Ads Top

Hakikat Pınarından 2.Bölüm


HAKİKAT PINARINDAN GÖNÜL DAMLALARI

FİHİ BİSMİLLAH HÜR RAHMAN NUR RAHİM


15/09/2023

Şimdi de hakikat çeşmesinin bir başka musluğundan kanarak içelim…….


Hamt O Allaha özgüdür ki, dilediğinde yine insanları dilediği gibi yaratmanın en güzeli ile

var etmiş, böylece onlar hakkında ki iradesi de gerçekleşmiştir…..

İnsanlar O’nun davetine nasipleri ölçüsünde icabet ettiler, Fakat bu icabetin

HAKİKATLERİNDEN de çoğunlukla uzak kaldılar söyle ki;


Bunlardan bazı gruplar dünyayı tercih edip ona dayanıp güvendiler.

Ahiret inancı ise onların bu tercihlerinden dolayı kendilerine perdelendi.

Sonuçta aldandılar ve güvendikleri dünyalıklarından pişman olarak bu arzı aladan ayrıldılar.

Güvendikleri ne varsa onları terk eyledi. Hüsrana uğradılar…


Diğer bazı gruplar ise ALLAH ‘ın emir ve nehyini aklettiler ve kendilerini sadece O’nun emir

ve nehiyleri ile sınırladılar. Üstelik yanlış anladıklarını aklettiklerini gerçek sanıp o sınırlar

içinde yaşadılar ( Hedef olarak sadece bu ikiliye bağlı kaldılar )


Bu yüzden de onlar dünyanın helallerine rağbet ettiler ondan temiz helal olanı alıp Allah’ın

yasakladıklarından kaçınarak Allah’ın onlara verdiği dünyalık yaşam karşılığına rağbet ettiler.

İşte bu karşılığa rağbet ettikleri ve onu amaç edindikleri nedeniyle Allah tan

perdelendiler.

Bu yüzden ruhları halis Allah sevgisine yükselemedi.


Pişman halde ve helal dünya talebi uğrunda ömürlerini harcadıkları ne varsa hepsini

kaybetmiş halde dünyadan ayrıldılar…


Bazı gruplar ise Allah’ın lütfu ile muradı ilahi gereği onları seçkin kılması, tevhidine iletmesi

ve nimetlerine gark etmesinden dolayı tam sadık Kalpleriyle Allah a icabet ettiler……


Bu sayede Ruhları ile Allah a yanaşma dairesine girdiler…

O nu tercih ettiler ve O nu sevdiler.


Allah onları neye özel kıldıysa onlar için neyi seçtiyse onu seçtiler ve ruhları melekûta

cevelan etti. (Allah ) onlara yakın, sıdk, tevekkül, gına ve züht kazandırdı.

Onları zikriyle meşgul etti onların zikir yoldaşı oldu…(mahlûkatın ahengine uymak ) Ve

onlara kendisine ( cemaline ) bakma şevki verdi.


Onlar Allah’ın zikri ile nimetlendiler, ferahladılar, sevgi ve özlem duydular fakat sırrı ilahi ki

manevi makamlar ile perdelendiler.

İşte bu makamlar içinde Marifetin hakikatinden ve Allah’ı tazimin hakikatlerinden perdeli

kaldılar. Nihayetinde bu dünyadan ayrıldılar…….


Evet işte onlar insanlar arasında seçkinlerdir; ne var ki bu seçkinlerin çoğu bu

makamlar nedeni ile Hak ta ala dan perdelidirler.


Çünkü onların meşguliyeti ve asıl amacı bu makamlar ve bunları kaybetme korkusu olmuştur.

Veren O alan O neyin peşindesin bilmem ki ………………………


Ne zaman doğdun dersen

Kırktan öncesi yoktur efendim

Nedir bu hallerin dersen

Hiç ten ötesi boştur efendim


(Hür Kul )


İlahi rahmet gereği Allah onlardan dilediğini seçti.

Zatının azametine sıçrayabilsinler/ ilerleyebilsinler diye onlara mülkünün / sultanlığının

azametini gösterdi.


Ne var ki nimetle, faydayla, ve makamıyla ilgilenerek durmakta, farkında olsun veya olmasın

ALLAH ‘tan perdelenmektir…….


Ariflerin güçlü olanlarına gelince Allah onlara yönelip nazar ettiğinde farkına varırlar

faydanın da nimetlerin de varlığıyla bağlantıları kalmaz.

İçlerinde gizledikleri ilahi aşk ve tutkuları ile kendilerinden geçerler ve vecde onları ele

geçirir.

Bazen olur kendilerine bu vakitlerde izin verilir de yakınlık hakikatleri katında canlılık

kazanırlar ve duyulmamış görülmemiş şeylerle kendilerine ve insanlar arasına dönerler.


Allah Teâlâ’ya yakın olup dinde marifetullahta güçlü olanlara gelince Allah tan

kalplerine gelen ilimler sayesinde idrak edişleri onların gıdası olur.

O’nun huzurunda ki beraberlikleri O’nun la sohbetleri onların yakını /ayrılmazı haline

gelir.

Onlar ile Allah arasında kapı açıktır.

Bu kapının onlara faydaları her an dahi kesintiye uğramaz işte bu yüzdendir ki kimileri

DEHŞET, kimisi HAYRET kimisi tarifsiz bir COŞKUNLUK içindedir.


(O ) onları idrakleriyle gaybın yüceliklerine doğru yükseltti, fehimleri ile nurun kaynağına

ulaştırdı, mutluluğun deryalarını açtı, onları yolun derinliğinde gizli olan cevherlere muttali

kıldı.

Ardından gönüllerine marifet ağaçları dikti.

O ağaçları şevk ve muhabbet lütuflarıyla meyvelendirdi.

Onlara ruhanilerin heybetini, rabbanilerin nurunu, rüsuh sahibi âlimlerin irfanını giydirdi ve

onları bütün mahlûkatın durumuna vakıf kıldı.


Onlar var oldukları olgularını yitirdiler.

Hakkın onların hayallerini cezbetmesi ruhlarını güzellikler ile cevalan ettirmesi

akıllarını nurlarda kaybetmeleri sebebiyle varlığın farkında değildirler.

İşte onlar (fani) kaybolanlar kemale erişenlerdir.

O’nun vahdaniyetinin güzelliğinde dolaşmaktadırlar.

Onların kalplerinden perdeler kaldırıldı. Ruhlarına ( Rableri ) tecelli etti.

Anlayışları açıldı bilinçleri yükselerek gönül bahçeleri genişledi.

Ta ki onlara yakının huzuru esintisi geri döndü.


Onlarda Allah ‘a şükrederek yöneldiler ve O’nun güzelliğine hayran olarak

varlıklarını kaybettiler…………


HALİM

Eritip akıtsam halim

Simsiyah bir güle benzer

Kor ateşte yandı gönlüm

Benden ala bana benzer


Aşk şarabın içen gönül

Sır perdesin açan gönül

Hak derdine düşen gönül

Ateş değmez köze benzer


Nurun ile dolup taşmak

Hikmetinden mana saçmak

Hakikatle vardan geçmek

Anlatılmaz hazza benzer


Levh-i mahfuzuna ağan

Kudret kalemini gören

Hikmetinden sual eden

Göz değmemiş yüze benzer


Hiçlik içinde bir hiçim

Teke doğru gider göçüm

Hak perdelerini açın

Gelen ehli naza benzer


Hür kulum haddimi bildim

Hak gördüm hakikat buldum

İhsanından ikram aldım

Bin bir çeşit sırra benzer


Hür Kul

Blogger tarafından desteklenmektedir.