Ads Top

Suhuf-u Subhan 4.Bölüm



BİRİNCİ KİTAP

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İBRAHİM HALİL MUHAMMED EL EMİN


1 zilhicce 1421

İbrahim Halil Muhammed El Emin

Azim Kerim olan Allah’ u Âlim’in İlahi Kelamından bildirdiği ikinci müjde.


Bismillahürrahmannurrahim.’’ Ya İbrahim Halil Muhammed el Emin. Biz seni iki

mübarek annadan dünyaya getirdik. Sen İbrahim Halil ‘in torunu ehli kutup’ umsun.

Sakın kimseyi incitme.’’


Gelen birçok mektuplarda bizim değil birçok canlının dahi kabul edemeyeceği kelimeler

vardı. Biz bunların cevabını edep içerisinde veriyorduk ve ikinci sefer gelmiyorlardı. Bizce

İkinci mektuplar İlim ve kudret sahibi Rabbim tarafından engelleniyordu. O gece iblis

başından balyoz darbesi ile yaralı vaziyette bilinçli bir şekilde bırakılıyordu. Gaye ve arzuları

bizim hayatımıza son vermek ti. Bunların şeytan üzerinde uyguladıkları ceza anını dinleyerek

takip ediyoruz. Domuz vaziyetinde balyoz vurulup salınan şeytanın hangi ülkeye gitti diye

soruyorlar, takip edebilenler de Anadolu ya geçmiş diyorlar. Onlarda demek ki kutup Anadolu

da diyorlar.


Otuz dakika kadar dinleme üzere takipten sonra oturduğumuz minderden abdest tazelemek

için kalktığım da duvar da asılı olan ve gaipten yetmiş kadar tehdit mektubu ile on kadar

lehimize büyük övgü içeren mektupların olduğu siyah poşetin olmadığını gördüm. Ne kadar

aradı isem bulamadım. On beş gündür oğlum benim yanımda kalıyordu onu mektupları

sormak için bir türlü uyandıramadım. On da bir anormallik görüp bıraktım abdest aldıktan

sonra kendime ait odama geri döndüm. Mektupları yatağımın üstüne dökül ü vaziyette

buldum. Mektupları kontrol ettikten sonra torbaya koydum. O anda Ellerimden öyle bir zehir

sardı ki birden omuz üstümden vücuduma dağıldı.


Hemen yıkanmak için dışarıya çıktım. Fakat salon ve tuvalete giden ara salonu simsiyah bir

duman kaplamış ve lambaların ışınlarını da tutmuş. Önce ev yanıyor sandım sonra tuvaletin

yoluna bir siyah kedinin kaçtığını gördüm. İblis olduğunu hemen anladım. Fakat onca

mücadeleye rağmen duman ve vücudumda ki zehrin ıstırabı artıyordu.


Evin kilitli kapısını ikinci katta yatan ve uyuşukluk içinde olan küçük oğlumla güçlükle açtık.

Yaklaşık otuz dakika geçmişti. Bu duman ateş dumanına benzemiyordu, yağlı olup el ve

yüzüme bulaşıyor azımdan burnumdan mideme akıyor, midem de elma büyüklüğü kadar oldu.

Evde banyo yapmam mümkün değildi sabun alıp kısa bir hortumu avlumuzun çeşmesine

taktım. Çok yıpranmıştım ve zaman kışın ikinci ayının başları dışarısı eksi on beş derece

civarı saat üç ile dört arası idi. Tam o anda birinci semadan (geçmiş peygamberlerden) Oğlum

Hamza Seni Eroin Zehir İle Zehirlediler. Domuz Kanı Yutturdular. Korkma Allah Seninle

Beraberdir. ‘’ Şükür Rabbim kulunu gözler ve kulu da gözlendiğini bilir. Rabbi onu sadece o

bilgisi ile bırakmaz. Onu bir Resul ile teselli eder. Oda on beş derece soğuk altında Hannas ve

Mennas ların zehirlerini yıkar ve kurtulur. Rabbine Hamt ve şükrünü yapar ve döner yine ‘

Rabbim âlemler de seni zikretmeyen mahkukatı yaşatma’’ der.


Bize bunu yapanlar sara ve kem cinlerle işbirliği yapan insanlardı. Bizim cin’ i şeytanlarla

verdiğimiz bu mücadeleden bütün küfür erbabı insanların haberi oldu. Yalnız insanlığın

ileride ne olacağını bilemiyorlardı. Müslümanlardan da üç Âlim’ in haberi oldu onlarda

hadisenin vahametini anlayamadılar. Ondan sonra ki yaşananlara Rabbim kız evlatlarımı da

şahit tutuyordu.


Hilafa uğradı Müslüman şanı

Onun için arzda döküldü kanı

İblis gafil bulmuş nankör insanı

Şeytanlarla savaş yaptıran Gaffar


Kudretinle boş koymadın anımı

Meleklerin dolanıyor yanımı

Bu Hannaslar üzer benim canımı

Cinlilerle savaş yaptıran Cebbar


İblis orduları köyü kuşattı

Beynamaz Hannaslar uykuya yattı

Savaş usulünü melek anlattı

Şeytanlarla savaş yaptıran Kahhar


Ezan okutmazlar camiler yasak

Bir iblis bağırır evde duman yak

Gafur’ ur rahimin hikmetine bak

Şeytanlarla savaş yaptıran Kahhar


Adaletin Hikmetin üstüne

Tüfek inle git vur dedin dostuna

Bu iblisin bu âdeme kastı ne

Şeytanlarla savaş yaptıran Cebbar


Gittim vuramadım kıbleye dönmüş

Allah’ın laneti üstüne inmiş

Allah’ın dostu hileyi bilmiş

Cinlilerle savaş yaptıran Gafur


Eğer vursa idim hakkı olurdu

Âdeme ettiği orda kalırdı

Allah’ın Dostu bunu bilirdi

Şeytanlarla savaş yaptıran Cebbar


İsmi şeytan kendi insan bilemez

Gafil hüsrandadır nefes alamaz

Eğer şeytan ise arzda kalamaz

İnsan şeytanları da gidecek Kahhar


Bu yazıyı kim yazmıştır bilelim

Yaradan Halik’a secde kılalım

Çoluk çocuk hep İslam’ı bulalım

Bulamayan arzda kalamaz Kahhar


İnsan yalan sanma bu arzı ala

Nefis denen kör ruh başına bela

Git gör geçmişini çekiyor çile

İnsan şeytanları da gidiyor Kahhar


Allah’ın emrinde yazar bu kalem

Allah’ın Kutup u söylemez yalan

Cini şeytanları olmuştur talan

İnsan şeytanları da olacaktır inan


Kızlarım evde iblisin getirdiği kanın bulaştığı kilim ve halı benzeri ne varsa yıkayıp evi

temizlediler. Fakat pis koku hala evden gitmemişti. Böylece mücadele devam ediyordu.

İblisin başından bize kan yutturması tam üç gün üç gece olmuştu, bu dönemde bırakın yemek

yemeyi ağzıma su dahi sürmedim. Bize yardımcı olan ve gece bizi beton arma evinde

ağırlayan misafirperver kardeş halimden anlamış ve anahtarı bize bırakarak gitmişti.

Hayatımda öyle bir uyku uyumamıştım. Sabah uyandığımda saat sekiz idi ve vakti geçen

namaz sayısı on altı olmuştu. Biz bu namazları düşünürken midem de biriken şeytan kanı ağrı

ile birlikte bevil yoluyla dışarı simsiyah bir kan pıhtısı çıktı.


Bu büyük şeytanın şerrini ve hilelerini insanların anlaması mümkün değildir. Bizim de

başımızdan geçenleri anlatmamızda elbette ki bir ibret vardır. O gün akşam evime dönerek

boy abdesti alarak geçen namazlarımı edaya başladım. Hem dua ediyor hem düşünüyordum.

İblisin bu kadar hasımlık yapmasın da suç elbette yine kendisinin idi.


Bizim tüm çaba ve gayretimiz yaratan ve yaşatan Halik, Rahmana İnsanlığın ve diğer

mahlûkatın görevini, Azim ve Kerim olan Rabbime Hakkı ile yapması için dua etmekten

başka bir kinimiz yoktu.


Şeytanla mücadele devam ediyordu. Ezan okumama müsaade eden imamın evininin etrafını

dolaşmak için geç saatte dışarı çıktım. Ve evin etrafında bekledim şeytanların zarar

vermemesi için Rabbime dua ve yakarışta bulundum hava çok soğuk olduğu için fazla

kalamadan dönüp gelir iken, yolun sonunda bir sokak başında kuran kursu hocasının kılığına

girmiş şeytanı gördüm ve hemen anladım. Konuşmadan geçtim. Dur gitme neden selam

vermedin dedi. Sen kimsin de sana selam vereyim dedim. İtiraf etti ve devam etti. Beni şeytan

gönderdi. Sana diyor ki beni bu dünyada onun gibi hiçbir insan bu hale getirmedi.


Artık bu dünya âleminde hiçbir şeyim kalmadı. Hepsi onun duası ile helak oldu ve avenemin

yarıdan çoğu Müslüman olup sizin tarafınıza geçti, diğerleri ezan tekbirleriniz ve

yükseklerden bakan seyir bakışlarınızla yok oldu artık bizim dünyada yapacak bir işimiz

kalmadı eğer beni yanına alırsa kıyamete kadar İslam’ın hayrına çalışacağım diyor. Dedi.


Sen iblis senden hayır gelmez lakin senden zere korkum yoktur. Sana iki teklifim var bana

İslam’ın hayrına çalışacağına dair bir imza ver. İki verdiğim emri o anda hemen vakit

geçirmeden yerine getireceksin.


Aksini yaparsan senin amellerine şimdiden lanet olsun derim. Çünkü biz sana on beş gündür

hep iyi davrandık. Sen ise bize yapmadığın adiliği koymadın. Seni yanıma bize faydalı ol diye

değil. Senden zerre korkmadığım için alıyorum. Bu mücadele elbette hakkın lehine bitecek.

Biz sana savaş açmadık. Biz Allah’ u ta alanın verdiği emirlerle uğraşırken sen gelip bize

saldırdın. Bizim vazifemiz Alemlerde yaşayıp ta yaratanına boyun eğmeyen ahmak zavallılara

Azim ve Kerim olan Allah’ u Rahman dan yardım dileyerek yine onların ebedi alemini

kazanmak için Rabbime yalvarmaktır. Bu ise sence suç oldu. Ey iblis senden zerre korkum

yok, sen kurs hocası değil iblissin haydi gidelim, Müslümanların hayrına bizim verdiğimiz

emirleri yap seni yanıma alıyorum dedim. Ve oradan ayrıldım eve geldim.


1421 on dokuz Zilhicce gece saat üç Abdest tazeleyip namaz kıldım. İblis evin üst katından

ben geldim diye seslendi ve bana bir çalışma odası ver dedi. Bizde o odayı aç ve oradan

vereceğim emirleri yap dedim. Odası hakkında yaptığı itirazlarına rağmen iki parça kâğıt ı

götürüp masasının üstüne bırakıp, bunun birine imzanı at, birine de çeçen mücahitlerinin

karargâhının adresini ve komutanının ismini yaz dedim. Kendi odama gelip sabah namazını

kılıp bir süre dinlendim. Sonra yukarı çıkıp iblise bıraktığım kâğıtlara baktım. Birine imzasını

atmış. Öyle bir kalem ki kıldan ince yazısı – Ş - işaretini ortalamış üzerine – 1 - i çekmiş.

İkinci kâğıt’ a, mevki çubukluk Aslan Masadof yazmış. Adrese bir mektup yazıp masanın

üzerine bıraktım. Üçüncü gecede bize bir mektup geldi. Bu iblislerin hoşuna gitmemiş ve bizi

tehdit ediyorlardı. Bu gece hazır ol seni biz çeçen dağına çıkarıp. Hogok mağarasında

hayatına son vereceğiz diyordu. Hemen mektubu cevapladık.


Biz her zaman hazırız bizim hayatımız sona ermez dünya âlemin den cennet âlemine

Rabbimizin himayesine ve rahmetine ve mabudumun cemaline kavuşuruz. Senin ise hayatın

sona erer ve sizin bu münevver, güzel dünya hayatını bir daha bulmanız mümkün olmayacak.

Bizim hayatımız Halik’ u Rahmana mahsustur, iblislere değil. Allah’ın laneti üzerine olsun.

Rabbim Müslümanları küfür şerrinden ebedi koruyacaktır. Daha nice akıl almaz oyunlara

sahiptir bu iblis şeytan.


Rabbime yöneldim ve Allah’ım bu iblis nasıl bir mahlûk? Ne yoruluyor, ne usanıyor ve ne de

utanıyor dedim. Ya Rabbim bizi senden başka bilen yok bu iblisin şerlerinden usandım. Ne

pis kokusuna tahammül edebiliyorum ne de şerlerine aklım yetiyor. Allah’ım bunu sana

havale ederim. Sen bilirsin. Dedim ve duayı bitirdim. Fakat o an ki mahcubiyetimi ancak

Rabbim bilir. Rabbimden bunun için çok utanıyordum.


O an kulağıma kuvvetli bir ses geldi. ’’Oğlum Hamza bulunduğun yerden bir ezan oku.’’

Hemen toparlanıp ezanı Muhammedi okudum. Ezan bitince de bir ses ‘’ Komutanım,

Komutanım Peygamber geyiği geliyor. Onu yakalayın ve onun için hazırlanmış demir

kafeslere koyun onu’’ dedi.


Ve biz bir mühlet donup kaldık. Yakalanan büyük şeytan iblis sandık. Oysa tam dört sene

sonra yaylamın yanındaki köyden bir komşunun koyununu kurt kapıyor ve bizim ihtiyar

köpek kurdun elinden koyunu alıp sürüyü de kurtarıyor. Rabbimin Hikmetine akıl yetmez.

Bu komşu iftira atarak koyunu bizim yavru köpek boğdu deyip koyun parasını oğluma ödetti.

Biz ne kadar kurt yedi desek te inanmadılar.


Biz yine de anlamsız gelen bu meseleye önem vermemiştik. Tam bu günler de Allah’ u Âlem

bu insanlığın şaşırtıcı halinden dolayı bize öyle bir akıl almaz haberler verdi ki, O gün ve

geceler de dört senelik hikmetlerin en büyüğünü yaşıyor ve yerim de duramıyordum. Bu

hikmetleri özetleyerek üç mektup haline getirip yüksek mercilere göndermek üzere kasabaya

gittim. Büyük oğlum ben gönderirim gel sen bizim evde biraz dinlen ve toparlan biz seni

anlıyoruz ama sen bizi anlamıyorsun diyerek bizi eve götürdü.


İş bu gece Allah’ u Kudret il Metin şu salavatla bize dünya ve ahirette ki görevimizi

bildiriyor. Sonsuz Hamt sahibi Rahman ve Rahim olan Rabbim.


Bismillahürrahmanurrahim ‘’ Allahümme Salli ala Muhammed. Onun İçin

Yaratılmıştır cennet. O nu nurdan, Seni kordan yarattık. İkisini birbirine kattık. Onun

için onu cennetime Sultan eyledik. Seni cehenneme Komutan ettik.’’


Bu gece Hicri 1425 Zilhicce gecesi ve Rabbimden müjdelerin beşinci yılının başıydı. Ve

ertesi sabah oğlumun yardımı ile devlet büyükleri ile görüşmek için Ankara gittik yedi teşkilat

başkanına yedi mektup hazırlayıp elimle verecektim. Ve biz Ankara ya üç mektubu

hazırlamıştım ki dördüncü gece Adaleti Hikmetinin üstünde sonsuz Kudret sahibi olan, Hak

sahiplerine hakkını veren. Azim ve Kerim, Er Rahman nur Rahim, külli Şeyin Kadir, adil ve

Hâkim olan Rabbim şöyle buyuruyordu.


Bismillahürrahmanurrahim ‘’ Ey Hamimim. Hak dostunun habercisinin (Hak

Resulünün) Köpeği koyun yemez. Domuzun koyununu kurt yedi. Git yaralı domuzu vur

.’’


Saat sabahın üçü idi Rabbimin bize ne emir verdiğini hakkıyla anlıyordum. Ve düşündükçe

vücudumun her kıl dibinden damlacıklar hâsıl olup gözümün yaşına karışıp sıhhatimi sarsıyor

az bir uyuklama ile kendime geliyordum. Sonsuz Kudret sahibi; ‘’ Sizi bizden başka bir

anlayan olmaz kendinizi fazla üzmen ve ara ara yatıp uyuyun biz senin o halinden razı

olmayız.‘’ Buyuruyor. İşte kulunu Rabbi bazen teselli eder, bazen azarlar. Kulu ise onun

tesellisine de ağlar azarına da ağlar. Onun o halini ancak yaratanı bilir. Ve o kulun yetmiş

yıllık dünya hayatında da Rabbinin rızasını kazanmaktan başka bir temennisi olmamıştır. O

temenni etmeden Rabbi ona Hamt ve Şükrü mümkün olmayan nice müjdeler verip, sonra

Kâinatta âlemler nizam tutmadan, Yarattığı o Nur ve Koru haber verdi. Ve âlemlere nasıl

rahmet olunacağını öğretti. Âdemden bugüne anlaşılmayan büyük bir hadise açıklanmıştır.

KUDRETİNİN KOR u ve cehennemin KOMUTANI bu komutan orada Allah’ u ta alanın izni

ile cehennemdekilere şefaat edecektir. Nasıl? O Rabbi ile anlaşmıştır ve nasıl olacağını

hakkıyla bilir.


Rabbi onu önce cehennemlikler hakkında konuşturdu sonrada temennilerini kabul etti.


Bismillahürrahmannurrahim’’ Habibim Ahmet ve Resulüm Muhammed. Biz sizi

âlemlere rahmet olarak getirdik. Biz yarattıklarımızı hakkıyla biliriz. Sizin o güzel

niyetiniz ve dualarınız Hamt ve Şükrümüzün kabulüdür. Allah sizinle beraberdir.

Korkmayın ve üzülmeyin.’’


Elbette Rabbi kulunu bilir. Rabbinin Kulunda korkuda çoktur üzüntüde, çünkü cehennem

kapıya kadar dolmuş cennetin beşten fazlası boştur. Ve Dünyanın da Yetmişte dördü

kalmıştır. İşte böyle bir hakikat karşısında, onun Halik’ının kapısından başka gidecek hiçbir

kapısı yoktur. Ve o da bildirmiştir ‘’ Korkmayın ve üzülmeyin ‘’ Fakat biz ne kadar istemesek

te Ruh bu üzüntü ve korkuyu çeker. O hesap gününün sahibidir. Hesapları en çabuk görendir.

Onun Rızası dışında hiç kimse, Kimseyi kurtaramaz. O hesap gününün sahibi hakları zayi

etmez herkes cezasını görse gerektir. Kurtuluş buradadır ne yaparsan yaşarken yap. Hak

sahiplerine haklarını ver. Dini vecibeleri yap. Günahlara tövbe edip bir daha günah işleme.


Nur un Rahman Rahim Kor un Kudretin

Âlemlere senden Rabbim rahmetin

Böyledir el Kerim senin hikmetin

Emir sizden görev bizim ya Rabbi


Ta ezelde sana başım eğmişiz

Hikmetinde Kudretini bilmişiz

Bu Âleme görev üzere gelmişiz

Emir sizden görev bizim ya Allah


Nurun Hür Rahmandır rahmetin Rahim

Kerimsin umarız rahmetin daim

Senin Rızan için olmuşuz gaim

Emir senden görev bizim Ya Kerim


Nüf felekte tutulmamıştı nizam

Nurunda Korunda var bir intizam

Kâinat döşek -i döşenmiş hemen

Emir sizden Görev bizim Ya Azim


Âlemleri Kâinatın üstüne

Yarattın ya resullerin aşkına

Senin emrin benim başım üstüne

Emir sizden görev bizden ya Rabbi


Cennet Nurundandır bize bildiren

Cehennem Korundan görev aldıran

Bu beşerin işin bize gördüren

Emir sizden Görev bizim ya Gafur


Niçin yaratıldığımı bildiren

Dua ettirip bundan zulmü kaldıran

Gelecek yavrularımın yüzün güldüren

Emir sizden görev bizim ya Rabbi


Getirdin dünyaya zaman ahirdir

Rabbim yetmiş yıldır ömrüm kahırdı

Seyrettim bunları okur cahildir

Emir sizden görev bizim ya Hâkim


Sen bildirdim emrinizi bilirim

Hiç çekinmem on da görev alırım

Zalimin cezasını burada görürüm

Emir sizden görev bizim Ya Gafur Ya Rahim


Nur un Rahmandan Kor un Kudretin

Ta Ezelden Rabbim böyle hikmetin

Resulün Ekrem e verdin cennetin

Kor un cehennemdir senin kudretin


Kudretinden kopan kor u kim bildi

Hakikat ilmi ile müşerref oldu

Bitirdi ömrünü kapında durdu

Kor un cehennemden senin kudretin


Ahir zaman geldi beşer gaflette

Gördüm Rabbim bunlar hepsi servette

Görür Rabbim Hayır yok bu millette

Korum cehennemden senin Kudretin


Yaklaşmış kıyamet geçmişe ağlar

Cehaletin hışmı ciğerimi dağlar

Kadınlara hakkın veriyor beyler

Korum cehennemdir. Senin kudretin.


Çılgınları zalimleri görelim

Gafur ur Kahhardan emir alalım

Geldi zaman yanınıza varalım

Kor um cehennemden senin kudretin


Biz yaralı domuzla ilgili ilahi haberi gece saat üç sıralarında Ankara da yeğenimin evinde

almıştık. Sabaha kadar Rabbimin ilahi hikmeti üzerinde düşündüm. Ancak Rabbimin

Hikmetleri ve sırlarını anlamak Rabbim bildirmez ise düşünmekle veya his duygularıyla

mümkün değildir. Tam dört yıl evvel şeytanlarla savaşı bitirdim sanırken. Gecenin geç

saatinde, araba ile ortalama on saatte gidilebilecek bir bölgede, gecenin zifiri karanlığında,

ormanın içinde ulu bir çam ağacının dibinde yatan yaralı domuz u Rabbim bize bildiriyordu.

Bu yaralı domuz şeytanların babası nırra cindi. Bu ilahi hikmet karşısında kalemi bırakıp tam

üç saat secde de kaldım. Zincirlere vurulan şeytan büyük şeytan değilmiş, Âdemin ilk

düşmanı kafasına balyoz vurup üzerimize salınan büyük şeytan. Yani yaralı domuz hala savaş

halinde imiş.


Fakat hikmeti ilahi burada şeytan iki-leşmiş ti, Biri cinlerin babası nırra cin diğeri bizi

yalancılıkla suçlayan âdem in oğlu koyun sahibi insan. Biri HANNAS biri VENNAS.


Bizim burada insana değil, şeytana bile domuz demeye hakkımız yoktur. Halik el kadir olan

Allah’ u Azim şeytanlar yalnız cinlerden dememiştir. İnsan şeytanları cinlerin şeytanından

yüzlerce derece daha şerlidir. Ve yaşadığımız asırda kat kat insan şeytanlarının ileri gittiğini

gördük.

Bunun hikmetini Allah’ u ta ala bize bildirdi. Ve yine sonsuz hamt ve şükür olsun ki,

Yaratmadan evvel yaratacağını bilen. Yaşatmadan evvel yaşatacaklarını bilen. Kâinatta

zerreden küreye kendi RUH undan RUH veren. Ve Yerlerde göklerde ikisi arasında kâinatta

ne varsa âdem ’in hürmetine yaratan. Âdemden önce nice mahlûklar yaratıp bu dünya

âleminde yaşatan. En son şanına âlemleri yarattığı âdemi yaratan. Âdemin yaratılması

kıyametin yaklaşmasıdır diye bütün mahlûkatına haber veren.

Ardı ardına Resullerini yeryüzüne gönderir ve onlara emirlerini bildirir. Onlara Halifem der.

Halil im der. Kerimim der. Eminim der. Halimim der. Hamimim der ve bir garibini daha

getirip muhatap alarak der ki.


Bismillahürrahmannurrahim.’’İnsanlık adına ne düşünürsen. O ilahi indimizde

kabuldür. Sen ihtiyar oldun. Sizin gözünüzün yaşına bu arzın dayanacağını mı

sanırsınız. Korkmayın sizin Hamt ve Şükrünüz güzel niyetinize bağlıdır. Güzel

niyetinizde Halim olan Esma’ül Hüsna’ma bağlıdır.‘’


Burada Aziz ve kerim olan Rabbim insanları yine insanlar vasıtasıyla kurtaracağına işaret

ediyor. Bizim temennimiz Rabbim bu insanlığı hırpalama ilahi rahmetinle Müslümanların ve

sabilerin hürmetine dedim. Ve cevaben


Bismillahürrahmanurrahim ‘’Biz Müslümanları Koruruz.’’


Gelelim biz asıl konumuza Allah’ u ta ala şeytanla mücadelemi şahsi intikama dönüştürmesin,

Rabbim bizde Rızanı ve yardımını esirgeme deyip, araba ile on saatlik yol Anakaradan bakıp

gördüğüm ormanın içinde ki çam ağacının dibine silahımı kuşanmış vaziyette vardım. Yaralı

domuz şeytan sağ tarafının üstüne yatmış yönünü kıbleye dönmüş. Baş tarafında bir kurt, ayak

tarafında bir tilki, dikilir vaziyette gördüm. İkinci bakışımda hayvanlar yok oldu gölge gibi

oldukları yerde söndüler.


Ve Biz kuzeye geçerek yaralı domuza on adım kalaya kadar yaklaştık. Sağ ve ölümü diye

beklerken, arka sol ayağını salladı. Ve bize öyle bir garip geldi ki, İlahi kudretin Hikmeti

aklım dolaştı. Ve hemen toparlanıp geri çekildim. Kucağımda ki tüfeği omuzuma astım.

Kıbleye yönelip ellerimi açtım,


Ey Kâinatta âlemleri nurumuzdan ve korumuzdan yaratan. O âlemlere ve o âlemlerde yaşayan

akıl ermez acayip mahlûkatın Ruhunu o Nur ve Kor un karışımından veren sonsuz Kudret ve

Adalet sahibi, senden başka kimse bizi imtihan edemez. Rabbim senin ilahi hikmetlerine

bizim aklımız ermiyor. Allah’ım bize ilahi imtihanlarını kaybettirme.‘’ Diye dua mı

tamamladım. Ve şeytanı vurmadan döndüm.


Gelirken ilahi hikmetleri düşünüyordum gözlerimden yaşlar pınar gibi akıyor. Yetmiş bin yıl

Allah’ u ta alaya isyan edip, Âdeme secde etmeyen şeytanın ilahi kudrete nasıl teslim olup

kıbleye dönüp arka ayağı ile beni vur

İşareti veriyor. İşte bu ilahi hak nizam karşısında bu mübarek dünyada Rabbim bir defa daha

âlemlerde bütün mahlûkatına gösterdi.


Bundan batıl olanın haberi oldu, fakat Müslümanlar ise duymadı bile çünkü şeytan batıl

olanla işbirliği yapmış birbirlerine çalışıyorlar. Allah’ın dostu ise Allah’ u ta alanın

kapısından ayrılmıyor. Müslümanlar ona deli diyor oda dağa kaçıyor. Bakalım Rabbim ne

gösterecek. Allah’ım siz mübarek ve hayırlı eylen.


Allah’ u Aziz’ ül Kerim’ in mahlûkatına âdeme secde edin emri. Mahlûkatı arasında gerçek

bir haktı ve hakları tayin eden de, O Âlemlerin ve mahlûkatın sahibiydi. Bu süreçte yaratılan

yaratana karşı gelince akıbeti de böyledir. Burada âdem in Hikmeti, Rabbim nur undan

korundan ayırıp, nur undan cenneti, korundan cehennemi yarattıktan sonra, nur ve kor emri

ilahi gereği karıştı ve kâinatta ne varsa bu karışımdan olan ruhların tümüdür. Taşta toprakta

ruh vardır. Can yoktur ruh vardır. Kâinattan, Âlemlerden, Mahlûkattan, evvel yaratılan Nur ve

Kor mevcudatın tamamının Ruhudur. Evvelidir. Âdemin adına yaratılmıştır.


Âdemin cisminin en sonra yaratılması, mahlûkatı Kudretinin Hikmetine davet eder.

Kudretinin Hikmeti Nuru Kur’an’dır. Duadır. Yakarıştır. Emrine itaattir. Nehyin den

kaçmaktır. Hikmetin sırrını düşünmektir. Rabbimin Rızasını kazanmaktır. Dinsizlere dahi dua

etmektir.(İman ve istikametleri için )


İşte dört sene yarılı gezdikten sonra orman da büyük bir çamın dibine yetmiş yıllık düşman

iblisi yıkar dostuna da git onu vur der. Dostu da dost gibi davranır. Ve İblisin akıl almaz

şerlerini hiçe sayar. Ey Kudretinden Kor umu ayıran, Akıl almaz felaketler ve depremlerden

kayıran, sellerle yarıştıran, şimşeklere karıştıran, meleklerle konuşturan, dünyaya geldi geleli

bütün iblislerin peşimde olduğunu bildiren,


‘’ Ey İbrahim Halil Muhammed el Emin. Biz seni İki mübarek anadan dünyaya

getirdik. Sen İbrahim Halil’in torunu ehli kutup umsun sakın kimseyi incitme. ‘’


Buyuran, Rahman nur Rahim olan Allah’ım. Bu iblisi biz vuramıyoruz. Bizi bağışla. Ya

Rahman Ya Rahim deyip oradan yaylanın evine gelip tüfeği ve cephaneyi bırakıp, bizi

taksisiyle yaylaya getiren yeğenimle Kasabaya geldik. Yalnız şeytan iblis ile mücadele emrini

veren, âlemlerin Halik-ı- Mutlak Adalet sahibi. Âlim Azim, Hâkim olan Allah’ u ta alaydı.

Öyle ise bu durum karşısında ne yapmalıydım?


Bize daha önce, beş sureyi kerimeyi aralarda okuyarak tam bir- EUZÜ – tespihi verilmişti.

Bu tespih, Allah’a inanan gerçek iman sahipleri için haktan gelen gerçek bir manevi silahtır.

Kıyamete kadar Müslüman bu tespihi, durumuna göre haftada, ayda, üç ayda bir kez olsun

yapmalıdır. 2000 Yılı sonunda cinli şeytan kalmadığı bildirildiği halde onlarda kat kat güçlü

insan şeytanları hala devam ediyor. İnşa Allah bunlarda önümüzdeki asırda yok olacaklardır.

Yalnız savaşsız. Nasıl Allah’ u Rahmandan nasıl diledimse öyle. İnşa Allah tüm insanlığa

mübarek olur.


Onun için insanlık durdukça Şeytan olur. Fakat önümüzde ki dört bin yıl Şeytanların değil.

Müminlerin asırlarıdır. Bu asırlarda şeytanlaşmış insanlar gizli yaşarlar onları Müslümanlar

fark edemezler. Yalnız o insanların içerisinde mümin ağır basar ve kötü insanları çabuk

İslam’ a kazandırırlar.


Müslümanlar kötü insanları anlayamaz demiştik. Çünkü iman inandım demek değildir. Seni

şeytanlaştıran nefis denen Cehennemin Kor undan yaratılan o dik başlı Ruh u bilmek

lazımdır. İşte müminler bu asi ruh ile savaş verir iken şeytanlaşmış insanları tespit edip

Müslümanlara haber verirler onların şerri Müslümanlara dokunmadan, Ya hak yol İslam’ a

girerler ya da yok olurlar.


Müminlerin gurubundaki insanlar çalışırlarsa çok çabuk evliya gurubuna geçerler. Allah’ u

Âlim’ in izni ile insanlık kitabını insanlığa hâkim eder. İnsanlık durdukça- EUZÜ – tespih

olmalıdır.


İnsanlık çağdaş olduk ve teknikte maddeye hâkim olduk diyorlar. Doğrudur. Sizin sahip

olduğunuz maddedir. O maddenin sahibi kimdir? O sonsuz kudretin rızasına da sahip misiniz?

Biz de maddenin sahibiyiz diyenlere bu soruyu sorarız. Onlarda bize sana hesap vermek

zorunda mıyız derler. Evet bu da doğrudur. Onlar bize değil bu mülkün sahibine ve maddenin

mana kudretine, çok yakında bu nimetlerin hesabını vereceklerdir. Allah Azimdir Kerimdir.

Külli Şey in Kadir’dir. İnşa Allah. Hesap yakındır. Onlarda ruh eksiktir manayı görmeleri

mümkün değildir.


MANA: Yetmiş bindallı bir Hak ağacıdır. O ağacı öğrenmek için Allah’ u ta Alanın kitabı

Kur’an-ı Hâkimi okumak lazımdır. Okuyup bu nimetin hesabını verecekler. Allah’ u ta alanın

kitabını da bu beşere hâkim kılacaklar.


Sıra insan şeytanlarındadır. İnşa Allah onlarla mücadele kolay olur. Ve bu insanlıkta haberi

olmadan içine düştüğü bu cehalet batağından Allah’ u ta alanın izni ile İlahi Rahmeti ile

kurtulur. Allah’ım Razı olduğun kullarının dualarını kabul et Kara günde bütün insanlığı her

türlü felaketten koru onlara iman nasip et senin kapından başka kapı tanımam. Âmin.


İblisi vuramadığımın gecesi E uzu u tam tespih yaptım. Ve iki mesele üzerin de sonunun ne

olacağını Allah’ u ta aladan dua ile temenni ettim. Sabah namazına az bir zaman kala iblisin

öldü haberi ve diğer mühim mesele meleğim ERHAMÜR ikram tarafından bize haber verildi.


Gerçek iman sahibi Müslümanlar için Allah rahman er rahimdir. Allah gerçek iman sahibi

müminlerin hatırına bu mübarek arzı rahmetini nimetini tamamlar bunu gene müminler bilir.

Hamt eder şükreder. Onların hiç haberi olmadan, İmansızlar onların düşmanı olur. Hem de

gece uykuda sabi sübyan demeden bombaları ben insanlığa demokrasi getireceğim diye atar.

Müslümanın gam ve kederini artırır ve kanını dökmekten başka bir şey yapamaz.


Ey insan senin bu hale saçma sapan dinler getirmiştir. Ey Müslüman seni bu hale lüzumsuz

Mezhepler getirmiştir. Ey insanlık lanet olsun IRKIM diyene. Ey insanlık insan değilsin sen

çok yakında ne olduğunu göreceksin. Biz senin Altmış beş bin yıllık geçmişinin de seyrini

yaptık. Ve Bundan kıyamete kadar geleceklerin nasıl yaşayacağını da öğrendik.


Ne giden cehennem sorumlularının cezasını, Nede yaşayan günah yükümlülerinin günahını

Allah’ u ta ala Müslümanlardan sorar. Yalnız Müslümanın Allah’ u ta alanın emirlerini

bilmeyenlere anlatması Allah’ u ta alanın emridir. İşte bunu bile yapamayan Müslümanlar

yazıktır ki kendi evlatlarını da elden çıkarmışlardır. Bunun birçok sebebi vardır. Yazmakla

bitmez. Fakat biri küfrün toplumda ağır basmasıdır. İki Müslümanın Allah’ u ta alanın

emirlerini hafife almasıdır. Ve nefis ağır basıp hem yöneten ve hem yönetilen Müslümanlar

sınavı kayıp edip küfrü zirveye çıkarmışlardır. Sonra da Allah’ u ta aladan değil kulundan

korkmaya başlamışlardır. Bu korkuda haklıdır çünkü geçmişte kendisi bu fırsatı küfre

vermiştir. Ya Şimdi Ne olacak?


Ey Müslümanlar o kâfirler sanırlar mı ki Allah’ u Azim’ u şan kâinatta bir zerre kâfirin

hizmetine yaratsın onlar Allah’ u ta alanın Müslüman kullarının hürmetine bu mübarek arzın

âdemden bu güne nimetlerini yiyip içtiler. Onların bu dünyanın nimetlerini niçin yediklerinin

hikmetini Allah’ u ta ala Müslümanlara sezdirmedi. İmtihan dünyasıdır dediler, evet amenna

Rabbim öyle dilemiştir amma, Rabbim onu yaratmadan öce nasıl yaşayacağını biliyordu. O

zaman ne yapmak lazımdı? Başta peygamberler ve evliyalar, Mümin ve Müslüman Allah’ u ta

alanın emirlerini hakkıyla yerine getirmeliydi. Fakat dua da( Hikmeti İlahi ) yetersiz kaldılar.


Allah’ u ta alanın emirlerini Müslümanlar hakkıyla anlayamadı. Yönetenler dinlerini

öğretmedi. Âlimler nefsani yaşamaya başladı. Böylece küfür Müslümanı kıskıvrak sardı.


Ey Müslüman ve Mümin kardeşlerim ve yavrularım sizin yapacağınız, Namazlarınızı

vaktinde ve hakkıyla kılın. Namaz sonrası ailenizden başlayıp Müslümanlar başta olmak

üzere bütün insanlığa dua edin. Dünyanın neresinde olursa olsun hükümete karşı gelinmesin.

Ve izinsiz veya izinli eylemlerden sakınılsın. Futbol sahalarından dini ve önemi olmayan

konferanslardan uzak durarak toplantılara gidilmesin. Her işiniz de Allah’ u ta aladan yardım

isteyin Dini konular üzerinden hiç kimse ile tartışmayın.


Bismillahürrahmannurrahim.

Ey Müslüman ve münevver yavrularım. Sizin dualarınız bundan Altmış yıl önce başlayıp iki

bin yılının sonunda, sizin inanıp baş eğdiğiniz. Kıyam, rükû, secde ettiğiniz. Azim Kerim

Rahman nur Rahim olan Allah’ u Âlemin başta siz Müslümanlar olmak üzere bütün insanlığı

kurtaracağını, Elhamdülillah kendi kelamından bildirdi. Sonsuz Hamt Şükür ona olsun ve

dahi bundan kıyamete kadar dünyaya gelip cennetin üçte birini dolduracak olan mübarek

Müslüman milletimin Hamt i Şükrü, Alemlerin Rabbi olan Allah’ u Halik u Mabuduma olsun.


Ey Münevver vahdaniyet köprüsünün üzerinde geçmekte olan yavrularım korkmayın ve küfre

sataşmayın. Allah sizinle beraberdir. Bu Mübarek Arz ı alanın tapusu siz Müslümanlar adına

alınmıştır. Siz Allah’ u ta aladan yardım isteyip bekleyin. Görün Rabbim neyler. Neylerse

güzel eyler. Göresiniz İslam neymiş. Kur’an neymiş. İman neymiş. Hayâ neymiş. İrade

neymiş. Hayvani nefis nasıl dizginlenirmiş. Bunları Rabbim Allah’ u Âlim’ ül Kadir insanlığa

gösterecektir. İnşa Allah. İnsanlıkta Allah’ u ta alanın nuru hangi ülkede tamamlanırsa o

ülkede ilk bayramı yapar. Bayramın adı, KUDRETİL KADİR bayramıdır. İlk bayram yapılan

ülkeden dünya devletleri yönetilir. Allah’ u alanın nurunun tamamlandığı ülkeler de ilk

bayramın kutlandığı gün takip edilerek bayram yaparlar o gün değiştirilmez. Kurban bayramı

gibidir. İnşa Allah Rabbim Müslüman kulunu sever ve o kuluna yardım eder.


Bismillahürrahmanurrahim

Hacı hacca gider bayram orada

Benim yaram kanar durmaz burada

Oraya varmadan kapın burada

Allah bu bayramı mübarek eyle


Bayram gelir sevinç çökmüş kuluna

Yetmiş yıldır yürüdü hakkın yoluna

Duası ile gelen Salih kuluna

Allah bu bayramı mübarek eyle


Duaların kabul diyor kelamın

Lebbeyk ya Rahman verem selamın

Kurtarırsın aciz kalmış insanı

Allah bu bayramı mübarek eyle


Bir nesil geliyor akıl mı alır

Hikmetinin sırrını yaratan bilir

Zamanı gelince insanlık görür

Allah bu bayramı mübarek eyle


Gafildir sapıtmış çıkmıyor yollar

Beşerdir şer için hazırdır kullar

Gitsin yaradanım karanlık günler

Allah o bayramı mübarek eyle


Bilmez bu bayramı Rabbim kulların

Hidayet ya Rahman diyor dillerim

Aç Allah’ım Müslümanın yolların

Rabbim bu bayramı lütfundan gönder


Lütfet yaradanım kulların gülsün

Küfür cehenneme çığ gibi insin

Simsiyah bir Kor dur varınca görsün

Rabbim bu bayramı lütfedip gönder


Kapına geldim de dönek bilmedim

Rahmanımsın Rahmetini diledim

Bir ömürdür insanlığa ağladım

Rabbim bu bayramı lütfedip gönder


Halik sın Rahmanım kapına vardım

Yetmiş yıl bir süre kapında kaldım

Rahmetinden mağfiretini umardım

Rabbim bu bayramı lütfet kuluna


Sana dönem Rabbim kabul etmedin

Eridi vücudum dizim tutmadı

Açtın kapıların aklım yetmedi

Rabbim bu bayramı mübarek eyle


Euzübilahihmüneşşeytannırracin Bismillahürrahmannurrahim

Şeytan nırra cinin ve diğer iblislerin şerri. 25/01/2001


Bugünkü beşeriyetin bizim şeytan ile mücadelemizi anlaması ve inanması mümkün değildir.

Biz yine de anlatmaya devam edeceğiz. İblislerle verdiğimiz mücadelenin ne zaman

biteceğini ve sonunu bekliyorduk. İnsanın şerlileri bunlardan yani iblislerden çok daha

şerlidir. Şerleri karşısında sabır edersin, onlardan uzak durursun, vurursun veya ölürsün

sonuçta bir mücadele örneği verebilirsin.


Fakat bu cinni iblislerin konuştuğu duyuluyor, görünmüyor. Görülüyor tutulmuyor. İnsan

kılığında şeytan konuşuyor. Domuz görüyorsun iblis konuşuyor. Kurt, Tilki, Kedi, Geyik

Keçi, Horoz( bir cinsinin şekline giremez), Kılığında görünüyor, İnsan konuşması ile

sesleniyor. Öyle bir Türkçe konuşuyorlar ki insanı düşündürüyor. Yazıları aynen kopya

edebiliyorlar. Bizim yazımızın aynısını çok güzel yazabiliyorlar. Önce ki sayfalarımızda

yazdığımız üzere bu şeytanlarla mücadelemiz sırasında daha birçok şerlerine şahit olduk.

Bunların altı tane şerrine de aklım yetmedi.


Yine de bizi yenmek için hiçbir deva bulamadı. Bu mücadele sırasında çok ciddi üç defa

bunaldım. Kadir’ ün Kudret olan Allah’ u Azim’ mü şan, elbette ki dostunun şeytanlarla

mücadelesi görmektedir. O bunalım zamanlarımda Peygamberlerin den birini görevlendirip

bulunduğu yerden bize bildiriyor ve ara ara seslenip Allah sizinle beraberdir, korkmayın ve

üzülmeyin diyor. Rabbim bütün kalplerdekileri bilir. Ve Allah’ u ta alanın dostu da Rabbine

verdiği sözü bilir. Ve aradan dört yıl süre geçip Rabbim vur emri verip te iblisin o halini

görünce, Güya o kadar yiğit bize hiç hayat hakkı tanımayan iblis yan üstü yatıp Allah’ u

alaya öylesine teslim olmuş ki yerinden bile kıpırdamıyor. Onun o halini gösteren Rabbimin

böyle bir kudreti karşısında onu vurmayı bırak, biz kendimizi bile zor ayakta tuttuk.


Rabbimin İlim ve Kudreti, Hikmeti tecelli edince Rabbimin yardımı olamazsa insan bir nefes

bile yaşayamaz. O anda akıl duruyor ve Hafızana zerre bilgi inmiyor.


Biz yaralı domuzu vurmak için giderken kulağımıza gelen ses diyordu ki, Yaralı domuz

iblisin yanında iki kutup var. Kurşunların onlara değmesin. O an sarsılmıştım bizden sonra

kıyamete kadar dört bin üç yüz yıl ve kıyamete kadar Müslümanı altmış üç kutup götürecekti.

Bu yaralı domuz iblisin yanında kutup ne gezer diye anlam veremiyordum. Oraya varınca

yaralı domuzun ayak tarafında bir tilki, baş tarafında bir kurt dikildiğini görünce, Hikmetin

sırrı gönlümde aydınlanmaya başladı.


Ey benim Rabbim sen dostuna neler gösterirsin, Sen Subhan sın, Azim sin, Küllü Şey in

Kadirsin. O Tilki ve Kurt bizi görünce gölge gibi kayboldu. Hadiseyi anladıktan sonra bir dua

yapıp oradan ayrıldım. Dört bin üç yüz yıllık insanlığın hayat takviminde son üç yüz yıl

kıyamet asırlarıydı ve Fitne asrında İnsanlığı idare edecek adamın işareti o tilki, Fasık çağında

kinin işareti ise o Kurt tur. Orta da yatan yaralı domuz iblis şeytan kıyametin koptuğu

Münafık asrıdır. İşte bu üç hayvan simasında görünen insanlar kıyamet asırların da o insanları

idare eden insanlardır.


Gelelim bu güne, kıyamet asıların da insanlar üç grup günahkardır. Ya şimdi, tam yüz katıdır.

Hz Muhammed (s. a. v.) gelişinin zamanında insanın günah işleme hali de yirmi derece gibi

bu bile çoktur. O gün yüz karasından korkulurdu. O gün böyle katliam da yoktu. Bu gün

maddenin gücüne güvenen toplu katliam yapıyor. O günlerin yüz karası belki de bu günlerin

yüz akı konumundadır.


Kıyametin son asrın da ki insanlar da, Din, Mezhep, Irk, Ayrı görüş, Ağır Günah, Savaş gibi

şeyler olmayacaktır. Bütün dualarımızı kabul ettiğini bildiren, Kadir’ il Kudret olan Allah’ u

Ali’ il Azim onların üzerine tatlı bir meltem estirir ve onlara kıyametin dehşetini göstermez.

Âmin-Amin. Elhamdülillah i Rab bil âlemin İnşa Allah Er Rahman Rabbimden umarım. Bize

güven veren Rabbime Hamt şükür derim. Allah’ım insanlık senin Nur’un ve Kor’ undur

derim. Ya meleklerden üstün, ya hayvanlardan engin.

Allah’ım siz den korkarım. Yaz dedin yazıyorum. Zalimleri biz değil siz terbiye edeceksiniz.

Bizi sorumlu tutma senin her şeye gücün yeter. Her şey senindir. Âmin.


İnsanlığın yapacağı görev Allah’ın yolu İslam’ın Kitabı Kur’an-a ve Peygamberimiz Hz.

Muhammed (sav) me Iman’dır. Bu da İnşa Allah’ u Rahman Rabbimin iradesi ile

dualarımızın hürmetine gerçekleşecek Allah’ u ta ala nurunu tamamlayacaktır.


Bismillahürrahmannurrahim. Hicri 421 sefer Miladi 2000 ve 2001 yılı Allah’ u ta alanın emri

ile ERHAMURİKRAM isimli bir melek Rabbim den aldığım ilahi müjdeleri anlayamadığım

zaman gelerek hakikati bize açıklıyordu. Yukarıda ki tarihin bir kuşluk vaktin de gelerek bize

Allah’ u ta alanın selamını söyleyip dedi,


Bismillahirrahmanurrahim ‘’ O, iblisin imha edilişinin hikmetlerini yazsın. ‘’ Ve

hemen yanımda bulunan ve ikinci emri olan defterimi açıp şunları yazdım.

1) Allah’ım sizin İlahi İradeniz ve Adaletiniz.

2) Allah’ım peygamberim Muhammet (sav) hürmetine


3) Kıyamete kadar İslam’ın hayrına çalışacağım deyip imza verip sözünde durmadığı

için. (iblis şeytan için)

4) Bu kulunu şeytanlarla imtihan ettiğin için ya Rabbi

5) iblisin nasıl bir kul olduğunu âlemlere gösterdin. Adalet sahibi Âlim, Hâkim olan

Allah’ u Gafur deyip bekledim.


Aradan üç sene geçmişti meleğim ERHAMURİKRAM gelerek siz Şeytanın Helak oluşunun

hikmetini bilemediniz. Bunun üzerine doğrusunu Rabbim bilir dedim. Ve Meleğim açıkladı.


Bismillahürrahmanurrahim ‘’Siz on yedi yaşındayken hayvan sürüsünün yanından

Cuma namazı için akşamdan köye gelmiştin. O ay ramazanı şerifin üçüncü gecesi idi.

Teravi namazı için camiye varınca, camiyi kapıya kadar dolmuş gördünüz ve Allah’ u ta

alaya şükrettiniz. Sonrada kalbinizden güzel bir niyet geçti, niyetiniz şöyleymiş,

Allah’ım kendinden başka bir varlığa daha secde emri verseydin. Şu cemaat a secde

ederdim. İşte bu güzel niyetiniz. O iblis nırra cin in Helak oluşuna sebep olmuş ve bütün

cin’ i şeytanlar helak olmuştur. ‘’


Ayrıca ve yukarıda işaret olunan sebeplerin de hepsi doğrudur. Allah’ u ta alanın iradesi

dışında hiç bir hayırlı hadise başarı gösteremez. Allah şerri irade etmez kul şerri kendisi işler.

Rahmet peygamberi Muhammed aleyhi selam olmasaydı acaba biz bu mübarek İslam’ı ve bu

mübarek Kur’an’ı nereden bulurduk.


İblisten korkmayarak yanımıza alıp imzasıyla birlikte sözde almıştık, o da iblisliğini yaparak

sözünde durmamıştır. Allah’ u ala bizi şeytanlarla imtihan etti ve imtihanı kazandırdı. Şeytana

kulunun azmini ve iradesini gösterdi. Sonsuz kudret hak ve adalet sahibi odur. Ne dilerse öyle

olur. Bizler ise sonunun ne olacağını bilmeden Rabbimizin emrinden çıkmayız ve Rabbimizin

yardımı ile istek ve tam bir arzu içerisinde insanların şu an için anlayamayacağı birçok

manevi işler görürüz. Allah’ın izni ile ileride gerçekler anlaşılacak ve Allah’ın vadi ve kudreti

görülecektir.

Blogger tarafından desteklenmektedir.