Ads Top

Hikmetli Müjdeler 3.Bölüm


EZUBİLLAHİMİNEŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHÜRRAHMANURRAHİM


Birinci semada gerçekleşen iblis şeytan ile yapılan hak mücadelemizden azda olsa

bahsedeceğim. Yaradılış hikmeti gereği rabbim bize bunları yaşattı. Gelecek yavruların duası

yapıldı onlar bize hakkı ile inanıp yazdığımız her satırın hakkını vereceklerdir. Sakın

demeyesiniz ki hiç böyle şey olur mu unutmayın ki mahlûkatın sultanı insandır. Rabbim

Kudret bir kulunu çıkarır âlem işleyişlerine komutan yapar. Müslüman kardeşlerimiz olan cin

âlemi kurtulmadan insanlığın kurtulması çok zor olur. Bugünkü zalim insan şeytanı

şeytanlaşmış insan tüm şerlerini bu kâfir iblis cinlerle bir olup yapmıştır. Hamt olsun Kahhar

Celal Cebbar Aziz Rabbime iblislerin akıbeti 90 günde bitti. O âleme hak ebede kadar daim

olacak. Onlarla işbirlikçi insan şeytanları 2000 yılından sonra işbirlikleri bittiği için şakın

vaziyette elindeki tüm imkânları ile zülüm yapmaktan geri durmayacaklar. Onlarında akıbeti

yakındır. Süreç başlamıştır 2030 yıllarına kadar görünür hale gelir ve 2090 kadar insan

şeytanlarında akıbeti yavaş yavaş son bulur. Neden mi bu süreyi rabbimden biz istedik de

ondan masunlara fazla zarar gelmeden bunlar içimizden çekip gitsin dedik. Bu süreç önce

güneyden sonra batıdan sonra doğudan en sonda kuzeyde tamamlanıp bu mübarek arzı ala

4.000 yıl Rahman rabbimin muradı ilahisine uygun yaşayacaktır. Bize hakkı ile bildirilen

resullerin hayatını unutmayın bu yaşadıklarıma aklınız ermese bile Allah bilir deyin yeter.

Bilin ki kimseden bir hak talebimiz olmadığı gibi bir menfaatimizde yoktur.


Azda olsa izaha geçelim 1421 Zilhiccenin onunda başlayan savaş rebul ayının sonunda

durdu. Bu savaş başlamadan önce bize dünyanın hayat takvimini çizdiren küllü irade Allah’ u

âlem insandan gayrı bütün mahlûkat dinledi. İşte o zaman cinlerde duyup bize karşı durması

için imansız cinliler babaları nırracin i bize göndermişler. Nırra bize gelerek ben gece

namazımda iken gelip sessizce sol tarafıma oturdu ve dedi ki biz seni 6 yaşından beri

gözlüyorduk sen hep adaletten haktan bahsedersin dünyanın ömrünün 4000 yılını

Müslümanlar için aldın Yahudi ve Hıristiyanlara hiç vermedin.


-Dedim sen ne istersin benden

-Dedi bu ömürden 2 bin sene isterim

-Biz dünyanı ömrü benim değil ki sana vereyim biz sadece dünyadan küfrün kalmaması için

dua ettik dünyanın ömrü Allah u Halik’ındır var git nırra yanımda durma biz seni hiç

sevmeyiz dedim gitti.


Fakat ertesi gece yine gelip,


-Beni bırakmıyorlar gönderdiler senden bin sene olsun istiyorlar bana madem bin sene de

alamıyorsun o zaman sen niye bizi tanrıyız diye eğleyip duruyorsun diye bana soruyorlar ne

olursun sen bana bin sene veriver dedi.

-Dedik mümkün olmaz çünkü bu mübarek arzı ala rabbimindir.

-Madem senin değil öyleyse bize o takvimden bin sene ver.

-Bizde dedik ki madem öyle ise siz Müslüman olun değil bin sene dört bin seneyi yaşayın.

Bunu üzerine çaresiz kalkıp gitti.


Ertesi gece yine geldi ve


-Gene geldim dedi.

-Geldinse söyle bakalım ne dersin dedik.

-Dedi biz senden 500 sene isteriz sen bu zamanı vermez isen beni öldürecekler ne olursun

bana 500 seneyi ver.

-Biz bire iblis eğer sen doğru konuşuyorsan sana beş yüz seneyi veririm. Seni nasıl ve nerede

öldürecekler.


-Nırra dedi biz cinliler üç ırk üzere yaratılmışız kem cin, sara cin, mazlum cin olarak. Kem ve

sara cinler bizi yakalayınca biz üç yaşlı bir domuz oluruz ve bizim başımıza bir demir halat

takarlar insanlara verirler onlarda başıma bir demir balyoz vurarak beni öldürürler. Eğer

ellerinden kurtulur isem gelir seni öldürürüm dedi.


-Biz hangi ülkede bunu sana yaparlar dedik söylemedi yalnız o ülkenin İsrail’in başkenti tel

Aviv olduğu Rabbim İzzet tarafından bize bildirildi.


-Biz dedik vara iblis senin başına bir çürük halat takacaklar, sende halatını kırıp bizim

üzerimize gelirsin geldiğinde bizi öldürebilir isen biz sizden can talebinde bulunmayız haydi

git seni yanımda görmek istemiyorum. Çünkü sen hep ölü ölü diyorsun oysa biz Müslümanlar

bir salavatı şerif bir de kelime i şahadetle Allah’ u Rahmana kavuşuruz. Sübhan el Kerim

Rabbime vasıl olur ve CENNENUR diye bize bildirilen âlemde misafir oluruz. Siz imansızlar

ise ölürsünüz Kahhar Rabbimin emriyle cehennemin CEZA gör âlemin de ebedi ceza

görürsünüz. Biz ne cin ne de insan şeytanından korkarız külli iradenin huzuru karşısında baş

eğer huzuru Rahmanda tevekkül eder dururuz haydi git bir daha seni yanımda görmek

istemiyorum.


Bunu üzerine gitti ve üç gün ve gece görünmedi ve bir gece kulağıma bir ses uğultusu

geldi. Dinledim ses dalgaları dünyanın her tarafından dinleniliyordu ben de dinledim ses söyle

diyordu nırra şeytanın ölüm recimi nerede uygulanıyor. Görenler görmeyenlere diyordu tel

Aviv de televizyon binasının altında başına bir balyoz vurulup kaçırılmış nereye gitmiş

Anadolu ya geçmiş dediler ses kesildi ve biz anladık ki iblisin başına balyoz vuruldu ve bizim

canımıza kast etmek için geliyor.


Bizim evin duvarının başında aslı olan bir poşet torba vardı bu torba gece getirilip

yatağımın baş tarafına konmuş bu poşet torbanın içinde dünyanın çeşitli bölgelerinde gaybi

olarak gönderilmiş on mektup ve altmış kadar tebrik tenkit yazıları var idi. Bu poşeti duvar

başında göremedim aradım bulamadım abdest alıp odama varınca mektupları yatağımın

üzerinde saçılmış dökülmüş gördüm poşeti de üzerine atılmış mektupları poşete doldururken

ellerimi şiddetli bir zehir sardı hemen dışarıya çıkıp ellerimi yıkamak istedim odamdan

çıkınca salonu simsiyah bir dumanla kaplanmış gördüm ve önce ev yanıyor sandım ateş

dumanı olmadığını anladım çünkü ağzımdan burnumdan mideme bu duman yağ gibi iniyordu

bu hal nedir diye dumanı inceledim o sırada dumanın içinden bir kara kedinin tuvalete

kaçtığını gördüm sonra artık evde durman mümkün olmadı çünkü dumanın bulaşıcı bir hali

vardı 15 şubat gece saat 3 – 15 derece dışarı çıkıp avluya indim yıl 2000 bin avluda bulunan

çeşmeye bir hortum takıp sabunla her tarafımı ovaladım bu kerede üşüdüm eve çıktım

salondaki duman devam ediyordu ibliste tuvaletin lavobasından çıkmış lavobanın pisliği ve

bir yandan başından akan kan damlaları kilimlerin üstünde görünüyor bizimde ellerimizden

saran zehir içimize işledi omuz hizalarımdan bütün vücudumu sardı ve solumuş olduğum

duman kan buharı midemde elma büyüklüğü kadar oldu bu buhar nırra cinin başından akan

kanın buharıydı zehir ise mektuplar üzerinde ki zehirdi biz bu halden rabbimize sığındık ve

dua ederek ya Rab bu ne haldir dedik.


O anda kulağıma semadan bir insan sesi geldi. ‘’ Oğlum Hamza sana domuz kanı

yutturdular eroin zehri ile zehirlediler korkma Allah seninledir.’’ Dendi ve ses kesildi.


Artık evde de durmak mümkün değildi çünkü evde nırranın başından akan kan

lekelerinin işaretleri tuvalet necasetlerinin damlacıkları görülmekte idi. Kendisi de ön camdan

çıkmış bizi seyretmekte idi bizde donmamak için avluda hareket halinde idik. Sabah ezanı

okunurken bize bir hüzün çöktü. Çünkü yaralı şeytan nırranın kanı midem de deyip bu namazı

eda edemeyecektim ve bu hal üzere 17 vakit namazım geçti. O gün sabah ışıyınca iki hanım

evladım hasta diye bize geldiler ve dediler babacığım sabahın soğuğunda avluda bu hal üzere

ne gezersin. Dedim haydi yukarı çıkalım ve çıktık. Dedim kilimlerin üzerinde kan veya ceset

var mı dediler biz göremiyoruz öyleyse bunları kaldırıp yerine tazesini serin tahtaları silin

pencereleri silin. İşte bu duman on yedi vakit midemde kaldı bu zamandan sonra gusül edip

namazları kaza yapabildim. Eğer pencereler sağlam olur ise bu cin şeytanları odaya giremez

biz betondan yapılmış bir ev odasında bir gece istirahat ettikten sonra sabah ışır iken defi

hacet sırasında elma büyüklüğünde kan pıhtısının düştüğünü gördüm hamd olsun içimizden

atmıştık.


Bu nırranı lavaboya girme hadisesi iki olmuştu son hadiseden dolayı lavabonun

deliğini çaktım kapadım çünkü çıkıp gelip şerlerine devam ediyordu. Bir gece yarısından

sonra dışarıdan bir kız çocuğu Mehmet hocanın evi yanıyor diye çağırıyordu. Biz bunun iblis

şeytan olduğunu anladık hemen dışarı fırlayıp Mehmet hocanın evine vardık. Fakat yanma

yoktu yine de evin etrafını dolanıp dua ettim ve iki saat evin çevresinde dolandım. Çünkü bu

Mehmet hoca bize cin savaşının en şiddetli zamanında camiden ezanı Muhammed iyeyi

okumama müsaade eden Recep oğlu Mehmet Uslu bu ezanın sabah ezanından yarım saat

evvel okunması gerekiyordu bizde bu sayede o camiden okuyor idik ev yanında bulunan

merkez camiden okumak mümkün değil izin vermiyorlardı.


Mehmet hoca bize minareyi vermiyor fakat mikrofonu açık bırakıyordu onun için nırra

cin ve avanesi Mehmet hocaya aşırı kin duyuyorlardı ve Mehmet hocaya yazılan tenkit ve

tehdit mektupları bize geliyordu. Biz mektupları okuyup topluyoruz işte bizi bu mektuplar ile

zehirlemişlerdi bu mektuplar bize cinlerin elinden alan cehennem melekleri getiriyordu

bizden de cin şeytanlarını kullanarak çalan ve bizi zehirleyen insan şeytanlarıydı buraya

açıklama yazacağım.


Mehmet hocanın evini dolanıp dua edip gece eve gelirken bir sokak başında

mektupları zehirleyen hocanın şeklinde bir insan dikiliyor gördüm. Hemen yolun solundaydı.

Üç adım attım dedi dur gitme. Durdum dedi neden selam vermezsin. Dedim sen kimsin sana

selam vereyim. Ben Kur’an kursu hocası ismet hocayım dedi, Ben inanmam bu saate kursun

hocası burada ne gezer sen şeytansın dedim. Tekrar ısrar etti. Öyleyse söyle bakalım şeytan ne

dermiş dedim.


- Diyor ki Âdem den bu güne ben böyle bir cin düşmanı görmedim ordularımı helak etti beni

yakalattı dedi.

- Ben sordum helak olan ordusu ne kadarmış 11 miyar civarı imiş lakin yarısı telef olmuş.

- Ya şimdi ne istiyor diye sordum

- Diyor ki beni yanına alırsa İslam’ın adına kıyamete kadar çalışırım.

- Dedim ondan İslam’a hayır gelmez lakin bunca zamandır onlarla çarpışıp ta Allah ın dostu

şeytanlardan korktu dedirmeyeceğim onu yanıma üç şart ile alırım bir yalan söylemeyecek iki

çağrınca hemen yanıma gelecek üç verdiğim emri hemen yapacak ve bir imza verecek.

- Dedi tamam


Bende eve geldim abdest tazeledim. Bir ses dışarıdan geldim diye seslendi. Evin üst katında

yarı mahsul dolu bir oda var idi odada birde masa vardı. Sanki bize İslam’ı öğretircesine, bana

bir çalışma odası ver dedi, bende o kapıyı aç orada bir masa vardır orada bekle dedim. Dedi

burası uygun değil, bende benimde samanlıktan başka uygun yerim yok idi orası da bana

uzaktı dedim. Sonra vara iblis git bir suya çalkan orada bekle biz ibadette iken gelip yanıma

otururken bizden hiç müsaade almıyordun lavaboya kaçarken buraya gireyim mi demiyordun

bizim iblislerin aklına ihtiyacımız yoktur orada bekle geliyorum dedim. Ve iki tebrik

büyüklüğünde kâğıt parçası alıp oraya çıktım. Dedim iblis bu kâğıdın birine imzanı at birine

de çeçen komutanının adresini yaz deyip aşağıya indim.


Hicri 15 muharrem 1421 saat 11 gece idi sabah vardığımda kâğıdın birine öyle bir

imza atmış ki akıl duruyor. Kıldan ince zeytin ü bir rengi var ve ‘’ S ‘’ harfini ortalayarak

üzerine bir ‘’ I ‘’ harfini çekmiş. Bu şekli benzetmek mümkün değil. Kâğıdın diğerine de

çeçen komutanın ismini ve adresini yazmış. Mevki çubukluk Aslan Masat oğlu ben bu

komutana mektup yazdım. Dedim ki aslan paşa bu yaptığın yanlış sen küfrün bir kanadına

yaslanıp Müslümanları yaktırıp şehirlerini yerle bir ettiriyorsun bari Rusya ya dayanmalıydın

çünkü dedenin asrı değil bu asır. Mektubu yazıp zarfa koyup imzanın yanına masanın üstüne

bıraktım. Üç gün ve gece orada durdu gitmedi. Yine bir sabah kalktığımda mektubun

gitmediğini görüp akşamı bekledim gece saat on bir de mektubun ve imzanın olduğu odaya

çıktım mektubu ve imzalı kâğıdı alıp cebime koydum. Ve iblis diye selendim onu çağırmanın

usulünü biliyordum dünyanın hangi ucunda olur ise olsun 6 dakikada bize ulaşır bu zaman

içerisinde geldi ve masanın üstüne tebrik büyüklüğünde plastik kart üzerine yazılmış bir

mektup koydu. Biz mektubu masanın üzerindeyken okuduk. Gelen mektup bir silahlı güç

komutanlığına yazılıyordu aynen şöyle diyordu ‘’ komutanım bu adamı bu gece yakalayıp

öldürmezseniz duasıyla değil Türkiye ye bütün dünyaya İslam’ı hâkim kılacak diyordu.


Mektubu almak için sol elimi uzattım mektubu kavrayamadım sağ elimi de uzattım

yine kavrayamadım mektup havalandı ve uçarak kayboldu. Seslendim iblise dedim vara

kovulmuş nırra bizden kurtuldun. Fakat Kâinat üstü âlemlerin Rabbin den nasıl kurtulursun

dedim ve ağladım o anda kulağıma mukaddes yine aynı ses birinci semadan geliyordu


‘’ Oğlum Hamza olduğun yerde bir ezan oku ‘’ dendi neden olduğun yerden çünkü cinler

ile savaş halindeyken minareden okuma emri var idi bu gecede olduğun yer emri veriliyor idi.


Şükür Allah u Âlime hemen toparlandım ezanı Muhammed iyeyi okudum aynı ses diyor ki ‘’


‘’Komutanım komutanım peygamber geyiği geliyor onu yakala onun için hazırlanmış

demir kafese onu koy .’’


Az sonra ikinci bir ses diyordu ki


’ Geyiği yakaladık demir kafese koyduk’’


Biz bu seslerden gelen haberlerden sonra yakalanan bu şeytanın nırracin olduğunu

sanmıştık. Fakat dört sene sonra cin şeytanlarının babası nırracin bizim peşimizde olup bize

akıl almaz şerlerini uygulayınca bizi tekrar bir düşünce sardı.


Şöyle ki 2004 yılının başlarında doğmuş bir köpek yavrusu beslemiştim sığır

hayvanları için bu yaylamda ki köyde ameli menküf komşulardan birinin koyun sürüsünü

kovalayıp sürünün içinden bir koyun ayırıp bin veya iki bin metre kovalayıp yönünü

kovaladığı koyundan yana dönüp yatıyor. Biz bu halden kuşkulandık ve köpeği gözlemeye

başladık. Aynı sürüye bir kurt dalıp bir koyun alıyor o civarda bulunan bizim bir ihtiyar köpek

kurdun ağzından koyunu alıyor lakin koyun ölüyor. Bu koyunun sahibi olan insan koyun

sürüsünün yanında yokmuş gıyaben bizim yavru köpeğin üzerine suç yükleyip oğlumdan

koyunun parasını alıyorlar.


1425 Ramazanı şerif 26 sını 27 bağlayan gece bizim hayır bu olay böyle değil koyunu

kurt kaptı köpek benim yanımdaydı dememede inanmadılar. Biz de o sıralar otuza yakın ilahi

haber suhufu subhaniye almış idik. artık bu hallere dayanma gücüm azalmıştı ve Ankara ya

gitmiştim hükümet yetkililerine parti başkanlarına, diyanete suhufu subhaniyeleri bildirmek

için dosya hazırlıyordum ve üç dosyayı hazır etmiştim gecenin de üçü olmuştu meleğim

ELHAMUR İKRAM gelerek buyurdular ki


Bismillahürrahmanurrahim ‘’ Ey Allah’ın dostu Allah’ın Müjde habercisinin

köpeği koyun yemez domuzun koyununu kurt yedi git yakala domuzu vur.’’


İlahi emri verilince ve başımı yukarı kaldırınca bizim yaylanın yakınında bir büyük

çam ağacının altında domuz olarak yatan cinlerin babası iblis şeytan nırranın kıbleye doğru

yattığını gördüm ve bir süre kalem elimde donup kaldım.


Sonra toparlanıp dedim ilmi hikmetine hayran olurum Subhan sın Rabbim bilirim. Ve

dedim ey zatında sıfatında şeriki nazırı olmayan subhan el Azim Rabbim siz kâinatın

kapılarını açıp bize âlemleri seyrettiren Kudretri Subhan sınız. Ve ne kadar mesafe var Çorum

ile Ankara arasında deyip kalkıp abdestimi yenileyip sabaha kadar ibadet ile meşgul oldum.

Sabahleyin evinde kaldığım yeğenime dedim beni yolcu et. Yeğenim dedi hani emmi sen

buraya bir vazife üzerine gelmiştin bu vazifeyi tamamlamadan nereye gidiyorsun. Dedim

yeğenim sen bu evrakları topla Rabbim Hikmet bize akıl fikir yetmez bir emir verdi. Biz

Kahhar Rabbimin emrini yerine getireceğiz deyip Osmancığa geldim ve o gece orada kaldım.

Ayrıca şeytan nırranın şerlerini tespit ettim ve üzerinde düşündüm bu zalimin şerlerini bizden

gayrı hiçbir insanın aklının yetmesi mümkün değildir. Eğer Halik olan Allah u hür kudret bizi

imansız cinlerin yok oluşuna memur etmese idi bizim onların bir şerrine bile tahammül

etmemiz mümkün olmazdı. Gelelim şeytan nırranın bu kere ki şerrine biz bu iblisi 2000

yılındaki büyük savaşta öldü sanır idik hem de başından ağır yarası vardı meğerse ölmemiş

bizim takibimizdeymiş onun derdi bizim başımızı belaya sokmakmış. Allah u Kahhar ul

Kudretin iradesi de onun hayatına son vermekmiş. Burada şeytan domuz olarak koyun

sürüsünün içine giriyor köpek onu kovalıyor köpeğe domuz görünen nırracin bize koyun

görünüyor bu hal beş veya daha fazla tekerrür etti sürü sahibi de bunu görüyor bu bir gerçekti.

Bizce bu ilahi bir hikmet ve sebepti. Çünkü köpek o koyunu sürüden ayırınca bin metre civarı

kovalayıp yönünü kaçan koyun tarafına çevirip yatıyor ve artık o koyunu ne köpek nede sürü

sahibi insan göremiyordu biz de sürü sahibine soruyoruz oda bize koyunlar tamam diyor.

Bizde hadiseyi anlayıp ya Rab siz külli şeyin Âlim ve külli irade sahibi kudret el Halik sın ya

Rab cin kırıntısı şeytanlardan ve onun bin derece ilerisinde olan insan şeytanlarının şerrinden

bizi ve gerçek Müslümanları ve insan gibi yaşamak isteyen insanları kudretinle muhafaza

buyur. Ve buyurduğun gibi ilahi nurunu cin ve insan üzerine tamamla siz külli şeyin Allah u

Kadirsiniz.


Şimdi burada ki iblis şeytan nırranın şerlerine bak. Beldeden bir kurt getirir. Kurtlar

koyunu da domuzu da çok sever kurdun önüne düşürüp sürüye getirir. Kurt bir koyunu

boğazlar öldürür. Bizim civarda bulunan ikinci bir ihtiyar köpek kurdun elinden koyunu alır

yan tarafına yatıp koyunu gözler. O saatlerde sürü sahibi gelir ölü koyunu bulur ve işte

adamın köpeği koyunu yedi der. Biz dedik hayır koyunu kurt öldürdü fakat insanların bizi

anlaması ne mümkün bizi yaradan sonsuz kudret Âlim Halikım Allah u Sübhan el azim bilir.


Zaten biz insanlardan bir şey istemiyoruz yeter ki kâinat üstü âlemlerin ve mahlûkatın

ve mevcudatın Rabbi benim de mabudum olan Allah u aziz rabbime isyan ve şirk etmesinler.

İşte bizim de insanlıktan istediğimiz sadece buydu onu da Kerim Rabbim bizim istediğimizin

binlerce fazlasını insanlığa vereceğini vaat etti şükür rahmeti sonsuz merhameti daim olan

Aziz Rabbimize Şükür.


Gelelim cinlerin babası nırranın şerlerini izaha. Bizim İslam itikadına göre denir ki

koyun sürüsünün içine şeytan giremez evet doğrudur bu söz amenna değil koyun sürüsü

merkep sürüsünün içine bile şeytan giremez. Eğer o insan Allah u âlimin zatını ve sıfatlarını

kemaliyle bilip tespih ve tenzih edip tevekkülle euzu ve besmeleyi şerife i sıdkı sadakat la

okur ise işte gerçek Müslüman odur ki hiçbir şeytan onun sürüsüne musallat olamaz.


Burada ki hadisede kudret el hikmet in ibret dolu hal ve hadiselerine de insanlığın

aklının yetmeyeceği nice hakikatleri külli âlim kudret el Sübhan Aziz hür Rahman zatı nur

Rahim Allah u İzzet bize hem gösteriyor hem haber veriyor hem de bize yaşatıyordu rızasına

şükür Rabbimizin.


Burada dört mahlûku kullanan cinlerin babası iblis şeytan ömründe bir defa besmeleyi

şerife i çekmemiş bir vakitte abdest almamış sözde insanın sürüsünün içine en büyük baba

şeytan nırracin girer çıkar. Buda bize artık şeytan nırranın son şerri ve domuz olarak ölümü

kurda koyunu boğdurduğu noktanın bir metre yukarısında büyük bir çam ağacının altına sağ

yanının üstüne düşmüş yönünü de kıbleye dönmüş artık teslim olmuş ölümünün

gerçekleşmesini Âlim olan Allah u Kahhardan beklemekteydi.


Allah u el Âlim de cin ve insan şeytanlarının helak ı için dünyaya getirdiği vazifeli

kuluna emri fermanını bildiriyordu gecenin üçünde yüzlerce kilometre ötede zifiri karanlık

odanın içinde göz perdelerimi kaldırıp yaralı domuzun bu halini göstererek git yaralı domuzu

vur diyen Kahhar Rabbimin ilmi Subhan dır.


Bize verdiği müjde suhuflar insanlığa fermandır. İnşallah dualarımız insanlığa hem

dünyada hem ebedi âlemlerde kurtuluş sebebi ve vesilesi olacaktır. Şükür Rahman Rahim

olan Rauf Rabbimize. Gene şükür Rahman Rahim Kerim Rabbimize. Bize bildirilen ilahi

emir üzerine bizde Osmancık a gelip o geceyi orada geçirip sabah bir taksi tutup yaylaya

geldik yayla evinde olan tüfeğimi aldım cephanemi kuşandım Rabbimin bana gösterdiği

mevki ye doğru yola çıktım ve yolda gider iken kulağıma bir ses geldi dinledim ses,


‘’ Kurşunların kutuplara değmezsin ‘’ bunu üzerine durup düşündüm ve ağladım çünkü

Allah u Âlim bizden sonra kıyamete kadar altmış üç kutup getirip insanlığın refah ve selameti

için onları halife tayin edip dualarını kabul edip gelen Salih ve Saliha milletimi cennet

melekleri gibi yaşatacaktır.


Öyle ise bu kutuplar ne idi yani iblisin yanında ne işleri vardı ve tekrar yürüdüm ve

iblis şeytan nırranın yattığı o büyük çam ağacının altın da aynı Ankara dan bakıp gördüğüm

şekilde sağ yanının üstüne yatmış ve kıbleye dönmüş ayak tarafında bir tilki baş tarafında bir

kurt dikiliyordu. Biz bu mahlûkları hayretle seyrederken tilki ile kurt sanki gölge gibi sönüp

kayboldu. Bizde yaralı domuz iblis şeytan nırranın batıya gelen arka ayak tarafından kuzey

tarafa geçip yaralı şeytan nırra ile savaş zamanında bize yaptığı şerleri düşünüyordum. Diğer

taraftan hiç kıpırdamadan yatan nırra nın ölümü canlımı diye halini gözlüyordum. Tüfek

kollarımda tetik parmağımda, Kudreti Kahhar gönlümde ve dilimde biz bu hal üzereyken

şeytan nırra sol ayağını sallayıp canlı olduğunu bize işaret ediyordu işte o zaman derin bir

düşünceye girip ağlamaya başladım. Çünkü savaş günlerinde ki mücadelede bize ve

sevdiklerimize güya bir saat bile yaşam hakkı vermiyordu da Rabbim Kahhar onu yan üstü

yatırıp vazifeli komutan kuluna onu vur diyor ve nırra cin de canından bezmiş ayağını

oynatarak san ki beni vur diyordu.


Yaratanın vazifeli kulu iblisin yaradılış hikmetini ve sırlarını düşünüyor ve ya Rab

açık günah sahibi bu iblis şeytan nırranın kanını dökmeyi biz kendimize reva görmüyoruz.

Rabbim bizi bağışla deyip tüfeğimi sırtıma astım fakat savaş yıllarında üç melek el ikramın

bize öğrettiği beş süreyi kerimeyi okuyarak euzuyu tespih yapmak niyetiyle nırra nın

yanından ayrılıp yayla evine gelip tüfeği ve cephaneyi bırakıp Osmancığa geri döndüm. O

gece orada kaldım gece saat ikiden sonra euzuyu bir defa tespih yaptım. İlmi İradesi hikmeti

sonsuz olan Allah u Kudret göz perdelerimi kaldırdı ve yaralı domuz iblis şeytan nırra nın

balon gibi şiştiğini Rabbim bize gösterdi. Öyle şişmiş ki üste gelen ön ve arka sol bacakları

bir metre yukarı kalkmış biz Kahhar Rabbimizin bu ilahi hikmetini teessür ve ibretle

seyrederken ilahi perdeler kapandı. Ve bizim aklımıza ne gelir ne yapar isek Allah u Âlimin

bir hikmeti ve ibretidir dedim. Şu iblis fazla şişmiş dedim ki euzuyu bir tespih daha

yapayımda şu patlasın. Ve tespih ata başladım tespihin yarısına gelmiştim ki ağzımda dilim

şişti ve bardak gibi oldu ve dilim ağzımda artık kıpırdamaz oldu bizde sonsuz kudret Allah u

hakkın haklara nasıl bir hak olduğunu düşünüp ve ağlayarak af dilememiz gerekiyor.

Rabbimizde Allah u Afuf dür kabahatini bilen sorumlu kulunu af eder bizde yaratılan

mahlûkata Allah u İzzetin verdiği aftan sevinip Rahman Rabbimize hamt ederiz şükür deriz.


Burada Rabbim Kudretin Haklara nasıl müdahale ettiği hakikat apaçık görünüyor ve

ağır günah sahibi cin ve insana da zerre fazla ceza verilmiyor. Ey affı mağfireti seven

mabudum benim gözümün yaşı kurumadan ilahi izzetine kabul et Rabbim sen Afuf sun

Rahimsin Adilsin Kadirsin Halim Allah’ım.


Şimdi burada iblis şeytan nırra cinin ayak tarafına dikilen tilki ile baş tarafına dikilen

kurttan bahis edeceğim. Allah u İzzet bize hicri 1421 in on ikinci ayının sekizinci gecesi

dünyanın ömür takvimini yazdırdı. Allah u Lütuf un ilahi emri ve kelamı şöyle idi gece

namazı oturuşunda

Suhuf 6

Bismillahürrahmanurrahim ‘’ Ey Hamimim Kalk duasını yaptığın beşeriyetin

hayat takvimini çiz.’’


İlahi emri sonucunda euzu besmele okuyarak defterimi açıp kalemimi alıp çokça

düşündüm. Allah u İzzetten bu şaşırmış insanlık için fazla zaman istemiyorum ve almıyorum

burada Rabbimizin vereceği lütuf u bilemeyişimiz için bir hata idi.


Çünkü Rabbim İzzet beşinci suhufu subhaniyesinde buyurmuştu


Bismillahürrahmannurrahim ‘’ Ey hâlimim bütün dualarını kabul ettik

beşeriyetin üstünde ki nurumuzu bir damla kan akmadan tamamlayacağız.’’


Burada bir damla kan akmadan ilahi kelamı bizim savaşsız bir insanlık için dua

yapmamızın bir müjdesi idi peki savaş hiç mi olmayacak hayır Allah u (cc) hakkı için din

savaşı olmayacaktır. Peki, bu İslam ülkelerinde ki savaş nedir dersek cevap cin şeytanlarının

bin derece ilerisinde olan iç ve dış şeytanların şerrine uğramış gafil sözde Müslüman

insanların uğraştığı şeytani bir savaştır her iki tarafta Allah (cc) indinde suçludur. Günahın

sorumlusu savaşı başlatan acizlerdir bu savaş düşmana hizmet ve şeytani bir savaştır. Sami

Basar olan Kahhar Rabbim bu savaşın acısını ve sabilerin ana bacıların çektiği zulmü

bunlardan soracaktır ve sormaktadır işte bunlar neyin hizmetinde olduklarını da bilemiyorlar.

Rabim bunları bu gaflet uykusundan uyandır, düşündür, akıl ruhlarını güçlendir, sabileri

sübyanı anayı bacıyı mazlumu siz koruyun Rabbim benim sizden başka varacak tek bir kapım

yoktur. Rabbim zamanı kısalt ve vadinin nurunu insanlığın üstünde tamamla. Rabbim siz

Rahmansınız Rahimsiniz Rauf Kerimsiniz bekliyorum nurunu tamamlayacağın nurlu günleri

nurlu milletim Salih ve Saliha yavrularım ya Rab onların nefis ruhlarını bizim adımıza ayırdın

siyah kordan var ettin ya Rab o kor un yalın alevinden cinlileri var ettin ya Rab bizim altmış

senelik duamız önce cini Müslüman kardeşlerimizi kurtardı çünkü onlar adımıza yaratılan

korumuzun aleviydi savaşta Allah u Alimin yardımıyla yaradılış hikmeti sebebiyle çabuk

toparlanıp akıllı davrandılar milyarların dörtte üçü Müslüman oldu dörtte biri de babaları nırra

– sara ve kem cinler ile imha olup cehennemi boyladılar şükür kudreti daim olan mutlak Kadir

Halik Rabbimize.


Onlarla savaşan insan sadece biz idik neden Allah u Kudret el âlimin yaradılış külli

iradesi ve takdiridir. Gerek cinler gerekse insanlar gerekse yiyip içen mahlûkatın tamamının

nefis ruhu insanın adına ayrılan kordan var olmuştur. Diğer kâinat ve âlemlerde yaşayan yiyip

içmesi olmayan cümle yaratılmış mahlûkatta Muhammet Mustafa (sav) adına ayrılan zatı

Rahim in tevhit nurundan ruhlanmıştır. Burada kısmen bir açıklama yapacağım Nur Kor a

katılmadan cennet melekleri ve cennetin icap eden eşyası var olmuştur. Cehennemin

melekleri ve eşyası da KOR dan yaratılmıştır. Bunlar melek el ikram o kadar çoktur ki sayısı

beşeriyetin hafızasının dışındadır cismaniyetlerine ve hüsnüne can dayanmaz kokuları da

insanı uyutur dünya kokularına zerre benzemez bakışlarında ki güzellik tarif edilemez esması

latif olan cemal hüsnüne hayran olduğum mabudum rahmanım acaba neyi çirkin ve kötü

yarattı. Tek bir cevap emrini tutup neyinden kaçmayan cin ve insanları çirkin ve kötü eyledi

cinin kötüsünden insanın kötüsü bin derece daha kötüdür

Blogger tarafından desteklenmektedir.