DUA –I İHSAN
Ruhumun hakikat seyri devam ettikçe çözemediğim bazı şeyler beni bir türlü bırakmazdı.
Ya Rabbi bu kadar âlim arif kulların geldi geçti neden bu İslam ve insan garip kaldı der çok
düşünürdüm gönlümden gam eksik olmazdı.
Ademden bu tarafa iblis ve avenesi ile şeytanlaşmış insan da geri durmadı nefsi gayet iyi bildiklerinden bir nevi cin ve insanı kandıra kandıra cin/san eylediler.
Cenabı resul; Deccal yalan söylemez kandırır. Buyurmuş hem de ne güzel işaret etmiş.
Evet, o ve onun askeri olmuş nefsin peşinde koşanlar aynı deccal gibi kandırır.
Sakın ola ki madem kandırıyor bizde kandık demeyesin desen bile kurtulamazsın, kanmayan
niçin kanmıyor bir düşün bakalım o yaşadıkların senin hoşuna gidiyor da bahane arıyorsun.
Cenabı resul; Kişi dünyada her istediğine kavuşur. Buyurmuş.
Evet, her ne kadar cüz’i irade ile hak ve hakikat üzere dua edilse de külli iradenin imdat
eylemesi gerekir diyordum. Peki, o zaman nasıl dua edelim dualar kabul osun acaba genel
anlamda insanlık, mahlûkat ve âlemlerin kurtuluşu ve adil düzeni için kimse dua eylemiyor
mu neden dualar kabul oluyor ki der sürekli düşünürdüm.
Dersen ki birçok dualar var peygamberden Salih kullardan rivayet edilen onlar neyine
yetmiyor da birde böyle şeyler çıkarıyorsun.
Bizde deriz ki evet hepsi güzel o zaman niçin İslam ve insanlık gemisi hakikat üzere
yürümüyor.
O yüzden hep bir işaret arardım madem kişi her istediğine kavuşur o zaman neden kavuşamıyorduk
diye hep kendi kendimle konuşur düşünürdüm.
Üstelik bu Muhammed ümmetinin hem asisi hem mutisi için geçerli bir peygamber müjdesi
idi çünkü sadece mümin kavuşur denmemişti.
Bu niyetimiz beni gönül olarak meşgul ederken Âlim Rabbimin hikmetleri akıl ve gönül
ruhumuza tecelli ediyordu.
Bir gün okurken rastladım cenabı resul; Kişi Kâbe’yi ilk gördüğü anda ne dua eder ise onu
rabbim kabul eder. Buyurmuşlar.
Çok düşündüm vazifem gereği umreye gidenler uğrar vedalaşırlardı bende onlara bunu
hatırlatır nasıl dua ettikleri sorardım çok gittikleri için gayem analiz etmekti. Onlar kimi
çocuklarına kimi işlerine hatta ilk gördüklerinde telaştan milletin içine dalıp giderlermiş.
Subhanallah ya rabbi dedim bunca yıldır bu hadis var ama kimse neden bunu üzerinde
düşünmüyor diye üzülürdüm.
Peki, nasıl dua olmalı diye sordum gönlüme buda beni günlerce meşgul ediyordu. Bir gün
Yine cenabı resulden bir söz işittim, ‘’ İlmin şehri benim. Kapısı Alidir. Her kim ilim
öğrenmek istiyor ise önce kapsına müracaat etsin...
Sevinmiştim hemen araştırdım acaba Hz Ali’nin bu konu ile ilgili bir duası var mı diye evet
pirim varmış.
Hz Ali şöyle buyuruyor; Kâbe’yi ilk gördüğünüzde’’ Ya rabbi beni duası kabul olan
mümin kullardan eyle ‘’ diye dua edin.
Ne güzel dua değil mi evet kesin ki bu dua kabul olacak. Kabul olunduğunda artık sen
yeryüzünde yürüyen ismi azam oldun çıktın. Ondan sonra ne dua yaparsan yap Allah’ın izni
ile kabul olacak.
Evet, hem sevinmiştim hem düşünmüştüm Hz. Ali den bunu mutlak duymuş ona göre dua
yapmış olanlar olabilir belki bilenler kendi nefisleri için dua kılıyorlar belki de bu duanın
üzerinde tefekkür etmeliyim dedim. Öylede oldu.
Bu durum gölümü meşgul ederken
İlmi ilham ile gölüme bilgi geldi cenabı resul şehir benim kapı Ali buyurdu ve önce Ali’ye
müracaat etsin.
Bende Ya Rabbi lütfun keremin ile kapıdan geçirdin. Acaba şehir e girsek bu dua bu gün için
nasıl olurdu Ya Rabbi lütfet dedim.
Düşününce dua ettin fakat ya duan son nefesinde kabul olacaksa dedim o zaman ne
yapacaksın şöyle olsa daha hoş olur…
Ya Rabbi beni duası hemen kabul olan müminlerden eyle diye olmalı dedim.
Hikmet açılmış durmuyordu ya her Kâbe de olduğunda yapılan dua kabul olacaksa ya sadece
sabah seherinde yaptığın kabul olacaksa ya abdest şartı varsa ya da halin hal değilse vb.
Bir çok ihtimali hafızamda toplayıp aşağıda ki şekilde tamam eyledim.
Bismillahürrahnurrahim
Ya Rabbi yalnız senden yardım diler yalnız sana kulluk ederim. Her nerede ve mekânda
ve hangi zamanda ve vakitte ve hangi hal üzere ve hangi işleyişte olursam olayım dua
ettiğim zaman benim duamı her daim tüm âlemlerin mahlûkatın ve insanlık için dahi olsa
hak ve hakikat üzere katından hesapsızca hemen kabul eyle. Ve beni mümin ve arif
kullardan olarak her daim yaşat vakit vuku bulduğunda rızanı kazanmış olarak sana
kavuşmayı nasip eyle. Senin her şeye gücün yeter. Hayr olarak ne kadar hayr var ise
senin elindedir. Sen diledikten sonra ol dediğin her şey hemen oluverir.
Bu duamı da hemen şimdi kabul eyle. Ümmeti Muhammed’e selamet ve milleti
İbrahim’e hâkimiyet de nasip eyle. Her nerede olursa olsun sevdiklerinin sayısın çok
eyle. Zalimleri yok eyle ilahi muradın nurunu kolay eyle. İhsanını ve ikramını seni
hakkı ile bilenlerin üzerine afiyetinle nasip eyle. Hakikat nurunu tamam eyle. İlahi
muradına uygun gerçek anlamda ki nuru İman nuru İslam nuru Kur ‘anı kıyamete
kadar başta insanlık olmak üzere tüm mahlûkuna hâkim eyle.
Evet, gönlüm mutmain olmuştu
Fakat dense ki bu çok gizli bir dua bunu çevirip zalimler kullanırsa sıkıntı olur.
Bizde deriz ki Allah (cc) sizin güzel niyetinizi gözler. Oraya ne için gittiği belli olup bu duayı
yapsa bile dua onu çarpar daha önceki hatıralarımda izah etmiştim pislik böceğini bala koysan
ölür diye.
Bırakın böyle dua etmeyi daha bu duanın hakikat kokusundan boğulup kalırlar.
Bizde buna yıllardan belli devam ederiz. Dersen ki Kâbe ye gittin mi?
Nasip olmadı.
Peki, nasıl oldu bu dua nasıl yapıyorsun dersen unutma ki gerçek mümin kulun gölünü kırmak
Kâbe’yi defaten yıkmaktan günahtır. İşte bu sözü de unutma sen buradan ne dediğimi
anlarsın.
Bu duayı hakikaten yapsalar ve giden kulların tamamı hakkı hakkıyla görseler bize onun
mutluğu yeterde artar bile ayrıca bir düşün sadece bizim Türkler anlaşarak böyle dua yapsa
yeryüzü cennet olur.
Sen bu duaya devam et pirim eşref saati gelir Hz. Rabia ya meyleden Kâbe manen senin
kapına da gelir. Allah külli şeyin kadirdir. Bir muamma daha ayrıca unutma ki hakkın kapısı
namazdır.

