Ads Top

Hakikat Rüyalarım 1.Bölüm


HAKİKAT RÜYALARIM VE HİKMETLİ SEZGİLERİM 1

FİHİ BİSMİLLAH

Rüyam 1: Bir kez daha hatırlayalım;

Rüyamda doğduğum kasabanın meydanındaydım. En küçük kardeşim Emrah da yanımdaydı hava

güneşli bir yaz günüydü.. Gündüz öğle vakti olsa gerek ki güneş tepemizde idi. Ben rüyada

kardeşime Deccal-i anlatıyordum. Deccal ne yapar tarif ediyor özelliklerini anlatıyor onu

tanıyabileceğini söylüyordum. Deccalin çok güçlü olduğunu taşı bile işareti ile iki ye

ayırabileceğini söylüyordum. Sakın inanma insan gerçek mümin olur ise şahadet çekerek o da

keramet gösterir ondan daha iyisini yapar diyordum. Onu görünce tanırsın ondan sakın

çekinme diyor onunla savaş usulünü anlatıyor onun nasıl yenilebileceğini tarif ediyordum.


Şahadet parmağını kaldırıp ona doğru tutacaksın ve ‘’ Eşhedü en la ilahe illallah-u Ya

EHAD-U (cc ) ve eşhedü en le Muhammeden abduhu ve resuluhu’’ diyeceksin diyordum.

O arada işte Deccal gidiyor dedim. Arkasından onu tanımıştım başından aşağıya sarkan beyaz

örtüsü vardı başı da sarılı idi. Fakat o bizi görmemişti yürüyordu biz de onun yüzünü

görmemiştik. Bir şeyh gibi olduğu giyimden belli idi yürüyüp gider iken bir anda durdu. Bize

doğru döndü ve baktı uzaktan bakışı sanki yanımda gibi bize uzaktan bakıyordu. Hemen ben

bana orada iken öğretildiği şekilde ki kelime-i şahadeti okumaya başladım. Şahadet

parmağımı kaldırdım ona doğru tutup okumaya devam ettim. O da giderek hem küçüldü hem

de uzaklaştı rüyada tamam oldu. Uyanmıştım. Hamt ve şükürler olsun bize hikmet kapılarını

açıp öğreten Latif-ül lütuf olan Aziz Allah’ıma.


Hikmetleri;

Şimdi bu rüyamızı maddeler halinde Latif-ul Lütuf olan Âlim Rabbimizin katından ihsan ettiği ilhamı ile bugün için nasip olacak kadar hikmetlerini anlamaya çalışalım. 

Kim bilir rabbim hikmet belki ileride başka kapıları da açar. 

Aziz hatıralarımda belirttiğim ve bizzat yaşadığım gibi rüyalarım aynen çıktığı için böyle rüyalarıma yorum yapamıyorum sadece üzerinde ki hikmetleri sezmeye çalışıyorum. 

Niyet bizden başarı rabbimdendir. Ya Hak. Ya Mübin.


1)- Rüyadaki mekân bildiğimiz ve topraklarında yetiştiğimiz tabiri caiz ise yetmiş iki cinsten

milletin olduğu meşhur çorum alevi Sünni fitnesinin çıktığı ilk fitilinin ateşlendiği bir mekân.

Gündüz ve güneş tam tepede her taraf aydınlık hatta güneşin ziyasından etraftaki evleri zor

seçersin. İki yol ağzında meydanda yani halkın içindeyim. Fakat kimseler sanki ortalıkta yok.

Kardeşime anlattığım konu deccal ve askerlerinin özellikleri aynı zamanda yapabildikleri ile

ilgili idi. Yapacağını zaten daha önce orada yapmış. Peki, bunu niçin ben böyle bir ortamda

yani sokakta anlatı yorumdum. Bence bunun sebebi deccal ve askerleri aleni olarak kimseden

gizlenmeden üstelik halkın içindeler onlar gibi göründüklerinden istediğini yapıyor

olduğudur. Ve iki yol ağzının şehrin hanelerinin olduğu caddeden evlere doğru gidiyor diğer

yol şehir dışına gidiyor yani içeriden içeri meydandan hanelere doğru gidiyor. Meydandan

gelip dışarı yola doğru gitse sadece belki toplumsal karışıklarla işlerini yürütür. Oysa

meydanlarda yapacağını yapmış şimdi sokaklar ve ailelere sıra gelmiş olsa gerek aile düzenini

bozmak tahammülsüz eşler evlatlar akrabalar fitnesi fesadı oluşturmak. Sonra hedefi insanlar

olacak. Zaten sokakları da yarılamış. Hem de onların hamisi büyüğü gibi giyinmiş o hale

bürünmüş olarak. Başı böyle olur ise askerleri de elbette öyle olacak. Hepsi içinizden biri gibi

olacak. Çünkü giyimi ve tevazulu yürüyüşü ile derin bakışı ve elindeki sen neden etkileniyor

isen o silahı ile seni ele geçirecek oluşu. Ama onu tanıyanlarda olacak bu oyununu Rabbimiz

aşikâr etmiştir. Uzun zamandır faaliyetlerini yürütmüş ikinci aşamasını da tamamlamış ki ben

bu konuyu sadece bir gence anlatıyorum.


2)- Evet bu rüyamızda meydanda iki yol ağzında öğlen vakti kalabalık olması gerekirken beni

dinleyen sadece bir genç. Bu şu anlama geliyor ki senin bu yaşadığın hikmetleri ancak gençler

anlayacak fakat azdan çoğa doğru gidecek. O dönemde kardeşim bekâr idi ve bir kazancıda

olmayan öğrenciydi. Demek ki o günden bugüne aile düzenini de bozmuş. Ama yavrularını

bozamayacak. Ben öğretilen kelimeyi şahadeti getirirken kardeşimde yanımda şahitlik

ediyordu ve izliyordu. Yani aslında başlangıç onun yaşlarının civarında ki gençler ile başlayıp

hakikat giderek tüm gençlere hâkim olacak ve bu yeryüzünde ki deccal fitnesinden insanlık

kurtulacak. Rabbim onu bana tanıtınca geriye dönüp bana bakmıştı. Tanınmasından dolayı o

günden bu güne tüm kozlarını oynuyor. Ve daha niceleri ile insanlığın karşısına çıkacak.

Ayrıca bizden daha bize yakın göründüğü için. Bu asil ve azim mücadelede bize tabiri caiz ise

yine bizim çarşı karşı çıkacak. Onların halde yaşayanlarından bize hiçbir destek gelmeyecek.

Fakat bu iş maneviyat ta hallolacak çünkü bu yapılan mücadeleyi güneşin göz kamaştırdığı

gibi yani gözlerini kör ettiği gibi hiçbir şey anlamadan Kudret-il Kadir-in izni ile kurtuluş

Rabbimin katından nasip olacak.


3)- Meydanda iki kişi göründüğü için ve anlatımda keramet gibi onun yaptığı şeylere inanma

sakın dememizin hikmetine gelince; Bu yapılacak hak mücadelesi içinde deccal kendi

tuzağına düşürdüğü nice taraftarlarını kışkırtıp tüm güçleri ile bu gerçek hak dostlarına

manevi saldırılar gerçekleştirecekler. Rüyada kılık değiştirdiği halde tanındığı ve bunu

kimlerin tanıdığını bildiği için maddi tuzak ve manevi savaşlarını onlar ile yapacak. Onun için

başka çare yoktur. Bizde tedbirimizi ona göre alacağız. Fakat Rabbim rüyamızda onunla

kapalı yarı yüzüne olduğu halde göz göze gelmemize rağmen yanımdaki kardeşimi ona

güneşin nurundan dolayı göstermedi. Kendisini tanıyan ben olduğum için gözünü benden hiç

ayıramadı. Bende sanki hiç gözümü kırpmadan şahadet parmağımı kaldırıp ona doğru

yönelterek bana öğretileni okuyarak tekrar ediyordum. Sanki göz hapsine alınmıştı. Küçülerek

sokaklara doğru kayboldu gitti. O bizi biliyor bizde hem onu biliyoruz hem de onun

askerlerini o insan şeytanı ve taraftarlarının amellerine lanet olsun. Fakat o bizim

sevdiklerimizi ve bizi sevenleri bilmiyor. Nereden bilecekler ki bizde isim olarak zor biliriz

ve biz Allah’ı sevenleri severiz ve Rabbimin sevdiklerini de sevmesem olmaz deriz. Hatta

onlara ve onların gelecek ruhlarına dahi öyle dualarımız vardır ki ancak o dualarımızı kabul

eden Rahman Rabbim bilir. Buradan onlara ve onların nesillerini süsleyecek Rabbimin tevhit

kullarının ruhlarına selam olsun. Bir gözü yani Nur gözü kör olan amellerine lanet olan insan

şeytanı ve askerleri arasın dursun çatlayıp yok olsunlar. O yüzden Rabbimin kudretine

sığınarak diyorum ki sakın ha korkmayın anlaşıldı ki bu rüyanın hikmetlerinin ortaya

çıkmasıyla onların emellerinin de son azgınlıkları insanlığı etkilemekte, az kaldı onun ve tüm

insan şeytanlarının bu dönemde ki akıbeti bitti. Sakın ha şunlar ile de uğraşmayın; bunlar

mehdi gelecek onların görevidir siz kim oluyorsunuz diyenlere de biz Allah’ın kulu oluyoruz

deyin yeter. Allah‘ u talanın kudretinin yanında başka kudret aramayın. Unutmayın hiç

kimsenin hiçbir iddiası yoktur. Allah’ u Kudret kulunu bilir. Bu beşer zaten kendi eli ile kendi

düzenini tevhidi yitirerek ve vahdaniyeti bozarak kendi üstüne yıkmıştır. Yani kendinin

kıyameti zaten kopmuştur. Ölmeden önce ölmüş şimdi kıyam zamanı gelmiştir. Beklenen

kıyamete çok vardır. Rabbimin ilmini kimse ipotek alına alamaz o zaman geldiğinde bir

kulunu daha çıkarır kim bilir yine duasını başka türlü kabul eder. Belki de olmaz yine

bilemeyiz. Biz sadece her şey on da hazır ve nazırdır deriz. Şu yüce ayetin yüce manasını çok

derin düşün ‘’ Dikkat …! Her daim yaratmak da olan Allah mı bilmeyecekmiş o her şeyden

haberdardır ve her şeyi en ince ayrıntısıyla düzenleyendir. ‘’ hem de başka hiçbir ayette bu

dört Esma-il Hüsna’nın bu şekilde bir manasını bulamazsın. Bizim garip millet tek gözlü

gelecek diye beklesin dursunlar. Acaba hiç düşündüler mi bizim gözümüz tek mi çift mi diye,

acaba biz neyin kulu olduk diye düşündüler mi? sorsan yine onlardan iyi düşünen yoktur.


4)- Rüyamızda giyim şeklinden anlaşıldığı üzere ilk ve asıl faaliyet alanı İslam beldeleridir.

Bozacağı kadar bozmuş fakat ilk olarak kurtuluş ta oralardan başlayıp dünya geneline

yayılacaktır. Bulunduğumuz yerin adı Çorum/Alaca kasabası mahallesi ise Yıldızhan

mahallesiydi. Yani faaliyet alanının merkezi Anadolu dolu idi. Benim tanıdığım şeyh

kılığında gözükmesi ise Rabbimin bize ihsanı idi. Hem onun kimler ile iş tutup amacını

gerçekleştirdiğini gösteriyor hem de beni gerçek olmayan kişilerden uzak tutuyordu. Nitekim

öylede oldu. Hem madden hem de manen bizi uzak tuttu. Bize ilham ilmi Kur’ an ı

hâkiminden nasip olan dua şöyle idi.

Bismillah ‘’ Heda ……. Heda ……… Heda ……. Heda ……. Heda………. Heda Ya Settar

Ya Settar. ‘’ Bu sır olduğu için aradaki boşlukları yazamıyorum. Bir nevi şöyle demekti en

doğrusunu Allah bilir.


Allah‘ın adıyla başlarız. ‘’O yol hidayet yoludur ki, o hidayet yolu dost doğru bir

yoldur. Kesin bir inanışla mutmain bir kalp ile inananların yoludur o hidayet yolu.

Hidayet yolu onların yoludur ki arkalarında kim var ise onları da o yola kılavuzlar.

Onlar hep birlikte mutmain bir kalp ile hidayet yoluna yönelirler ve rablerine hiçbir

şeyi ortak koşmadan inanırlar. Rablerinden bağışlama dilerler tüm ayıplarından dolayı

boyun bükerek ve bütün bunlardan utanarak ve de birbirlerinin olan kusurlarını af

ederek.’’


İşte böyle unutmayın ümmi demek cahil demek değildir hocası Allah olan demektir.

Hak ta ala hazretleri onu çeşitli vesileler eğitir. Sakın ola ki parmağa bakmayasınız insanlığın

başına ne geldi ise işaret edileni unutmaktan geldi. Âlemlerin Rahmeti cennetin sultanının eli

üzere Hak ta ala hazretleri dinini tamamlamıştır. Mührü Hatem demek şeriat getirenlerin

sonuncusu demektir. Ne varsa hepsi onda yani getirdiği Kur’ an da toplanmıştır. Önce ve

sonra ne varsa onu içinde vardır. Her millet mutlak onu kendi diline hâkim kılarak tevhidi ve

vahdaniyeti oluşturarak içindeki şer olanı atacaktır. Şer-i-at ne kadar pisliğin var ise ilahi

vahiy ile hakiki anlamda arınarak içinden çıkar at demektir. Yoksa körü kürüne taklit yaşayıp

yobazlık yapın demek değildir.


Önce kendi içine bak kendinden pisliğini at bunu yapar isen kendini bilirsin, kendini

bilir isen Rabbini bilirsin. Rabbini bilir isen dünyayı verseler ondan ayrılamazsın, hatta

cenneti de verseler yine ayrılamazsın. Hakkın rızası olmayan cenneti ne yapacaksın. Eğer bilir

isen cennetin azabı da sana yeter nedir dersen cemalinden mahrum olmaktır deriz. Efendim

kişinin zerre imanı olsa cennete gidecek evet ama cehennemden kurtulup günahını çekip

gidecek gittiğin o zaman görürsün hakkın Cemali’ni diğerleri gibi görebiliyor musun? O

yüzden hem de her gün tövbe ediniz. Kulun değil Rabbin kapısından ayrılmayınız. Allah’ın

sevdiklerini seviniz onlar hangi alanlarda Rabbimin sevgisine mazhar olmuşlarsa o amelleri

hiç olmaz ise ömrünüzde bir kez olsun yapınız. İşinizin ve makamınızın gerektirdiği

donanıma sahip olunuz. Alın teri azığınız helalinden olur. Siz mesainizden olsun ve toplumsal

olsun kim olur ise olsun. Rabbinin mahlûkuna ihsan edenlerden olun korkmayın. Fakirde

olmazsınız çünkü ihsan ettiğiniz şey zaten sizin değil onların rızkıdır. Ama siz onlardan daha

önce davranın ki yerler gökler sizin için dua etsin. Rabbim de size ihsan etsin. Unutmayın

Firavun dünya hâkimiydi ama bir kul hem de Rabbinden başka hiç kimsesi olmayan bir kul

çıktı. Hitabı da unutmayın ‘’Ne duruyorsun ey Musa ‘’ ne yapayım ya Rabbi önümde deniz

ardımda firavun ne yapayım ben ‘’ Asanı yere vur ‘’ evet yıllarca asa arayıp durdular. Yani

sen bir güzel niyetle eylemini yap gerisini bize bırak dendi fakat asa arandı durdu. İşte böyle

sizde öyle niyet ruhunuzu imanınıza bağlayın güzel niyet ile Rabbin kapısından ayrılmayın.

Dememiş mi adam ben Hızır’ım dua edeyim de gözlerin açılsın. Teşekkür ederim istemem

demiş niçin istemiyorsun ben onun rızasını iki gözümden daha çok severimde ondan istemem.

Rabbin rızası şimdi sizin zevk sefanızda mı? Ne zaman hakkın hakiki kulu olacaksınız. Ne

oluyor size neyi bekliyorsunuz?


5)- Rüyada demişiz ki savaş usulünü öğretiyoruz. O öyle bir bilime sahiptir ki her şeyi yapar

demişiz. Yani sana kötü olanı bile iyi gösterir ve bunu alenen göz önünde yapar. Tüm araç ve

gereçlerini bu uğurda kullanır. Yani bugünkü anlayışla teknik ve bilimi sen sanırsın ki her şey

insanın faydasına yapılmaktadır. Zamanla bunlar ölümsüzlüğü dahi bulurlar dersin. Öyle

inanırsın ki farkında olmadan ilahi kudreti incitirsin. Bilmez misin bu güneş sisteminde bir

nokta gibisin düşün bakalım bir sonsuz kâinat üzerinde bu dolanıp duran âlemlerin hesabını

ve o âlemlerin Rabbini bir düşün. İşte o tıpkı sihirbazlar gibi yalan söylemez, kendi kendini

sana kaldırttırır. Onun seni kandırmasına da gerek olmaz çünkü zaten sen kendini kandırırsın.

Kendini öyle bir ikna edersin ki sorma gitsin. Eğer senin düşünüp anlattığını iman sahibi deli

bir veli ye anlatsan senin bu halini görüp Rabbinden utancında çatlar ölür. Düşün bir kez

ölümsüz olsan eğer senin rızkını kesse ne yaparsın kokmuşta olsa her hal de birbirinizi

yersiniz. Rahman Rabbim her şeyi biz sudan yarattık buyuruyor. Suyu neden yarattığını

bildirmiyor. Haydi, bakalım suyun kesilsin de bir gör o zaman ne yapacaksın. Unutma

âlemlerin sultanı bu arzı aladır. Mahlûkatın sultanı da Hz insandır. Şunu da sakın unutma

bugün gelip geçicilik için değil ebedi olasınız diye yaratıldık. Dünya yalan değil gelip

geçicidir. Sakın unutma insan şeytanları sorsan Rabbin kim diye Allah derler. Ama sen daha

anlamadan birçok ortaklar çıkarırlar. Ve seni gruplara ayırarak birbirinize kırdırırlar. Sizin

yaptığınız bu işlerden de beslenirler onların gıdası da odur unutma. Kelime-i şahadete devam

eyle kim ne der ise desin sen devam et. Salavat unutma ve ben kendi hal ve kuvvetimden

çıktım. Rabbimin hal ve kuvvetine girdim demeyi ihmal etme. Hiç unutma bilim ne seviyeye

gelir ise gelsin mucize ve kerametler onların önünde olacaktır. Ne zaman bunlara ulaşır ise

işte bil ki cennet tamam olmuştur hakiki kullarda bu âlemden çekip gitmişlerdir. İşte o zaman

cehennemin tam dolma zamanı gelir.


6)- Rüyada bir nevi göz göze gelince manevi savaş oluyor. O zaman mümine düşen nedir bu

gözler bunları tanıyacak ve şahadet parmağı bunları gösterecek yani bunların sonunu gerçek

iman sahipleri getirecek manevi seyirleri ve gözleri ile bunları tanıyacaklar imanları ile

bunları bitirecekler. Bunlar müminin göz hapsinden kurtulamayacaklar kaçacak bir yerde

bulamayacaklar. Allah’ u âlem ortalık sanki bembeyaz olması da bir kuraklık işareti olabilir.

Bu insan şeytanlarının terbiyesi ise açlık olacaktır. Rabbim bunlara nimetlerini vermeyecektir.

Ashab-ı Kehf gibi bizi saklayıp zamanı bizim için uzatacak fakat onları yok edecektir. Ey

mümin gençler yıllarca ona bakma buna bakma diye gözünüzü bakar kör ettiler korkmayın

öyle bir iman sahibi olun ki nereye bakarsanız bakın hakkı görürsünüz neyi işitir iseniz işitin

hakkı duyarsınız. Yapıp ettikleriniz hak üzere yaparsınız.

7)- Evet şimdi bize öğretilen kelime i Şahadet i hikmetlerini birlikte bir araştıralım hiçbir

yerde duymadığım ve o günden bu güne de rastlamadığım bir şekil de ifade edilmişti. ‘’

Eşhedü en la ilahe illallah Ya EHAD-U cc ve eşhedü en le Muhammeden abduhu ve

resuluhu’’


Benim kuran ilmim olmadığı gibi Arapça da bilmiyorum inşallah bir hata yapmam eğer bir

hata olur ise benim kusurumdandır ve Rabbimden bağışlaması niyaz ederim. İslam olmanın

yani imana girmenin şartı olan şahadetin anlamı şöyle bilirim ’’ Ben şahadet ederim ki

Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Yine şahadet ederim ki Muhammed onun kulu ve

resulüdür.


Fakat bu bana öğretilen şahadette Ya EHAD cc vardı bu esmayı tam ortaya koymuşlardı

bende böyle okuyordum yıllarca da benim imdadıma daim yetişti. Ve bende bunu

namazlarımda dahi böyle okurum. Bugüne kadar acaba nedir hikmeti diye hiç düşünmemiştim

ya daha yok mu ya Rabbi deyişimin sebebi olabilir ya da eğitim sürecinin bitmediğinden ve

ya bir şeylerin vaktinin gelmediğinden olabilir veya bunların hepsi de olabilir ne den üzerinde

tefekkür etmedim de sadece amel ettim bilemiyorum.


Ehad; Bir veya tek demek değil. Teki olmayan Tek demektir. Celle Celal ise nedir. Şanı çok

yüce olan demektir. ‘’Ya’’ ise hitaptır. ‘’Ey ‘’demektir. O zaman Ya Ehad-u (c.c.) Ey şanı çok

yüce olan teki olman tek demektir. Sadece Ehad olsa idi. O zaman Ehad olan Allahtan başka

ilah yok manası verilebilirdi.


’Ben şahadet ederim ki şanı çok yüce teki olmayan tek olan Allah tan başka hiçbir ilah

yoktur. Ben şehadet ederim ki Muhammed de onun kulu ve resulüdür.’’ Olabilirdi


Fakat Ya ifadesi de var bir nevi hitap var. O zaman şöyle mi oluyordu;


‘’Ey şanı çok yüce olan teki olmayan tek ben şahadet ederim ki Allah’tan başka hiçbir

ilah yoktur. Ben yine şahadet ederim ki Muhammed onun kulu ve resulüdür. ‘’


Çok düşündüm evet böyleydi çünkü kelimeyi şahadet seni İslam’ a sokuyor. Yani İslam

olmak için ilk şahadet yeterli. Fakat İslam oldun da tevhidi sağlayamadın ne olacak. Oysa

mümin olmak için tevhit olması gerekir. Müminin şahadeti de böyle olmalı diye düşündüm.

Veya sadıkların sıdıkların veya arifleri veya kutupların inanın bilmiyorum ne zaman bilirim

onu da bilmiyorum. Biraz daha tefekkür edelim. İslam a girişte şahitlik neye idi kabul etmeye

yönelik bir beyan idi. Peki İslam a girdin diyelim yamuk bir itikat sahibi isen ne olacak. İki de

bir İslam a girip çıkacak mısın? Yoksa hakiki iman sahibi olma yolunda bu şahadeti getirip

Ehad olan Rabbinin teki olmayan tekliğini her alanda ilan ederek şanını yüceltecek tevhidi

hâkim kılacak misin? Herkes Allah var diyor fakat tevhit de birleşemiyor. Adeta bize de sen

burada niyetini tam yap ve bu senin elin üzere ihsan ettiğimizi zikir eyle deniyordu. Eyle ki

hem deccal hem de insan şeytanlarının bununla akıbetini bitirelim, hem dem tüm insanlığın

ruhlarını tevhide çağır ki vahdaniyeti hâkim kılalım. Sen niyet et zikir eyle gerisini bize bırak.

Yani Allah inancı olanların tevhidi için bunu zikir eyle İslam a girenlerin de hem tevhidi hem

vahdaniyeti için bunu zikir eyle. Esmalar Onun Kudret ve güçlerinin görünüşüdür. Sizi

aldatmasın haşa karanlıkta ışık görüp onu güneş sanmayın. Sen onlar için dua et. Şimdi putları

dışarıda arama şimdi putlar içeridedir. Bu beşer ne yaptı ise kendi eliyle kendine yaptı. Bizde

o gün bugündür namazımızda da böyle söyleyerek dua ederiz. İnşallah kader kalemini kontrol

eder. Maşallah nazar kalemini kontrol eder.

Blogger tarafından desteklenmektedir.