorsunuz, Allah aşkına siz neyi
okuyorsunuz? Yüceldiğinizi sanıyorsunuz fakat bataklığa saplanıyorsunuz. Bu yolunuzun
sonu cehennem. Size halinizden haber vereyim mi? Yüzde üç kurtulur, doksan yediniz yaralı.
Ey insan bugüne kadar okuduğun roman kitabı gibi okuma Allah’ tan sakın. Burada izah
olunan her sahifeyi sen dört bin üç yüz yıl yaşayacaksın. Allah’ u Rahman Rahim’in izni ile
Cennete gitme derecesi de o zaman yüzde doksan yedi olacaktır. Allah Azim’dir. Allah
Kerim’dir. Allah Küllü Şey in Kadir’dir.
Eğer biz burada bundan dört bin yıl ileride gelecek o insanların hayat nizamını yazsak
ömrümüz yetmez. Yazsak bile bugünkü insanların onların yaşantılarına akılları da ermez. En
güzeli biz bu yazdıklarımızı onlara anlatıyoruz. Bizim geçmişimizi anladığımız gibi onlarda
bunları anlayacaklardır. İnşa Allah’ u Rahman, İzzet İkram sahibi, lütfeyle Latif Allah’ım.
Şimdi bugünkü insanlığın nasıl bir hayat yaşadığını izah eden tevhit ilahilerimizi yazacağız
İnşa Allah hür Rahman.
Bismillahürrahmanurrahim
Allah’ın emrini İnsan bilmedi
İman edip doğru yolu bulmadı
Onun için beşerin kanı dinmedi
Kime ne söyleyeyim hepsi yaralı
Yaratıldı insan Ruhu bilmedi
Hakkın Kitabına iman kılmadı
Onun için dünyada yüzü gülmedi
Kime ne söyleyeyim hepsi yaralı
Aklı azdır yaratanı bulamaz
Düşünüp de hak yoluna gelemez
Akar kanı çaresini bulamaz
Kime ne söyleyeyim hepsi yaralı
Aklı olsa yaratanı bulurdu
İslam’ın nurundan nasip alırdı
Allah’ın Rızasıyla mutlu olurdu
Bilmedi gafil gitti yaralı
Eğer aklı olsa hakka gelirdi
Kur’an el Kerime bir başvururdu
Allah’ın Kitabında neler görürdü
Rabbini bilemedi gitti yaralı
Allah’ın Kelamı yalnız Kur’an’dı
Bütün kitapları ruhuna aldı
Bu hakkı bulmayan kul zelil oldu
Onlar kul olmazlar gafil yaralı
İnsanlığı saçma sapan dinler bitirdi
Bu beşere türlü zulüm getirdi
Yarasıyla cehenneme götürdü
Onlar felah bulmaz gitti yaralı
Kitabım Kur’an’ın sırrın bilmedi
Okuyup ta hak yolunu bulmadı
Onun için beşerin kanı dinmedi
Geçti bu âlemden gitti yaralı
Ne olurdu düşünüp hakkı bulsaydı
Kitabın Kur’an a iman kılsaydı
İslam’ın nurundan nasip alsaydı
Gafil bilemedi gitti yaralı
Nuru Muhammet için fitne düzdüler
Ak Kâğıt’ a kara yazı yazdılar
Vakit geldi canlarından da bezdiler
Seyret gidiyorsun elbet yaralı
Müslümanlar mezhep, mezhep divane
Döğündü ocaklar tütmüyor hane
Tüm kardeş, bacı yaralı anne
Sapık Müslümanlar gider yaralı
Allah’ı bırakmış mezhep soruyor
Şeytan kalbindedir kana giriyor
İnsan nefsi denen Ruh u bilmiyor
Bilmedi ruhunu gitti yaralı
Sanki kitabı yok mezhep kolluyor
Yavrum yetim kalmış durmaz ağlıyor
Nefsi bunu cehenneme yolluyor
Gitti cehenneme gafil yaralı
Bunlar o dik başlı ruhu bilmedi
Akar kanı kurumadı dinmedi
Düşünüp te kendisini bilmedi
Müslümanım sandı gitti yaralı
Rabbim baktım kötü bunların hali
Hepsi servet için olmuşlar deli
Müslüman dediğin böylemi olur
Hepsi servet içinde gitti yaralı
Cehalet zehri kalbine akar
Küfrün ateşi bunları yakar
Mazlumun feryadı arzına çıkar
Cehalet hışım eder hepsi yaralı
Cehaletin hışmı bunu bitirdi
Düşmanını üzerine getirdi
Yarasıyla cehenneme götürdü
Cahil bilemedi gitti yaralı
Cehaletin aşı Ruhunda pişer
Ağlaya ağlaya gözlerim şişer
Müslüman dediğin acze mi düşer
İmanı mevkuf tu gitti yaralı
Müslüman hikmetini bilemedi
Acze düştü olanları göremedi
Düşünüp kendini de bilemedi
İmanı yalandı gitti yaralı
Müslümanım dedi nefsi kolladı
Âlim im sandı da kalem elledi
Onu nefsi cehenneme yolladı
Böyle cahillerin hepsi yaralı
Bu cehalet Müslümanı pareler
Rabbim Ruhum almış türlü yâreler
Gelip cehennemde hesap vereler
Müslümanlar müşrik kadar yaralı
Bunun bu halinden Kâfir eşinir
Canın namusunu şerre düşürür
İmanı olan Müslüman şaşırır
İmanı taklittir hepsi yaralı
Sordum inancı ne dedi Müslüman
Rabbim sorduğuma ettiler pişman
Kardeş kardeşine olmuştur düşman
Ondan yara almış buda yaralı
Ne ola görmese idim bunları böyle
Duam Rahmanıma Hak yardım eyle
Günah kader olmaz isyandır böyle
Yüklenmiş günahını hepsi yaralı
Bismillahürrahmanurrahim
Ey İnsan ve Müslüman, Müslüman Elhamdülillah bende Müslümanım demek değildir.
Müslüman İslam’ın emir ve yasaklarını yaşarken, İslam’ın yetmiş bindallı bir tevhit ağacı
olduğunu bilen Müslümanlar var olup, diğer Müslümanlara haber vermeliydi. Vermediler mi?
Verdiler lakin yetersiz oldu. Neden? İnsanlık Allah’ u ta alanın kitabına inanmadı. Kitabını
okumayan sözde Müslümanlar imanlarının zafiyeti dolayısıyla nefsani bir mantıkla Müslüman
hayatı yaşamaya başladılar ve insanlık giderek tam bir bataklığa saplandı. Bundan da
Müslüman Âlimler başta olmak üzere bütün Müslümanlar sorumludur. Sadece bugün mü?
Hayır, veda hutbesinden bu güne. Yalnız bu zulmetin başlama tarihi miladi bin altı yüz, bin
yedi yüz yıllarıdır. İşte hal böyle iken günümüz Müslümanları tam bir mantık’ ı nefsani İslam
yaşıyorlar Allah muhafaza taklidi İman, ameli mevkuf. Şimdi yazacağım tevhit ilahileri çağın
Müslümanları hakkındadır.
Bismillahürrahmanurrahim
Allah’ın Hikmetini İnsanlar bilmez
Amel ile hak rızası alınmaz
Nefis ölmeyince iman dirilmez
Müslümanım diye kendin aldandın
Geldi bu âleme okudu cahil
Kayboldu ya Rabbim imanı kâmil
Göremiyor hakkı gözü de alil
Dedi Müslümanım kendin aldandın
Nefsi denen kör ruh aklını almış
Şöhretin ziynetin esiri olmuş
Bunlar çıkar yolu madde bulmuş
Müslümanım sanmış kendin aldatmış
İmanı kazanmak söz ile olmaz
İslam’ı yaşamak göz ile olmaz
Senin günahını görmeyen bilmez
Müslümanım sandı kendi aldandı
Hakkın rızasını akıl bilemez
İman Ruhu kalbe kolay giremez
İslam’ın yolunu gafil bulamaz
Müslümanım sandı kendi aldandı
İman kalpte parlar bedene vurur
Müslümanlar Allah yolunda yürür
Hak denende çağlayan sular durur
Müslümanım sandı kendi aldandı
Senden razı olmaz yaratan Rahman
Seyrettim halini ben oldum pişman
Nefis denen kör ruh zatına düşman
Ruhun bilemedi aldattı seni
İradeni çaldı naçar bıraktı
Düşün ey Müslüman ocağın yaktı
Seni yaratandan ayrı bıraktı
Bilemedin Ruhun aldattı seni
Kalbe heva verip seni şaşırdı
Hayâ denen ruhu gözden düşürdü
Soydu çırıl çıplak işin bitirdi
Bilemedin nefsin aldattı seni
İraden geçmiştir nefsin eline
Artık giremezsin hakkın yoluna
Böyle yaşa demez Rabbim kuluna
Bilemedin nefsin seni aldattı
Sen nefsi bilmezsin gel de bize sor
Gıdası isyandır insanlığın yer
Sen iyi Müslümansın böyle yaşa der
Müslümansın dedi aldattı seni
Seyrettim mantığı yaşar Müslüman
Böyle gafillerde olur mu iman
Ömür bir nefestir görürü o zaman
Nefis denen kör ruh aldattı seni
Nefsin gözü kördür hakkı bulamaz
Bu nasıl bir ruhtur insan bilemez
Yaratandan kurtuluşunu dilemez
Allah’ın yolundan şaşırttı seni
Kana karışır da vücudu gezer
Fırsat bulur ise fitneyi düzer
Allah Resulleri bu ruhu gözler
Çeşitli hileyle aldatır seni
Bütün ruhları alırsa ele
Nefsin kendisi kordur çevirir küle
Mümkün olmaz hakkın rızasın bula
Cehennem kayaya götürür seni
Hak dostunun kor u bu ruhun varı
Onun için çekti hep ahu zarı
Vardım huzuruna ağlaya, ağlaya
Cehennem sağıra götürür seni
Allah dostunu bu ruh ağlatır
İnsanlığı cehenneme boşaltır
Rabbim bize ondan sual eyletir
Cehennemde hesap sorulur senden
Allah dostu bu ruh için çalıştı
Altmış yıl dua edip hakka kavuştu
Haktan emir alıp ta muya uçtu
Cehennemde hesap soracak senden
Biz biliriz cehennemin halini
Nefsin kesti hakka giden yolunu
Orada da bağlatacak dilini
Hesap cehennemde sorulur senden
Bismillahürrahmanurrahim
SEVGİ VE KORKU
Yaratılışta var olan bu iki Ruh doğumla birlikte insanda varlığını gösterir. İnsanlığını anlayıp
erginlik çağına gelince bu Ruhları yaşamaya başlar. Bu Ruhlar insandan insana değişir. İnsan
yaşlandıkça Ruhlar olgunlaşır. Eğer yaratan Halik hür Rabbimiz yardım etmezse bu Ruhlar
insanı deli edebilir. Rabbim muhafaza buyursun Âmin.
Bu Ruhlar inanan ve inanmayan insanda farklı mesafede zuhur eder. Şöyle ki, İnana insan
baktığı her güzel’ iğin yaratanın bir ilmi ve hikmeti olduğunu bilir. ( Onlar neye bakarlarsa
baksınlar hakkı görürler, neyi işitirlerse işitsinler hakkı işitirler.) O güzel varlığın Halik’ına
yönelir ve sevgisini ona göre ayarlar. İşte hakiki gerçek sevgi budur. Burada az bir açıklama
daha yapayım. İnsanın sevgisi sonsuzdur. O sevdiklerini vakti ve zamanı gelip de sonsuz
subhana teker teker verdiği zaman o gerçek iman sahibi insan sevdiklerinin artık yaratıcı
sonsuz kudretin himayesinde ebedi sonsuz bir hayata başlayacağını bilir. Müslüman hakkıyla
iman eden insan demektir.
Müslümanın sevgi Ruhu Müslümanda var olan birçok Ruhu da yanına alarak Müslümanın
İman ruhunu yüceltir. İnşa Allah Müslümanın Nefis Ruhu dizginlenmiş olur.
SAYGI
Gerçek Müslüman olduğunu bilmediğin insandan saygı bekleme, yaratan Rahmana yönel
tevekkül et muhtaç olduğun saygı size ulaşır. Hikmetin sırrı Rahman’da olup, İzzet ikram
O’nadır. Şükür Nur Rahim Rabbimize, burada inanmayanların sevgisinden bahsetmeyeceğim.
Çünkü onların sevgisi nefsani, tam bir şeytani gurur ve isyandır. Onların şerrinden korunmak
için E uz u tam tespih yapmak gerekir. İnşa Allah.
Âlim olan Rabbimiz İzzet buyurmuştur ki şeytanlar yalnız cinlerden değil, cin ve
insanlardandır. İnsanlar Hannas, cinler vennas sorsak bu insanlığa, sizin yaptığınız bu zulüm
vahşetini size hangi cin şeytanı yaptı.
Cevap vermeniz mümkün değildir. Çünkü Âdem babadan bu güne cinlere şeytan, insanlara
sultan maalesef burada insanlığın bilemediği bir ilahi sır vardır.
Ey insan sen seni insan yapan nefis denilen bu Ruhu bilir misin? İş de bu Ruhun var olduğu
yüce kaynak Allah’ u Kudretin Âdem’ in adına Gafur’undan ayırdığı KOR dur. İblis nırra cin
bu korun yalın alevinden yaratılmıştır. İşte sırrın hikmetini Küllü şeyin Âlim olan Kudreti
Subhan Rabbimiz beyan buyurdu. Zamanı Hicri bin dört yüz yirmi bir beş zilhicce gece saat
üç.
Bismillahürrahmanurrahim.‘’Allahümme Salli ala Muhammed. Onun için yaratılmıştır
cennet. Onu nurdan seni kordan yarattık. İkisini birbirine kattık. Onun için onu
cennetime sultan eyledim. Seni cehenneme komutan ettim.
Ey insan bu ilahi müjde Allah’ u Kudretinden alınmıştır. Böyle kağıda yazmak gibi kolay
olmamıştır. Bu ilahi haberi Rabbimden alırken vücudumun her kılından akan damlacıklar
elbisemi su gölünden çıkmış gibi ıslatıyor. Pe ki bundan nedamet mi duyduk hayır. İnsanlığa
mübarek olsun. Amin.
Allah (cc) en doğrusunu bilir. Bu ilahi haberde bildirilen Nur ve Kordan insanlığın haberi
yoktur. Çünkü bu ilahi haberi aldığımda altmış sekiz yaşında idim. Bu yaşıma kadar hep Nuru
Muhammedi ve sair peygamberlerin zatına mahsus dediler. İnsanlığın, diğer mahlûkatın ve
kâinat üstü bütün âlemlerin Ruhunun nasıl yaratıldığını insan bilemedi. Peki diğer mahlûkat
bilebildi mi? Rabbim bildirmediyse Melek El İkram ve cinlilerde bilemedi. Kim bilir Halik
Rabbim ilahi sır olarak zatı nurunun, kudreti korunun açıklama süresini bu zamana bıraktı.
Yeri gelmişken, hikmeti Rabbimin Nuru ve Koru hakkında bir tevhit ilahisi yazalım. İnşa
Allah hür Rahman’ın Nuru, Gafurun Koru.
Bismillahürrahmanurrahim
Kâinat yok tutulmamıştı nizam
Nurun da Korun da Rabbim intizam
Kâinat döşeği döşenmiş hemen
Cennet tevhidinin nuru hür Rahman
Cehennem kudretin koru hür Gafur
Nurundan kor undan varı halk ettin
Feza boşluğuna kâinat tuttun
Âlemleri üzerine var ettin
Cennet tevhidinin nuru hür Rahman
Cehennem kudretin koru hür Kahhar
Nur undan Kor undan Ruhlar halk oldu
Kâinat üstüne âlemler kondu
Âlemlere bu ruhtan can verdi
Cennet tevhidinin nuru hür Rahman
Cehennem kudretin koru hür Gafur
O nur O kor âdem için ayrıldı
Bütün mahlûkatta ondan ruh aldı
Rahmanı bildirdi garibi yazdı
Cennet tevhidinin nuru hür Rahman
Cehennem kudretin koru hür Gafur
Gelelim dünyaya âdeme mekân
Kimi türap olmuş kimisi sultan
Beşer olur böyle gizli imtihan
Cennet bomboş cehennem dolmuş Rabbim
O nuru o kor u sen iyi oku
Gafur Kahhar Rabbim bırakmaz hakkı
Gafil o kor seni cehenneme attı
Cehennem feryatta duyuyorum Rabbim
Allah(cc) adına sevmeli Allah(cc) adına sevilmelidir. Gördüğün her güzellikte Allah’ u ta
alanın tevhit nurunu okumalıdır. Hoşa gitmeyen kötü hallere dikkat ve ibret ile bakıp
güzelliklere dönüşmesi için Allah’ u Rahmana dua etmelidir. O sizin gördüğünüz ve içerisine
düştüğünüz kötü hallerde insanlığın süregelen hatası bulunmaktadır. O yarı vücutlu doğan
yüzlerce sakat insanın o halinin günahı o insanın değil o toplumundur.
Bakıp ta görmez misiniz, görüp te düşünmez misiniz? Allah size göz ve aklı niye verdi, hiç
Allah’tan korkmaz mısınız? Eğer siz Allah’ u Cemal’den korksanız, Her korktuğunuz
Rabbimin Cemal ismi gibi güzelleşirdi. O zaman insanlığın üzerinden kötülükler kalkar yerini
korkusuz bir güzelliğe bırakırdı.
Allah (cc) İnsanlık için hiç bir şer ve günah dilemez. İnsan bütün şer ve günahları kendisi
yapar. O zaman akla gelmeyen binlerce korku, zulüm, işkence saymakla bitmeyen kötülükler
ve korkular. İşte buyur ey insanlık kendini getirdiğin hal, İşte senin dünyan. Allah size
kendinizi bu halemi getirin dedi. Fakat yine de gafletinizden siz dersiniz ki bizim bu
halimizde ne var.
Kendinizi çok akıllı sanıyorsunuz, halinizden de çok memnunsunuz, kaderinizi kendiniz yazıp
kendiniz yaşamak istersiniz. Madem halinizde bir şey yoksa bu insanlıkta mevcut olan
binlerce korku nedir. Tek korkulacak güç yalnız ve yalnız Allah (cc) değil midir?
Ey inanan ve inanamayan insan düştüğün bu zulüm batağından seni yine bir nefes bile
korkmadığın ve utanmadığın Allah' u Gafur çıkaracaktır. Hamt Şükür sizedir. Kâinat üstü
âlemlerin Halik’ı Kadir Allah’ımız.
Sevgimde size Allah’ım, korkumda size, hür Rahman nur Rahim olan Cebbar Allah’ım.
Zulmün canilerini gözleyen niyetlerini en iyi bilen Âlim Rahman’ım. Müslümanları, bütün
insanlığı, onların şeytani pis vicdanlarına bırakma Rabbim zamanı kısalt İnsanlığı kurtar ya
Rahman Rabbim. Bu beşeriyetin sahibi sizsiniz suçunu bilip dua eden biz garibiniz. Ya
Rahman bana dayanma gücü ver. Bu zulmün vahşetine dayanamıyorum. Sizin kapınızdan
başka da gidecek kapım da yok. Herkes bize deli diyor.
Bismillahürrahmanurrahim
Hakikat ilmi ile arzını gezdim
Hüsnü cemaline tevhitler yazdım
Aşkı muhabbetle arşını süzdüm
Sevgim size Rahman Rahim Allah’ım
Gözünde uyku yok yatıp uyusun
İlmi kudretini nasıl unutsun
Emreyle ya Rahman emrini tutsun
Sevgim size Azim Kerim Allah’ım
Rahmette sizindir nimette sizin
Yiyip te şükretmez nankörler bizim
Rabbim ne yaparız geçmiyor sözüm
Hidayet buyurun Aziz hür Rahmanım
Rahmetini alıp nimetini yerler
Rabbim sen bilirsin hep bakar körler
Sorduğumuzda alın teridir derler
Ne yapayım Adil Hâkim Allah’ım
Bunlar hep sapıtmış meçhule gider
Kitabı Kur’an ı inkâr da eder
Bilmiyor gafiller nereye gider
Sen bilirsin Âlim Adil Allah’ım
Gafurun kor u nefsimdir yanar
Onun için olmuşum gözlerim pınar
Âşık mabudunu zikredip anar
Sevgim size cemil cemal Allah’ım
Nefsim kudretinin kor u söner mi?
Söz verenler mabudundan döner mi?
Zikretmezsen sana rahmet iner mi?
Sevgim size Hamid Mecid Allah’ım
Kudretin hikmeti gafiller bilmez
Onlar bu âlemde felah te bulmaz
Mekânı cehennem şefaat olmaz
Sen bilirsin Gafur Kahhar Allah’ım
Hikmetin sırını dostuna verdin
İmtihan eyleyip halini gördün
Cehennem âlemini zatına verdin
Kudreti hikmeti baki Allah’ım
Kor un cehennemdir nur unsa cennet
Rabbim ayırmışta ekmiştir ya set
Gidenler orada görmüştür elbet
Bunlarda görecek Gafur Allah’ım
Kudretin Kor u Rabbim varlığın
Var olan kudretten nasıl ayrılayım
Gidip imansız için yalvarayım
Korkum sizde Celil Cebbar Allah’ım
Getirdin dünyaya çağın kararmış
Beşeri büsbütün cehalet sarmış
Bunlar gidip imansıza yalvarmış
Korkum sizden Adil Hâkim Allah’ım
Bunlar okuryazar cehalet durmaz
Düşünüp hikmetin sırrını bilmez
Ölür mezar olur imana gelmez
Korkum sizden Gafur Kahhar Allah’ım
Allah’ı bırakmış kuluna tapar
Cehaletin kanı üstüne akar
Dost sandığı düşmanı seyrine bakar
Korkum sizden gafur Kahhar Allah’ım
Bu gidişle senin halin çok beter
Kula kul olma ki hak sana yeter
Düşmanın yaktığı ocak mı tüter
Korkum sizden Malik’ il Mülk Allah’ım
Bunun dost sandığı şeytani minleş
Orta doğuyu yakacak bu kalleş
Yurdun her yerinde mezarını eş
Korkum sizden Gafur Gaffar Allah’ım
Seni dostun vatanında vuruyor
Mevtanızı teker teker soyuyor
Müslüman gaflette hala uyuyor
Bunları uyandır kahhar Allah’ım
Uyuştunsa cezasını görüyorsun
Attı bombaları yanıp eriyorsun
Onu bırakıp birbirinizi kırıyorsun
Akıl ver bunlara kurtar Allah’ım
Üç yüz yıldır düşman seni avlıyor
Cahilsin Müslüman zulüm dağlıyor
Anan bacın namusu için ağlıyor
Uyandır cahilleri Âlim Allah’ım
Gizli terörizmi size indirdi
Teröristsin deyip size bindirdi
İffet namus canı malı gömdürdü
Dayanamam Gafur Kahhar Allah’ım
Bunun derdi Müslümanın canıdır
Saçma sapan şeytanların dinidir
Doğacak gün onun kara günüdür
Sen bilirsin zaman geldi Allah’ım
Müslüman değilim desen inanmaz
İçer kanını içer bir türlü kanmaz
Gidecek şeytanlar bir teki kalmaz
Duam Rahmanıma bilir Kahharım
Kıdemdir Bekadır yaratan kıyam
İblis, varlığından olmuştur pişman
İnsan şeytanları da gider bir akşam
Kurtulacak beşer yaratan Subhanım
Bu insanlık nasıl felah bulacak
Ya İslam’a ya da Helak olacak
Bu zulmü Kahharım ona soracak
Geldi zaman sen bilirsin Subhanım
Bu insanlık nasıl Hakkı bulacak
Hak olmayan yerde yanar mı ocak
Korkarım ya Rahman, Turab olacak
Geldi zamanı sen bilirsin Subhanım
Bu insanlık yolun fazla şaşırmış
Akla gelmeyeni başa getirmiş
Bu hal üzere gör ömrünü bitirmiş
Geçmiş ömrü sen bilirsin Subhanım
Bu insanlık küfre delalet eder
Almış başını da tamuya gider
Allah resulünde elem ve keder
Bunlar bilmez sen bilirsin Subhanım
Bu insanlık iffetini yitirmiş
Düşünmemiş işin şerre götürmüş
Aha böle aha şöyle sonunu getirmiş
Evvelide kötü bunun Subhanım
Bismillahürrahmanurrahim
Dilimiz Türkçe de kullanılan dinimiz İslam da bulunan dört kelime çok önemlidir. Bunlardan
birinci Allah’ u alaya tanrı demek, ikinci dünyaya yalan demek, üçüncü Kitabımız Kur’an el
Azime semavi demek, dördüncüsü ise ağır günahı olduğunu bilmediğin Müslümana öldü
demek. Eğer bu dört kelimeyi unutarak söylersen hemen tövbe et. Bilerek söylersen iyi düşün,
yoksa günah işliyorsun unutma. (Allah’ u ta alaya yaklaşma edebinden uzaklaşıyorsun )
Allah’ u Rahman muhafaza buyursun Amin.
Şimdi birinci yanlışlığı açıklayalım. Allah’ u Azim, (cc) Rabbimizin, biz Müslümanların
kabul edip zerre şüphe götürmeyerek, Kur’an el Kerimin mükerrer ayeti kerimelerinde Allah’
u ta alanın doksan dokuz esması mevcuttur. Bu doksan dokuz isminde Tanrı diye hiçbir
esması yoktur. Öyleyse sen Allah’ u latifin olmayan ismini, söylemek hakkına nasıl cüret
edersin? Eğer bilmiyorsan öğren, bilerek söylüyorsan günahtır. Sana yetmedi mi? Azim olan
Allah’ u ta alanın ismi Azimlerin de, Allah’ u Hayyum’ un olmayan ismini, inanan Müslüman
söylemez.
Kitabımız Kur’an ı kerim cenabı peygambere vahi buyrulmuş olup, haber Allah’ u Âlim’in
halifesine gelmiştir lisansa vahiy kelamıdır. (Vahiy, Allah’ çadır.) Rahmanın her ayetinde en
az yedi mana vardır.
Sair insanın ona mana vermesi mümkün olmaz. Cenabı Rab’ il İzzet kulu Muhammed’e (sav)
nasıl bir açıklama emri verdi ise Allah’ u ta alanın halifesi öyle açıklamıştır. Dilerim hür
Rahman nur Rahim Aziz Allah’ım’ dan açıklanmayan bir tek ayet kalmamıştır. Âmin.
Rahmeti sonsuz Rahmanım. Eğer Allah’ u ta alanın peygamberi açıkladıysa İnşa Allah hür
Rahman Allah’ın Kitabından bir ayet bile gizli kalmayacaktır. Çünkü Allah’ u Âlim’ in Kitabı
insanlığın üzerinde hâkim olup, insanlık dört bin üç yüz yıl daha yaşayacaktır. Çok şükür.
Nereden bileceksin dersen? Elbette Rahman olan Âlim Rabbimiz bildirir.
Bu mübarek Kitabı kerimini İnsanlık adına veren Aziz Rahmanımız elbette ayetlerinin bir
kısmını gizli koymaz. Burada anlaşılmayan peygamber efendimizin tercümesiyle insanların
anlama halidir. Oda Allah’ u Âlim’ in yardımı ile önümüzde ki kırk üç asırda gün ışığı gibi
aydınlanacaktır. Böylece Allah’ u Âlim beşeriyetin üstünde ki Nurunu tamamlayacaktır.
Sonsuz Şükür.
İnsanlığı sonsuzluğa götürüp ebedi eyleyen, nurumuzun ve korumuzun Halik’ı Kudret el
Kadir Allah’ımıza şükür. İnsanlığın son gününe kadar ya Rab insanlığın bütün ömrünü hayra
vesile eyle. Ya Rahman Allah’ımız biz size dua için var olmuşuz. Biz günahlarımızın
mahiyetini biliyoruz.
Ya Rahman Allah’ım siz de af olacak günahları bilirsiniz. Şükür size yakışır. Hamt ta sizedir.
Aziz Allah’ım.
Gelelim Kitabımız Kur’an el Kerimin üzerinde ki hikmetlere, Kitabımızı bir sınıf insanlar
vahiy olduğu hal ve yazılış sırası üzere, İnşa Allah kıraat üzere okurlar. Bunların bir kısmı
molla bir kısmı hafızdır. Eğer tefsir ve hadis okumuyorlarsa onlar Kur’an’ hâkimden bir hisse
alamazlar, yalnız itikat amel bakımından Allah’ u âlem onlara şahsi mükâfatlar verir. İnşa
Allah.
Diğer okuyucu Âlimlerimize gelince onlar önce Arap lisanını öğrenir. Sonra da Allah’ u
Rahmanın peygamberinin tercümesine başvururlar. İşte Âlim ve müçtehit âlim bu âlimlerdir.
Bunlarda asrımızdan dört asır evvel azalarak insanlık bugünkü haline gelmiştir. Dileriz Allah’
u Rahman’dan korktuğumuz yere getirmez. Yoksa bu beşerin yaşantısı insanlık değil,
Müslümanlık hiç değildir. İnsanlık neslinin teminatı olan anasını bu hale getirince, bu
analardan doğan insandan ey insanoğlu sakın insanlık bekleme.
Ey altmış yedi yaşında elime kalem verip te yaz bunları buyuran Hâkim Allah’ım ne yaparım
Rabbim, yazmamak elimde değil. Ya Rab hem yazar hem ağlarım. Hem yazar hem korkarım.
Hem yazar hem dua ederim. Ya Rahman Allah’ım kurtaracağını vadettin öyleyse Rabbim
nedendir bu bizim korkumuz.
Ey Halik hür Rahman’ım İnsanların Kalp kafesinin içinde ki niyet ruhunu gözleyen Alim
Rahman’ım. Bu korkunun sebebi elbette bu beşeriyetin akıl almaz günahlarıdır. Aziz
Allah’ım bu beşeriyetin akıl almaz inat’ i günahlarından insanlığı kurtar Rahim mevlamız.
Âmin.
Bir millet yaptığı günahın zararını bilemez ise ortada onun için günahta yoktur. Günahını
bilemeyen millet Allah’ u Kahhar tarafından başına gelecek felaketleri de bilemez ve akıl
almaz dünya vi bunalımlar içinde kıvranır durur. Allah’ u Rahmanı tanımaz, iyi bir yönetim
lazım bize der ve yine gaflet içerisinde kurtuluşu insanlardan beklemeye başlar. Oysa onların
yöneticileri de kendilerinden beterdir ve onlara hiçbir şey veremez. Çünkü onlarda sizden ve
sizin gibidir. Allah’ u ta alanın kitabını ve o kitabını inceleyen temiz Salih insanları da hiçe
sayarak, dünyanın her tarafında bütün insanlık nefsani mantık yaşantı içindedirler. Allah’ım
Hıfzı muhafaza buyurun, Aziz Rahman’ım amin, amin. Mağfiret, mağfiret kerim Subhanım
İnsan kanunu ile beşer yürümez
Cehalet buz tutmuş kolay erimez
Küfür zirvededir insanlık bilmez
Siz bilirsiniz Rahman Rahim Allah’ım
Beşerin kanununu insanlar yapar
Mazlumun feryadı arşına çıkar
Zengin yer fakir seyrine bakar
Adilsin Hâkimsin Kerim Allah’ım
Kanunda tutar yok hâkimler bilmez
Haksızlar zirvede hiç aman vermez
Bunun günahını nankörler görmez
Siz bilirsiniz Semi Basir Allah’ım
Bu kanunlar bunun yolun bağladı
Nice canlar hüngür hüngür ağladı
Geçmişini cehenneme yolladı
Siz bilir siz Celil Cebbar Allah’ım
Allah’ın kanunu tutsun elini
Kapat rabbim cehaletin yolunu
Allah Söndürme İslam’ın nurunu
Bunlar bilmez sen bilirsin Allah’ım
Bizim dersimiz İnşa Allah hür Rahman, Âlim Rabbimizin güzel isimleri idi. Allah’ u Âlim’in
Kur’an’ ı Keriminde, üç bölümde bin bir İsmi ve bin bir de Hüsnü vardır. İlahi hüsnü bin bir
renkte Allah’ u Kudretin Nuru ve güzelliğidir. İşte Rahmanın rızasını alıp cennete sualsiz
giden İmanı Kamil Salih ve Saliha kulları Rahman Rabbimizin tevhit Nurundan başlayıp bu
bin bir renkte Allah’ın güzel nurlarını temaşa edecektir. Şükür Rahmeti sonsuz Latif
Rahmanımıza, işte Allah’ u Âleminin Esma ve Hüsna’sı budur.
Ey İnsan senin Allah’ u ta alanın olmayan ismini değil, bir insanı olmayan isimle çağırman
bile günahtır. Bunu yapanlar münafıklardır. Müslüman lakap söylemez. Allah’ u Cemal’in de
haşa Tanrı diye bir esması yoktur.
Sakın unutma Âdem babadan bu güne Cennete giden insandan çok insan önümüzdeki
asırlarda hakkı yaşayarak Cennete gidecektir. Şükür müjdeyi veren, Âlim, Adil, Azim Allah’
u Rahmana. Bütün insanlığın Hamdi, Şükrü Hür Rahman Nur Rahim olan Âlim Kerim
Allah’ımıza olsun âmin. Rahmeti sonsuz Rabbimiz.
Bismillahürrahmanurrahim
Dünya ya yalan demeye gelince, bu ifade de yanlış ve günahtır. Müslüman olan yalan
diyemez. Eğer derse kendisini de inkâr etmiş olur. Böylece imanı zafiyete uğrar. Yaratılış
hikmetini ve kulluk vasfını zedelemiş olur.
Ey oğul sen Müslümansın ve Allah’ u ta alaya iman ettin. O Halik’ın zerreden küreye
yarattığı hiçbir varlık sebepsiz yaratılmamış ve de yalan değil gerçektir.
Allah’ u Halik kâinattan, âlemlerden, mahlûkattan ve mevcudattan evvel âdem denen bu
beşeriyeti yaratacaktı ve yarattı çok şükür yaratan Halik’ımıza. Zatı Rahiminden bir Nur
ayırdı. Zatı Gafurundan bir Kor ayırdı. Kuran dilinde Rahim Nur, Gafur Kor demektir. İş bu
nur ve kor u yaratacağı âdemoğlunun hürmetine bütün âlemlerin ve mahlûkatın Ruhu bu
Nurdan ve Kordan verilecekti. İş bu yaratılış belağ evveli Allah’ u Halik’ın Yaratışı sırrı
hikmeti.
Allah’ u Halik Kudret el Kadir O Nurdan, Cenneti, Cennette vazifeli melek ve melek el
ikramı, Müslüman inananlara hidayet olacak İman Ruhu yaratılmıştır.
O Kordan, Cehennemi, Cehennemde vazifeli Melek el İkram ve insanoğlunu beşer kılan Nefis
Ruhu bu Kordan yaratılmıştır. Cinlerin babası iblis Şeytan nırra da bu Korun yalın alevinden
yaratılmıştır.
Bu yaratılış hikmet hadisesi belağ evveli ondan sonra Allah’ u Alim’ in ilmi Kudreti ile kainat
zırhı üzerine akıl almaz alemler bu alemlerin üzerine, acayip akıl almaz mahlukat var eden
Allah’ u Halik, o Nuru o Kora katarak bütün alemlerin ve mahlukatın Ruhunu o Nur ve Kor
karışımından oluşturdu. Allah’ u Halik Adem aleyhi Selamın nesli olan bu beşeriyetin
tamamının Ruhunu işte o zaman yaratıp bu beşeriyete biz kimiz diye soran yaratıcı Kudret
Halik hür Rahman Allah’ u Alim di.
İşte biz bu vakte BELAĞ diyoruz. Bu Ruhlardan iki Ruh Nur, Kor a karışmadan yaratılmıştır.
İMAN Ruhu Nurdan, NEFİS Ruhu Kordan, diğer Ruhlar Nur ve Kor karışımından
yaratılmıştır. İnsanın varlığında yani dünyaya gelişin de insanda en az sekiz Ruh bulunur. Bu
Ruhlar başlangıçta Nefsin kontrolündedir. İnsan kendisini yaratan Allah’ u Âlimi bulup
İMAN Ruhuna ulaşabilirse, Allah’ u Kudretin nuru o insanın kalbini nurlandırır. Allah’ u
Âlim o insana on beş Ruh daha hidayet eder. Böylece insanda yirmi dört Ruh hâsıl olur. İşte
kurtuluşa eren Allah’ u Rahmanın Salih kulları bu insanlardır.
Allah’ u Halik Âdem’in bedenini yaratmadan milyonlarca yıl evvel, hem Âdemoğlunu hem de
Âdem’den binlerce yıl evvel, yaratıp yaşattığı mahlûkatın Ruhunu yine Âdemin adına
yarattığı o nur ve kor karışımından Ruh vermiştir. Bu unlandırma ilahi hikmetine kâinat ve
tüm âlemler de dâhildir. Hiçbir akıl düşünmesin ki o Nur ve o Kor ruhu mevcudatta olmasın.
Maalesef dediler ki Allah’ u Halik Âdemi yaratınca ona Ruhundan üfledi. Hayır, Allah’ u
Kudret mevcudata vereceği bütün Ruhları Âdem’in adına yarattığı Nur ve Kordan yarattı.
Kâinat üstünde bütün âlemler, bu âlemlerde akıl almaz mahlûkat.
İşte bu mahlûkat ve hesabını bilemediğimiz âlemler nice bin yıllar yaşadıktan sonra Allah’ u
Halik o an yaşayan mahlûkata âdem aleyhi selam vasıtası ile dünyaya bir beşeriyet
getireceğini haber verince, o an âlemlerde hazır olan mahlûkat tahammülsüz bir halde ağladı.
Çünkü onlarda biliyorlardı ki Âdem’in yaratılışı kıyametin yaklaşmasıydı. Bu yaratılış Âdem
aleyhi selamın bedeni idi. Allah’ u Halik Âdem babamıza Ruhunu vermeden mevcut
mahlûkata âdeme secde emri verdi.
Âdemden yüzlerce bin yıl evvel yaşamakta olan cin mahlûkatının babası NIRRA ve ona
inanan yandaşlarının haricinde gayri mahlûkatın tamamı Âdem aleyhi selam hazretlerine
secde etmiştir. Cin taifesinin çoğu secde yapmamıştır. Allah’ u Âlim el Halik olan Kudret el
Kadir Rahman Rabbimizin ilahi hikmeti ve iradesi ne idi. Bu insanlık üstünde çok söylemek
ve yazmak değil, az izah olunanı çok düşünmek lazımdır.
Allah en doğrusunu bilir burada verilen secde emri ilk olarak, Allah’ u Âlim’ in Âdem’in
adına yaratılan o Nura ve Kora idi. İkinci olarak diyebiliriz ki, Âlemler ve tüm mahlûkat
imtihan oluyordu. Üçüncü olarak, diğer âlemlerin mahlûkatı âdemin hürmetine yaratıldıklarını
anlayıp insanlık adına insanlığa dua ederler. Dördüncü olarak, Allah’ u ta alanın emri ile
bütün insanlık adına vazife yaparlar, hem bu arzı ala da hem de ebedi âlem cenneti ala da ve
cehennemi kaya da.
Allah’ u Âlim’in âlemlerine bizim aklımız yetmez. Kâinatın sonu da yoktur. Nereden bilirsin
derseniz. Elbette Halik’ım Rahmandan sual ettim.
Hicri 1421 üç zilhicce gece saat üç gece namazı sağa selam anında Allah’ u Âlem Kudret el
Kadir kâinatın kapılarını açıp, bize birçok âlemlerin seyrini yaptırdı.
Âlemlerin birine gelince sağ tarafıma başımı doğrultmadan bayıldım. Bayılma anında da
hikmeti Âlim, Rahmeti Rahim devam ederken yanımda ki hanımım korkarak bizi ilmi
Rahmandan geciktirdi. Bu hal üzerinden üç sene geçti. Aziz Rahmandan insanlık adına
aldığımız ilahi müjde haberleri de devam ediyordu. Yalnız biz kâinat kapılarının açılıp da
âlemlerin seyrinin hikmet ve sırını anlayabilme heyecanını üzerimden bir türlü gideremiyor
nasıl düşünsem tesellide olamıyordum.
Bismillahürrahmannurrahim
Beşer için münacatı bitmedi
O kulundur kapınızdan gitmedi
Açtın kapıları aklı yetmedi
Sevgim size Rahman Rahim Allah’ım
Marifet ilmi ile arzını gezer
Hakikat ilmi ile arşını süzer
Rabbim âlemlerin güzeldir güzel
Sevgim size Kerim Kebir Allah’ım
Kâinat ilmindir Âlemler delil
Kapına gelmeyen olmuştur zelil
Hikmetlerini yazar İbrahim Halil
Sevgim size hayyum kayyum Allah’ım
Kâinat sabittir Âlemler gezer
Resulün rızan için kapında gezer
Hüsnü cemaline tevhitler yazar
Sevgim size celil cemal Allah’ım
Hakikat ilmi ile kapılar açtı
Maşukun seyrinde bayılıp düştü
İlmi kudretiyle aklım dolaştı
Gitti aklım celil celal Allah’ım
Kulun beyni durmuş aklı ise gitmiş
O hal üzere mabuduna Hamt etmiş
Aradı aklını levhine gitmiş
Arar latif Cemal’ini Rahmanım
Ne arzına sığar ne de arşına
Düşmüş Rahman nurun korun aşkına
Buyur ettin âlemlerin keşfine
Yetmez aklım Âlim Adil Allah’ım
Ne âlemler yeter ne de mahlûkun
İlmi kudretine hayran olmuşum
İmkânsız müjdeler sizden almışım
Hamit el Mecid sin Şakir Rahmanım
Âlemleri âdem için yaratan
Nurundan korundan varı donatan
Resulünü kapısında ağlatan
Yanar korum izzet ikram Allah’ım
İzzet İkramına şükrüm yeter mi?
Resuller olmasa ocak tüter mi?
Bu azgın beşere gücüm yeter mi?
Kurtar bizi Celil Cebbar Allah’ım
Dünya yalan olmaz Âdem’ e mekân
Kimi sultan olmuş kimi komutan
Beşer olur böyle gizli imtihan
Korkum sizden Gafur Kahhar Allah’ım
Allah dostu durma hak için söyle
Âşık mabudunu zikreder böyle
Günah kader olmaz isyandır öyle
Korkum sizden Malik el Mülk Allah’ım
Ne sabisi belli ne de sübyanı
Yediden yetmişe eder isyanı
Olmaz sanma kara günün akşamı
Korkum sizden Gafur Kahhar Allah’ım
Ne akıl hisseder ne gönül ister
Akla gelmeyen günahlar işler
Ya Rabbi bunlara akıl Ruhu ver
Korkum sizden celal cebbar Allah’ım
İşte biz bu hal üzere devam ederken Allah’ u Âlem kulunun gönlünü ve niyetini bilen, halini
seyreden Basar Rabbimiz Halim kulunun arzusunu geri çevirmesini bizde beklemezdik.
Çünkü âlemlerin keşfinin bayılma hadisesi sonucunda tamamlanmadığını sanıyordum. Bu da
bizim üzerimize üzüntü ve merak yüklemişti.
Bu hal üzere duam da, Ya Rahman Âlim Allah’ım sizin kâinatta ki âlemlere benim aklım
yetmedi. Ey mevcudatın Halik’ı Azim Rahmanım sizin ilminize muhtacım. Ya Rab bizden bu
merakı giderin. İş bu hal üzerine, Rabbi kuluna buyurdu.
Bismillahürrahmanurrahim ‘’Kâinat camdan bir döşektir. Âlemleri üzerinde
dolandırırız. Kâinatın ötesini bulamazsın âlemlerin hesabını yapamazsın. Size lazım
âlemlerin seyrini yaptınız sizin aklınız o âlemleri kavrar. Allah Resullerini yalnız
koymaz.’’ (Müjde.37 Hicri 1424 on beş Ramazan)
İş bu hal üzere olan Allah’ u Âlimin Salih kulunun üzüntüsü efkarı bir kat daha arttı çünkü
Halik olan Allah’ u Rahmana kuluna göre hamt ve şükrü yetmiyordu. Bu kul daha çok üzüntü
çekip ağlayacaktı, hem de öyle oluyordu. Çünkü Halik hür Rahman onu öyle yaratmıştı oda
bu yolda öyle gidecekti.
Bismillahürrahmanurrahim
Ne aklım yetiyor ne şükrüm yeter
Maşuku mabudunu durmaz zikir eder
Bir nefes durmadan hakka şükreder
Halik Yaratmazsa kul mu olurduk.
Âdem için âlemleri yaratan
Rahmetiyle mahlûkatı donatan
Hidayet kuluna Rahman yaratan
İman etmeseydi kulun ne olurdu
Kâinat ilmindir Âlemler Kudret
Zerreden küreye hepsidir hikmet
Yaratan Halik’ım eylemiş izzet
Rabbi bildirmese kul ne bilirdi
Kâinat sabittir âlemler gezer
Rabbim mahlûkatın güzeldir güzel
Resulün kapında rızan için gezer
Rabbim Razı olmasan kulun ne olurdu
Nuru koru Âdem için yarattın
Feza boşluğuna kâinatı tuttun
Âlemleri üzerin var ettin
Rabbim bildirmezse nereden bilirdik
Nurundan Korundan Ruhlar var oldu
Akıl ruhum ilmin nehrine daldı
Gönül Ruhum Halik’ı na yalvardı
Rabbim bildirmez ise nereden bilirdik
İrademi hafızama bağladım
Yetmiş yıldır kapınızda ağladım
İman Ruhum arşınıza yolladım
Rabbim göstermezsen nasıl görürdüm
Merhamet bağladı elimi kolumu
Şaşırdı ya rabbim beşer yolunu
Sizden gayrı yoktur bilen halimi
Halimim demeseydin Kulun ne olurdu
Bismillahürrahmanurrahim
Allah’ u Âlim Halik hür Kudret mükevvin’ün, yokları var eden varları yok eden sonsuz irade,
mutlak yaratıcı Allah’ u Halik’ım. Önce feza boşluğuna kâinat zırhını, sonra bu döşeğin
üzerine hesabını insan varlığının yapamayacağı kadar çok âlemler yaratan Halik hür Kudret
bu âlemlerde yaşayacak olan akıl almaz mahlûkatı yaratmıştır.
Hesabını yapamayacağımız kadar çok âlemler de, aklımızın kavrayamayacağı kadar çeşitli
cisim ve renkte mahlûkatı mevcuttur. Bu mahlûkatın yaşamı hakkında Âlim olan Halik
Rabbimiz. Bize Hakikat ilminden aklımızın kavrayamayacağı bu mahlûkatını gösterdi.
Bu mahlûkata biz gök ehli deriz. Dünyanın haricinde yaşayan mahlûkatın nefsani ve beşeri
hallerinden Rabbim bize haber vermedi. Yalnız biz ilham ilmimizle diğer âlemlerde ki
mahlûkatının beşeri bir hal üzere olmadığını, şükür Âlim olan hür Rahmana anlamaktayız.
Çünkü onlar günah etmezler, bir görev üzere yaşarlar, çeşitli sima ve renkte görülürler,
onların hesabına da insanın aklı yetmez. Onların hepsi Âdeme secde yapmışlardır. Onun için
kıyamete kadar insanlığa dua ederler. İnsanlığa her iki âlemde de yardım ederler.
Yalnız bu yardımın melek el ikramı, inanan ve iman etmeyenler için üç cisim üzere
yaratılmıştır. Bir cennet melekleri bunlar cennete gidecek insanlar üzerinde vazife yaparlar.
İki cehennem melekleri bunlar da cehenneme gidecekler üzerinde vazife yaparlar. Üç Nur ve
Kor karışımından yaratılan melekler önce cehenneme sonra cezası tamamlanıp cennete
gidecek insanlar üzerinde vazife yapan melek el ikramlardır.
Allah’ u Âlim’ in sema vatın da, insanlığın hesabını yapamayacağı kadar çok âlemlerinde,
yine insanlığın aklının ermeyeceği çeşitli cisim ve renkte Halik el Âlim Rabbimizin mahlûkatı
vardır. Onların hüsnü güzelliği de aklın çok ilerisindedir. Bakışları tahammülsüz güzeldir.
Kokuları insanı uyutur. Nurdan bir gölgedir yanar ve sönerler.
Yukarıda sözünü ettiğimiz üç sınıf insan için Allah’ u Âlim’ in Rahmeti ve azabı. Allah’ u
Kudret Cennet ehli insanlar için Rahman ve Rahimdir. Cehennem yükümlüsü insanlar için
Gafur’ dur, Kahhardır. Evvel cezasını çekip sonra Cennete gidecekler için Allah Gafur’ dur
Rahimdir.
Şu halde her ne kadar cennet sekiz cehennem yedidir derlerse de, cennetin ve cehennemin
sırlarını insanlık anlayamamıştır. Âdem Aleyhi selamdan bugüne cennetin ikisi dolmuştur.
Cehennemin dolma hali de önümüzde ki asrın sonlarında tamam oluyor. Zaman da yetmişte
dört kalmıştır.
Allah’ u Halik’ın Rahman ve Rahim esmasına ve ilahi rızasına sahip olmak, Allah’ u
Kudretin kitaplarını peygamberlerini ikilemek üçlemek ve dahi inkâr etmekle mi? Alınır
sandınız.
Öyleyse Allah nankörlere Gafur’ dur Kahhardır. Onlar cehennemde ebedi kalanlardır. Onlar
insan simalarını da kayıp edip iki ayak üzerinde iğrenç başlıklı hal alırlar. Birbirlerini
görmemek için kaçışır dururlar.
Allah’ u ta alanın Gafur Rahim esmasına gaim insanlarsa, Onlar günler, haftalar, aylar,
seneler yüzler ve binler ceza görüp çıkan gafillerdir. Onlar cennetin fakir yerlerine
yerleştirilirler. Onlar cehennemi gördükleri için, Allah ta alanın cemalini binlerce güzel
hüsnünü göremedikleri gibi, cennetin sultanı Muhammet Mustafa (sav) de göremezler. Çünkü
onlar Allah’ u Rahmanın rızasını alamadılar, peygamberimizi de hakkı ile anlayıp sünnetini
ifa etmediler.
Allah’ u ta alanın Rızasını kazanmak, insan için güçlü bir İman, güzel bir Niyet gerektirir. Bu
iki Ruh asrımızın insanında çok az görülmektedir. Bu insanlığın günahının mahiyetini de
kimse bilmiyor. Bunlar öyle günahlar ki maalesef bu insanlığın bu günahlara akılları dahi
ermiyor.
Büyük günahlar Yalan, Yemin, Gıybet, Küfür, İftira, Haset, Kibir, Suni zan. Haram. İçki,
Kumar, Faiz, Hırsızlık, Rüşvet, Zina, İnsan öldürmek, namus davası haricinde hiçbir cihette
insan öldürülmez. Namus davası içinde orada da kanunlarda birçok zafiyet vardır. Şu halde
kadın kendi rızasıyla kirleniyorsa Müslüman eş onu hemen terk eder.
Bu günahı yapan erkekse, Müslüman hanım onu bıraka bilir. Çünkü zinada erkek kadın diye
bir ayrım yoktur. O ailenin çocuklarının tamamı darbelenmiş günah sahibidir. Çünkü zina
eden Müslümanın üzerinden Allah’ u ta alanın o suç için emrettiği ceza verilmedikçe insan
zinayı bıraksa bile onun cenabeti gitmez. Zinadan sonra doğan kendi çocuklarının tamamı piç
olur. Onların ileride yapacakları günahın cezası da o ana ve babadan sorulur.
Bizim onlara duamız, ya Rab onlar günahları ile insanlığın içinden çıkıp ebedi âleme
Cehenneme gitsinler bir dahi geri gelmemesine Âmin. Biz onların orada ki halini buradan
biliriz. Onlar için orada kurtuluş yoktur. Çünkü onların insanlık için temiz Tahir bir nesil
getirmesi, hem Allah’ u ta alanın emri idi hem de insanlığın hakkıdır. Bu da Allah’ u ta alanın
emri, peygamberin sünneti nikâh akdi ile mümkün olur. Bu ahit erkek kadın her Müslüman
için farz ve sünnettir. Burada izah olunan nikâh ahdi inananlar içindir. İnanmayanlar bu
günahı da bilmezler günahını bilmeyen kendisini nereden bilecek.
Böyleleri en sonunda yalan dünya der her varı ölümle sonlar ve kendini inkâr eder. Onlar için
mesele dünyada bitmiş olur. Geriye bıraktığı bu nesilde onlar gibi yaşayan ölülerdir.
İşte asrımızın görünen insanlığı, eğer sizde görecek göz, hakkı düşünecek zekâ varsa Allah’ım
hak bilmeyenlerin şerrinden size sığınırız. Âmin.
Elhamdülillah ü Rab’ bil Âlemin hür Rahman nur Rahim ya Rab vadettiğin nurunu insanlığa
hidayet buyur. Çünkü insanlar kendilerini tanıyamadıkları için, insanlardan bir şeyler
bekliyorlar. O insanlar ise diğer insanlardan istiyor. Ya Rab bunları ilmi rahmetin ve
merhametinle bu sefaletten kurtar. Rahman Allah’ım âmin.
Bismillahürrahmanurrahim
Bugün yanlış kullandığımız üçüncü kavrama gelince, Kitabımız Kur’an el Kerime semavi
kitap demektir. Bu kavram yanlıştır denilmez. Allah’ u Azim Subhan el Alim mekandan
münezzehtir. O sonsuz Subhan el Halik’tır.
Evveli Ahiri, Zamanı Mekânı, Gecesi Gündüzü, yoktur. Kudret el Kadir olan Allah’ u
Halik’ın hazinesinde yaratmak için hiçbir element noksan değildir. Hür Rahman olan Halik u
Âlim Allah’ u Azim yarattığı bütün âlemleri ve mahlûkatı Kürsüsünden gözler ve dinler.
Âlemlerin ve mahlûkatın dışını gördüğü gibi içini de görür ve bilir. İnsanları her nefes
üzerinden imtihan eder. Bu her nefes imtihan olan ve kalpte bulunan, gözle görülmeyen
varlığı bilinen bir Ruh’ dur. Allah’ u Âlim cin ve insanları bu Ruh üzerinden imtihan eder.
İşte böyle bir, sonsuz Subhan el Azim, Kudret el Âlim, hür Rahman nur Rahim Allah’ u
Kerim’in vahyi olan kitabı Kur’an el Kerime nasıl semavi kitap diyebilirsin. Sorarım bütün
Müslüman Âlimlere siz o semada dolaşan mahlûkatı bilir misiniz?
O cinlerin babası iblis şeytan nırra cin ve onun bütün inananlarıydı. Onlar arzın semasında
dolanır, insanlığın sapıtması için akla gelmez hile ve şerler yaparlardı. Onlar yer semasından
da ileri geçip, diğer âlemlerde ki mahlûkatın da istihbaratını almak isterlerdi. Yalnız Allah’ u
Âlim’ in onlardan yüzlerce derece daha güçlü ve hızlı Kor’dan yaratılmış Melekleri, Allah’ u
Kudretin emri ile onların diğer âlemlere geçmesini engellerler.
Yalnız Allah’ u Âlim’ in peygamberlerine vahi ettiği bütün emirleri bilirler ve okurlar. Ayrıca
Allah’ u Âlim’ in müsaadesi ile gerçek iman sahibi âlimlerin haricinde başka din ve mezhep
arayışı içinde olan sapık insanlara, semadan seslenerek haşa ben sizin Rabbinizim ve
tanrınızım diye o gafillere kitap yazdırırlar.
Onlarda bu hayali sesle Tevrat, İncil adı altında birçok Tevrat ve İncil yazıp, insanlığı
bugünkü haline getirirler. Ne yazık ki Gafil Müslümanlarda bunu kabul eder. Dinler arası
diyalog der, medeniyetler arası ittifak der.
Allah’ u Âlim’ in yüz üç kitabı içine alıp ilahi Kudreti ile himaye ettiği Kur’an el Hâkim’ini
hafife alarak bu mübarek arzı ala da kalmak istiyorlar. Allah’ım Başta Müslümanlar olmak
üzere bütün insanlığı bu amansız cehaletten kurtar. Nur’un Kur’an ı, Nur’un İman’ ı, Nurlu
yolun İslam’ı hidayet buyur. Aziz Rahman’ım, Sonsuz lütuf sahibi Kerim Allah’ım Âmin.

