Suhuf-u Subhan 6.Bölüm
Bismillahhürrahmanurrahim’’ Ya İbrahim Halil Muhammed el Emin biz seni iki
mübarek anadan dünyaya getirdik. Sen Halil İbrahim in torunu ehli kutup umsun.
Sakın kimseyi incitme.’’
İki zilhicce 1421
Euzubillahimineşşeytannırracim Bismillahhürrahmannurrahim.
Dinim İslam’dır. Kitabım Kur-an, Peygamberim ve Rehberim Muhammet Mustafa’dır. (sav)
İmanım NUR dur ve dahi Mahlûktur. Sevgim Allah’a ve İmanı Kamil Müslümanlaradır.
Üstün Ahlak ve vakar libasımdır. İnsaf merhametimdir. Takva hakka hürmetimdir. Sıtkı vefa
iyilik ve affetmek huyum dur. Adalet Siyretimdir. Hak yolumdur. Vicdan Allah’ u ta aladan
korkumdur. İslam Milletimdir. Ahmet ismimdir. Bütün dualarım insanlık içindir.
Dualarımızın kabulü Allah’ u Âlimin lütfu hidayetidir. Yapılmış yapılacak bütün dualarım,
Allah’ u İzzetin indi ilahiyesin de temiz, Tahir niyetimizin ikramı, Allah’ u Âlim’ in Küllü
iradesiyle yaradılış kadir mutlak kudret ve hikmetidir. Allah’ın kudretinden Gafur’ un Kor’ u
cehennemin komutanı ehli kutup.
Miladi 1999 Aralık 10
Bismillahürrahmanurrahim
Onlarda onlara benzedi. Eğer onlar onlara benzemeseydi Allah’ u Rahman onların duasını
kabul ederdi. Eğer onlar onlara benzemeseydi Rahman onların sözünü geçerli eylerdi. Eğer
onlar onlara benzemeseydi. Kitabını okulunda okuyabilirdi. Eğer onlar onlara benzemeseydi,
Hanım yavrularım okullarına tesettürle girerdi. Eğer onlar onlara benzemeseydi. İMF ye
muhtaç olmazdı. Eğer onlar onlara benzemeseydi, gençliği çatışmazdı. Eğer onlar onlara
benzemeseydi parlamentosu basılıp hükümet başkanı asılmazdı. Eğer onlar onlara
benzemeseydi polisine taş atılmazdı. Eğer onlar onlara benzemeseydi. Askeri sulh ta bayrağa
sarılmazdı. Eğer onlar onlara benzemeseydi NATO ya girmezdi. Eğer onlar onlara
benzemeseydi. İsrail’i tanımazdı. Eğer onlar onlara benzemeseydi bu Müslüman ülkeler bu
zulüm e uğramazdı.
Bismillahürrahnmanurrahim. Gaybı bilmek Yalnızca Allah’ u ta alanın yetki ve
tasarrufundadır. Nitekim Allah’ u ta ala Kur’an-ı Hâkimin de şöyle buyurmaktadır. ‘’ Ey
Muhammed onlara de ki göklerde ve yerde Allah tan başka gaybı hiç kimse bilmez, onlar ne
zaman yeniden dirileceklerini de bilmezler. ‘’ ( Necim 65 )
Gaybı yalnız Allah’ u ta ala bilir. Fakat o bazen bir hikmet ve maslahat gereği kullarından
istediğine gaybından haber verir.
Bismillahürrahmanurrahim ‘’Onun seçip razı olduğu elçi bundan müstesnadır. Zira mucize
olsun diye ona bazı gaybı şeyleri bildirir. Onun önünden ve ardından, onu cinlerden koruyup
gözetlemesi için, gözcüler. Melek ve Şihab adlı gök taşlarını gönderir.’’ (Cin 26-27)
Sonsuz şükür olsun Aziz olan Allah’ u Gaffar’a, öylede oldu. Rabbim yardım etmese idi, biz
ne yapardık binlerce imansız cinlilere karşı.
Rabbimizin katından müjdeler sırası ile açıklayalım. Kalemle kıyasta kalem Allah’ u ta alanın
emrinde idi tahiyyattan salavat dualarına geçemiyordum. Diliminde Allah’ u Azim’in emrin
de olduğunu anlıyorduk.
Bismillahurrahmanurrahim.
1) Bismillahürrahmanurrahim’’ Suhuf- u İbrahim’e ve Musa. Ey Hamimim. Onlar
Kur’an-ı bilmezler. Sadaka vermezler. Günah işlerler. Onlar heykelleşmiş Addablar dır.
Sen (siz) onlara aldırma (yın). Allah seninle (siz)beraberdir.’’
2) Bismillahurrahmanurrahim’’ Yanına bir kalem bir defter al kalemle öğreten Allah’ın
şanı Subhan dır.’’
3) Birinci kıyasta dilim ve kalemim Allah’ u ta alanın emrinde olduğunu anlıyordum.
4) İkinci kıyasta kalemim üç insanın ismini yazdığını gördüm. Biz iki köyü on, yüz ve
bin rakamları ile Amel ve itikat üzerinde araştırma yaparken.
5) Bismillahhürrahmanurrahim’’ Kainatın kapıları açıldı. Akıl Almaz alemlerin seyri
görüldü.’’
6) Bismillahurrahmannurrahim’’ Ya İbrahim Halil Muhammed el emin biz seni iki
mübarek anadan dünyaya getirdik. Sen İbrahim Halil’in torunu ehli kutup umsun sakın
kimseyi incitme.’’
7) Bismillahurrahmanurrahim’’ Ey Hamimim bütün dualarını kabul ettik beşeriyetin
üstündeki nurumuzu bir damla kan akmadan tamamlayacağız.’
8) Bismillahurrahmanurrahim’’ Ey Halimim kalk duasını yaptığın beşeriyetin hayat
takvimini çiz.’
9) Bismillahurrahmanurrahim’’ Halimim o takvimden istediğin kadarını Müslümanlar
için ayır.’’
10) İsmi Azam duasını oku. Ve okuyup öğretildi.
11) E uzu-u tam tespih yap beş sureyi kerimeyi otuz üç aralarında oku.
12) Bismillahurrahmanurrahim’’ Sizi zerre üzen ebedi cehennemdedir.’’
13) Sizin elinizin değdiği cennete gider.
14) Bismillahurrahmanurrahim’’ Bu sene Müslümanların kurbanlarını tarafınızdan
kabul ettik. İblisin tehditlerini boşa çıkarırız.’’
Hiç haberim olmadan iblis şeytan nırra cin ve milyarlarca cini taraftarları ile savaşmak
zorunda kaldım ve hiç korkmadım. Çünkü buda Küllü şeyin Kadir olan Allah’ u Celal’in,
Gafur el Kahharın, ilahi bir hikmeti ve İradesidir.
15) Bismillahürrahmanurrahim’’ Yukarı caminin minaresinden, sekiz sabah, ezan
oku.’’
Biz Allah’ u ta alanın emri üzere ezanları okuduk. Şeytanda bu dönem de şerlerini şiddetle
artırdı. İblis bizi bu mücadelemizde üç defa kıstırdı, Lakin bizim bu halimizi gören Rabbim
bize geçmiş dönemlerde yaşamış bir yardımcı insan tayin etti. O bize birinci semadan
seslenerek, zor durumda kaldığım zamanlarda nasıl hareket etmemiz gerektiğini Allah’ u ta
alanın emri ile bize şükür bildirdi.
ŞEYTANIN ŞERLERİ
- Sen bir Kutupsun amma sana kimse kanmayacak.
- Sen az bir zaman kutupluk yapacaksın.
- Sen cahilsin.
Bu sözleri bize söyleyen iblisti ve söze biz başladık. Bire iblis Rabbim bir ömür yaptığım
duaları kabul etti. Şükür biz birilerini kandırmak arzusunda değiliz. İki biz kutupluk
arzusunda da değiliz. Rabbim nasıl dilerse öyle olur. Üç Allah’ın dostu cahil olmaz. Dedim.
Bunun üzerine madem cahil değilsin öyle ise besmeleyi yaz dedi. (o an şeytanın emrini
yapmış olunmaktadır.)
Ey iblis yazmayacağımı mı sanırsın. Deyip kalemi alıp besmeleyi yazdım. İblis dedi bir harf
noksan oldu. İkinciyi yazdım. Dedi iki harf noksan oldu. Üçüncü de yazamıyordum. Çok
üzüldüm Önce kalemi kırmak istedim kıramadım. Sonra yanan sobaya atıp yakmak istedim.
İşte sonsuz Kudret sahibi İzzet ikramı sonsuz olan Allah’ u ta alanın görevlendirdiği o
mübarek hocamın sesi çok uzaklardan kuvvetli bir hal üzere geliyor. Ve diyordu ki;
16) ‘’Oğlum Hamza kalemi yakma. Allahümme salli ala Muhammed de. ’’ Diyordu.
Anlaşıldı ki iblis bizi mühim bir noktadan avlıyordu ve sanki bize hocalık yapıyordu. Fakat
bilemediği bir şey var oda Allah’ u Azim’ i şanın laneti. Sonsuz Kudret sahibi kalemi emrine
alarak üçüncüyü yazdırmıyor ve bize sonsuz hikmetlerini gösteriyordu. Hamt ve Şükür
Rabbime.
Şeytanın, bizi ikinci defa sıkıştırmasına gelince, Allah’ u ala dünyanın ömrünü bize
yazdırdığında, yine emri ilahi gereği dört bin yılını Müslümanlar için ayırdığımda. (Daha
evvelki sayfalarımızda bu durumu beyan etmiştik.) Dünyanın hepsini Müslümanlar için aldın
Yahudi ve Hıristiyanlara hiç vermedin.
Biz söze başladık, Bire İblis biz Allah’ u Kerimden Müslümanlar için dünyayı istemedik.
Şeytanların dünyayı ne hale getirdiğini gördük. Azim ve kerim olan Allah’ u alaya yalvardık
ve dua ettik. Ya Rabbim seni zikir etmeyene bu dünyanın nimetleri haram olsun demiştik.
Onun içindir ki Rabbim bu mülkü Müslümanlara verdi. Allah’ u ta alayı zikirde beş vakit
namazla olur. Onlarda bu namazı kılmazlar. Bizde onların bu dünyada kalıp Allah’ u Azim’ e
şirk etmelerine razı olmayız dedim. Ve İblis gitti. İkinci gelişinde, bin yıla razı oluyorlar ne
olursun bin yıl ver dedi.
Biz bire İblis, senin insanlık üzerinde Altmış beş bin yıldır yaptığın tahribat yetmedi mi de bu
dört bin yıla gözünü diktin git seni karşımda görmeye tahammül edemiyorum dedim. Ve gitti.
Üçüncü gelişinde yalvararak ne olur beş yüz yıl ver beni kurtar. Dedi. Dedim sana ne olacak.
Dedi beni öldürecekler. Dedim bire iblis sen yalan konuşursun biz kıyamete kadar senin
ölmeyeceği ne inanırız. Sen ateşten yaratıldın ölüm anında yanarsın sana kimsenin gücü
yetmez dedim. Ve iblis senin aklın bizim hal ve durumumuza yetmez, sen bu beş yüz yılı
vermezsen benim nasıl öldürüldüğümü görürsün dedi.
Ben ikinci yalanı söyledin dedim. İblis ben yalan konuşmuyorum sen bana inanmıyorsun
dedi. Ve sordum sana nasıl bir recim uygularlar ve neden uygularlar dedim. Ve iblis şöyle
dedi. Benim inananlarıma ve bana sen sebep oldun ve senin zuhuruna kadar böyle bir felaket
görmemiştik. Bana taraftarım olan cinler soru soruyorlar, sen tanrıyım diyordun. Fakat bir
insana bile gücün yetmiyor. Dünyanın ömrünün hepsini o zapt edip seni reddediyor diyorlar.
Onun için beni öldürecekler. Sordum seni nasıl öldürürler.
Dedi benden güçlü cin taraftarlarım vardır. Onlar beni yakalamak isteyince ben üç yaşlı bir
domuz kılığına girerim. Boynuma demirden bir halka takarlar.
Beni bağlayıp başıma üç kiloluk balyoz vurup öldürürler. Eğer ben bağlı olduğum halatı
kırabilirsem gelip seni öldürürüm. Veya hayat takviminden, diğer ehli kitaba beş yüz yıl verir
kurtulursun dedi.
Ve söze biz başladık, bire iblis sen bizden beş yüz yıl istiyorsun, biz senden altmış beş bin
yedi yüz senedir, İnsanlık üzerinde yaptığın tahribatın bedelini istersek sen ne dersin. İblis
sessiz kaldı ve biz devam ettik. Bire Nırracin biz Müslümanlar ölmeyiz. Rabbim diler, biz
Rabbimize şahadet eder, ebedi âlem cenneti alaya Allah’ u Rahmana gaim oluruz.
Bire iblis siz ölürsünüz. Cehennem de azap olursunuz. Domuz olur ebedi ceza âlemine gider,
sonsuz ceza görür. Yarı ölü yarı diri yaşarsınız. Bire iblis nırra cin sana beş yüz yıl değil beş
dakika dahi vermem. Haydi, git sana bir balyoz vurup benim üzerime salacaklar. Rabbim diler
ise biz şehit oluruz. Eğer sen bizi şehit edersen biz senden can talebinde bulunmayız. Bire nıra
cin biz Rabbimden emir almayınca da seni öldürmeyiz. Bire iblis nırra bu savaş Halik’ım
Allah’ u ta ala iradesi ile sona erecektir. Biz nasıl son bulacağını ve sonunda ne olacağını
bilemiyoruz. Yalnız bildiğim bir şey var. Allah’ u ta ala İnananlarla beraberdir. Dedim.
Nankör şeytan nırra yanımdan sessizce ayrılıp gitti. Üç gün ve gece görünmedi dördüncü gece
KUDÜS tarafından kıyameti hatırlatan müthiş bir ses dalgaları geliyor. Dinledikçe dünyanın
her tarafına yayıldığını duyuyordum. Biz hadisenin durumunu anlayıp dinlemeye başladık.
Şeytan nırra cin’ in anlattığı ölüm rejimi iblise aynen uygulanıp bizim üzerimize salınıyordu.
Noksan sıfatlardan münezzeh, kemal sıfatları ile mükemmel, Halik el Kadir ne dilerse öyle
olur. Bize Rabbim göstermedi cin’ i mahlûkatı dinlettirdi. Cinlilerden durumu görüp bilenlere
göremeyenler soruyorlar, İblise nasıl, nerede ceza verildi, yaralı domuz cezasını alınca nereye
gitti, görenler ve bilenler cevaplıyor, İblis nırra cin ceza TEL-AVİV de televizyon binasının
alt bodrumunda başına balyoz vurulmuş ve ellerinden kaçırılmış. Yaralı domuz iblis Anadolu
ya geçmiş diyorlar. Göremeyenlerde demek ki KUTUP Anadolu da bizde hadiseyi anlayıp
iblisi bekledik.
Bundan sonra yaşanan mücadeleyi kitabımızın evvel ki satırlarında izah ettik. Burada çok kısa
üzerinden geçeceğiz. Fakat şu iyi bilinsin ki iblis’ in şerleri insanın anlama halinin çok
ilerisindedir. Altı sene olmasına rağmen birçok şerrini de anlamış değilim. Allah’ u ta ala
bildirmeyince anlamakta mümkün olmamaktadır.
Yaşadığımız bu çetin mücadelemizin sonuna doğru gücümün ve takatimin kesildiği bir anda,
Mutlak Kadir. Âlemlerin Rabbi ve benim mabudum olan Allah’ u Azim’ in bizim için
görevlendirdiği, Enbiyadan olan hocamın sesi geliyordu.
Bismillahürrahmanurrahim ‘’Oğlum Hamza seni eroin zehir’ i ile zehirlediler. Domuz
kanı yutturdular. Korkma Allah seninle beraberdir.’’ (16-17)
Sonsuz kerem sahibi odur. Hakkıyla iman edenleri, hakkıyla korur. Eğer dünya hayatı sona
ererse ebedi Rabbimin himayesine geçer. Hamt ve Kerem sahibi o dur mağfiret Ya Hür
Rahman Nur Rahim. Âmin.
Ve bu çetin mücadele bitmeden devam ediyor. Daha evvel ki satırlarımızda belirtiğimiz
şeytanın bize hizmet etmesi ahdinden sonra, yine sözünü tutmayıp türlü hilelerini
sergiliyordu. O dönemin sonunda Hamt sahibi Allah Azim ü şanın görevlendirdiği enbiya
ecdadımdan olan o mübarek rehberimin sesi geliyordu.
Bismillahurrahmanurrahim‘’Oğlum Hamza olduğun yerde ezanı Muhammed i oku.’’
dedi (18)
Biz hemen toparlanıp kıbleye yönelip gözyaşları içinde ezanı Muhammedi okuduk. Şükür
Rabbime ses devam etti.
Komutanım, komutanım peygamber geyiği geliyor. Onu yakala onun için hazırlanmış
demir kafese onu koy.’’ (19 ) ve az bir zaman sonra komutan cevap verdi. ‘’ Yakalayıp
demir kafese koyduk.
Gelen ilahi haberlerin izahatı için şeytanın önce ki şerlerinden bazı örnekleri tekrar
yazıyorum.
Sekiz Zilhicce 1421 akşamı abdest alırken iblis gelip pencereden bize öfkeli bir tavırla sen
kutupsun amma bu evden iki ölü çıkacak dedi. Burada bizi oğlumuzu kast ediyordu. Biz iblise
cevap vermedik. Abdest mahallinden çıkınca kıbleye yönelip, Allah’ u ta alaya münacat edip,
ceddim Hz. İbrahim in (a. s.) duasından farklı, bir duaya başladım. Allah’ım biz dinimiz İslam
uğruna şahadete hazırız. Rabbim oğlumun canı önce size, sonra ona aittir. Rabbim bu iblis
bizim canımıza kast etti, Eğer istersen Rabbim oğlumuzun adına muktedir oldukça her sene
kurban keserim.
Allah ta alaya yalvardım. Çünkü Rabbim zor olan hiçbir şeyi İnsan için irade buyurmaz. O
günün ertesi günü Arife günü idi, sığırın içinde temiz bir inek vardı. Büyük oğluma dedim. O
hayvanı kesin ve fakire dağıtın. Oğlum hemen emri yerine getirdi. Ertesi gün kurban bayramı
idi. Bayramın ikinci günü duha salatından sonra, duadaydım. Meleğim ERHAMÜR- İKRAM
gelerek
Bismillahürrahmanurrahim‘’Ey Allah’ın dostu. Allah’ın rahmeti selamı üzerine olsun.
Rabbim bu sene Müslümanların kurbanlarını tarafınızdan kabul etti. Mübarek olsun. (
14 )
İzzet ve lütuf sahibi Kerim Rabbim bu ilahi müjdesi ile Bizim her yıl bir kurban keserim ya
Rab diye yaptığım dua ile kurban kesmemi kaldırıyor. Sonsuz ilim sahibi Rahman Rabbim.
Hamt ve şükür sahibi, Hamid Rabbim.
Yukarı da izah ettiğimiz peygamber geyiği isimli iblisin yakalanmasından yirmi beş gün sonra
yirmi sekiz muharrem 1422 Meleğim gelerek.
Bismillahürrahmanurrahim Rahman Rabbimin selamını söyleyip ‘’ İblisin ve
ordularının helak olmasını bir kâğıda yaz.’’ Dedi.
Biz şükürden sonra başımızın üstüne İnşa Allah dedik ve yazdık.
1)- Allah’ım sizin küllü İradeniz.
2)- Allah’ım dinim İslam Kitabım Kur an Peygamberim, Muhammed ( sav) Hürmetine.
3)- İblis söz verip sözünde durmayarak bize şer ve hilesini yine yaptı. Üstelik imza verdiği
halde.
4)- Allah’ım bizi iblisle imtihan ettiniz. İblise dost edindiğiniz kullarınızın nasıl olduğunu
gösterdiniz.
Aradan üç ay geçmişti meleğim gelerek.
Bismillahürrahmanurrahim‘’ Ey Allah’ın Halifesi iblis ve ordularının neden imha
olduğunu bilemediniz.’’ ( 21 ) Bizde doğrusunu Rabbim bilir dedik. Meleğim bunun üzerine;
Bismillahürrahmanurrahim.’’Siz on yedi yaşındaydınız. Bir Akşam Cuma kılmak için
hayvan sürüsünün yanından köye geldiniz. O Ay Ramazandı ve ilk cuması idi. Siz o gece
teravi kılmak için camiye gittiniz. Cami cemaat la kapıya kadar dolmuştu. Siz o cemaat ı
görünce önce ağladınız. Sonra Allah’a çok çok şükür edip, müezzinin yanına oturdunuz.
Namaz başlayıp teravini son selamına gelindiği vakit namaza katılamadınız çünkü
cemaatin çok oluşu sizi memnun etmiş, Allah’ u alaya şükrederken gözyaşları
içindeydiniz. O anda müezzin bölümünün solunda ağaç direğe sol omuzunuzu vererek,
Allah’ım kendinden başka bir varlığa secde et deseydin şu cemaat’ a secde ederdim
demiştiniz. Allah’ u Âlim bu güzel niyetiniz hürmetine nırra cin’ i ve yardımcılarının
Hanak’ını Rabbim size nasip ve müyesser eyledi. Allah’ u Rahmanın selamı üzerinize
olsun.’’ Biz de Selamı ve Mağfireti bütün Müslümanlara Ya Rahman Rahim Allah’ım
derim.
BİR NİYET BİN HİKMET
Kendime soruyordum ya Rab ben kimim. İnsanın kendini anlaması mümkün değildir.
Meğerki Rabbim Halife seçtiklerine haber vermezse. Yalnız gerçek iman sahibi Müslümanlar
Allah’ u Rahmanın emrini tutup, Yasaklarından kaçarlar. Belaya sabrederler. Gönül Ruhları
huzur içindedir. Allah’ u alanın Kur’an-ı Kerim de bildirdiği takva sahipleri, kendilerini
kısmen bilirler. Tamamen yine bilemezler. Bildikleri ya az aşağıdır ya da çok yukarıdır.
Çünkü o müminler peygamberlerin açtığı İslam yolundan gidip onları bulurlar. Şükür Rahman
Rabbime. Gelelim o güzel niyete,
Allah’ u Âlem’ in mahlûkatı yaratıp o gün mevcut olan mahlûkata âdeme secde et emrini
verince, Nara cin’ in kendisinde bir üstünlük kibri belirdi. Yaratan Halik u Rahmana, ben
ateşten yaratıldım Âdem topraktandır. Ben Âdeme secde etmem demesi nara cin’ in büyük bir
yanlışıydı.
Yaratılanın Yaratana bilerek karşı gelmesi şirktir. İblis şeytan nırra da bu büyük günahı
işlemiştir. Böyle günah için bir af olmayacağını bildiği için, Âdeme bütün şiddeti ile saldıra
saldıra bu hale geldi. Allah’ u kudretin bize bildirdiği müjdelerini kâinat üstünde bütün
âlemlerde ki mahlûkat dinledi.
İnsan duyamadı. Yalnız cinlerle işbirliği yapan cinci insanlar, cinlerden bizim hakkımızda az
bir malumat aldılar. Lakin onlarda neyin nasıl olduğunu anlayamadılar. Yalnız cin
şeytanlarının teşvikiyle o insan şeytanları bize öyle kötü mektuplar yazdılar ki tahammülü
mümkünsüzdü. Biz onların mektuplarına onların akılları erdiği kadar cevaplar verdik. Bunun
yanında Müslüman cinci hocalardan güzel tebrik edici mektuplar geliyordu. Yaptığımız bu
mücadele öyle zor bir savaştı ki insanın şuan ki aklının çok ilerisinde idi. Hikmeti bilinmeyen
Âlim Rahman Allah’ u Azim in yardımı olmazsa iblisin bir şerrinden bile insanın kurtulması
mümkün olmazdı.
Rahman Rabbim Melek el İkramına halifem, şeytan nara ve orduları ile savaşını bir kâğıda
yazsın buyurunca, Ya Rab Küllü İraden demiştim. Allah’ım dinin İslam’ı Kitabın Kur’an o
kitabın rehberi cennetin sultanı Nurun Muhammet Mustafa hürmetine, Allah’ım bu İblis en
büyük şerlerinden birini daha bizim aleyhimize, Lehimize imiş gibi konuşup İslam’ın hayrına
çalışırım dedi ve sözünde durmadı. Ya Rahman, Rahim, Mevla’mız bizi bu iblis ile imtihan
ettin. Ya Rabbi iblise nasıl bir Kulun olduğunu gösterdin. Kadir Rabbim dedim.
Yalnız Hikmetin bilinmez. İlmi sonsuz Kudreti Subhan olan Allah’ u Azim, Sizin o güzel
niyetiniz İblisin ordularını Helak etti buyurdular. Sonsuz Hikmet sahibi Rabbim bu güzel
niyetimizden evvel ki bana iblis ve taraftarlarının imhasını bir kâğıda yaz buyurulduğunda,
Birinci olarak Allah’ım sizin Küllü iradenizdir demiştim. Çünkü Halik olan Rabbim İrade
buyurmazsa hiç kimse zerre yerinden oynayamaz. Şeytanlarla yaptığımız bu savaşta Rahman
Rabbimin ilahi kudreti ve hikmetleri karşısında Hamt ve şükretmekten aciz kaldım. Bir
yandan Melek’ il İKRAM, diğer yandan hiç tahmin edemediğim bir ses darda kaldığımda
oğlum diye seslenerek Allah’ u ta alanın bizimle beraber olduğunu bildirmesi.
İşte bu iblis şeytan ve bütün imansız cinlileri yendikten sonra nasıl demeyeyim ki Aziz
Rahmanım sizin Küllü İradenizdir.( Bu belirtiğimiz ve ana başlıklarda topladığımız sebeplerin
hikmetlerini daha evvel ki sayfalarımızda açıklamıştık. Bu nedenle burada çok kısa
geçilecektir. Üstelik kitabımızın devam sayfalarında ilerde yayınlayacağımız orijinal
nüshalardan dileyen takip edebilir.
Yaşadığımız ve gerçek olan birçok çetin mücadeleler devam ediyor. İnsanlara gücenmemek
için Allah’ u İzzetten yardım istiyordum. Çünkü onların bizim bu mücadelede hangi halleri
yaşadığımızı bilmeleri mümkün değildi. Belki de insanlığın içinde az bir insan bizim bu
halimize ve Rahman Rabbimin İnsanlık adına verdiği bu müjde haberlere inanmayacaklardır.
Ey Müslümanlar sakın inkâr etmeyin deyin ki, Azim Olan Allah küllü şeyin Kadirdir. Çünkü
Peygamberlerde dâhil Allah’ u Âlimin Hikmetine İnsanların aklı ermez. Eğer bu yazdıklarımı
Rabbim yaşatmasaydı. Bir kelime dahi yazamazdım. Eğer Allah’ u ta ala yaz emri vermeseydi
kalemim yoktu. (okumam yazmam yoktu )
Sevgili yavrularım siz diyeceksiniz ki, senin bu yazdıkların olacak hal mi? Âdem’ den bugüne
kadar böyle bir olay yaşandı mı? Hayır olmamıştır. Lakin Halik olan Kadir Mevla’mın İzni ve
İradeyi Küllü emri ile bizim izah ettiklerimiz bizzat olmuş ve yaşanmıştır. Ve önümüzde ki
dört bin üç yüz yılda, izah olunan haberler Allah’ u Âlim’ in Kudret ve iradesi ile tecelli olup
insanlık bu amansız şeytanların elinden ve zulmünden kurtulacaktır. Şükür Kahhar olan Gafur
Rabbime. O Şeytanlar ki cin ve İnsanlardandır. Hannas, Vennas ikilisi, İşte küfrün kaynağı ve
zulmün anası.
Ey mazlum İnsan, İman sahibi Müslüman ve Müslüman cin’ i varlık, Şeytan İblis nırra dan
ve bütün iblisin inananlarının bir kısmı Müslüman olmuştur. Müslüman olmayanlar, Allah’ u
Gafur’ un İlahi emri ile izah olunan savaşta imha olmuştur. Zalimler için Kahhar olan
Rabbim, Mazlumlar için Rahmandır. Şimdi sıra insan şeytanlarındadır. Elbette ki bunlar da
zamanlarını tamamlayıp gideceklerdir. Yalnız bunların gidişi cin şeytanlarından kat kat daha
zor olacaktır.
Çünkü insan şeytanlarının günahı cin şeytanlarının en az yetmiş iki katıdır. Onlar bu mübarek
arzı âlemde doksan yıl gibi bir ceza görürler. Ya Rahman Rabbim, Müslümanı, sabileri,
Günahsız mazlumları ve bütün hayvanatı siz koruyun. Ya Rahman Rabbim,. Bu Kâfirler o
gün kendilerini kurtulduk sanırlar, Ya Rahman onlar Şahadet getirmezler. Cehennemi
görmeyince de inanmazlar.
Allah’ım kabul olmuş dualarım bu insanlığın isyan korkusudur. Ya Rahman Rabbim siz
bilirsiniz. Mazlumları imansız zalimlere bırakma Ya Rab. Âmin. Kudret el Alim Rahmet el
Alemin. Yine dersimiz mevzudan çıktı bir niyet bir hikmet deyip sayfalar yazdık. Rahman
Rabbimin Aşkı ile Hamt Şükür. Celal, Cabbar, Subhan Mevla’ma.
Bismillahürrahmanurrahim Dersimiz İnşa Allah müjde haberlerin sıralanması idi. İblis şeytan
ve taraftarlarıyla savaş sona yaklaşmıştı. Meleğim gelerek, ‘’ Size ismi azam duasını
okutup. E uzu u tespih yapmayı öğretip. Yukarı camiden ezan oku emrinin veriliş ilahi
sırrını bilir misin?‘’ Dedi. (26 )
Kendimizi şeytanların şerrinden korumak için sanırız dedim. Doğrusunu Semi ül Âlim olan
Rabbim bilir dedim. Melek dedi,
Bismillahirrahmanirrahim’’ Siz bir ömür Allah’ u Azim Rabbime dua edip, Ya Rab sizi
zikretmeyen zalim nankörlere bu mülkün nimetleri haram olsun. Dediniz. Bu mülkün
nimetini şükür süz yiyen cin ve insan şeytanlarını Allah’ u Gafur Helak edecektir.
Allah’ın selamı rahmeti üzerinize olsun. Allah dostları (Resulleri) ile beraberdir.’’
Bu cinni şeytanlarla yapılan otuz gün ve gece sekiz zilhicce hicri 1421 On muharrem 1422
geceleri çok şiddetli oldu. Ve daha önce izah ettiğimiz Peygamber geyiği isimli şeytanın
yakalanması ile mücadele dört sene durdu. Dört sene sonra yaralı domuz nırranın ölümü
(hâkimiyetinin bitirilmesi )ile sonlandı.
Bismillahürrahmanurrahim’’ Ey Allah’ın Halifesi okuduğunuz ezan tekbirleri onların
kulaklarından girip, onları beyin felci yaptı. Seyrinizin bakışları şimşek hızı ile
yakalayıp onları yaktı. E uzu u tespihiniz onların sonunu getirdi. Onlar sizin kutbunuza
yanar dayanmaz. Onlar sizin Kor’unuzun yalın alevidir. Allah Yarattığını hakkıyla
bilendir. (29)
Halik hür kudret in insan bilmiyor.
Rabbim kimse huzuruna gelmiyor.
Bunlar Nurun Kur anıda bilmiyor.
Akar Kahhar ummanına gözyaşım
İffet perdesini yırtmışta yakmış
Servete şöhrete hak diye bakmış
Bu cehalet bunun gözüne batmış
Akar kahhar ummanına gözyaşım.
Cehaletin zulmü canın yakıyor
Küfür zirvededir arzı sarsıyor
Beşer zulmün ateşinden korkuyor
Akar kahhar ummanına gözyaşım.
Cehaletin zulmü üstüne indi
Hakkın Kitabının nuru da söndü
Cani Yakıp bunu toprağa gömdü
Akar kahhar ummanıma gözyaşım
Şeytanlarla savaşırken bize camide ezan okumam için müsaade eden Mehmet hocaya yazılmış
birçok tehdit içerikli mektup Allah’ u Gafur tarafından bize geliyor. Bizde mektupları
cevaplayıp Allah’ u ta alaya şükrediyoruz. Mektuplar çok korkutucu bizi bile üzüyor. İş bu
hal karşısında Rabbime şükür. Meleğim gelerek bizi Rabbimiz sevindiriyor.
Bismillahürrahmanurrahim.’’ Ey Allah’ın Halifesi Rabbimin selamı üstünüze olsun.
Mehmet hocadan gelen torunların kıyamete kadar kitabımız Kur’an el Hâkim in
hizmetinde olup nurumuzla rahmet olunur üzülmeyin. Allah’ın Rahmeti sonsuzdur.’’
Bu ilahi müjdeler Rahman Rabbime sonsuz hamt ve şükrümü yükseltirken, Bir yandan da
şükür gözyaşlarım. Elimden Kalemi düşürüp, Dilime kelamı dolayıp Aziz Rahmanı zikre
başlayıp, duaya dönüşüp vay neslim insanlık deyip, kaleme yapışıp, insanlığın bugünkü
hallerini tevhit ilahileri ile gene insanlığa arz ediyorum. Bizi kalemimizle gözetleyen, Basir
olan Allah’ım bize affı mağfiret buyur. İmanımızı İmansız canilerden koru Rahmanım Âmin.
Âlemlerin Rabbi Allah’ım sonsuz Hamt ve Şükür size, Allah’ım.
O iblisler ile savaş halindeyken bazen çok şiddetli bunalım geçiriyordum. Bir gece az bir
uyudum, uyanınca kendimi toparlayamadım. Dedim Ya Rab bize deli diyorlar. Ya Rab benim
hafızam nerede dedim. Ve Rabbi kuluna buyurdu.
Bismillahürrahmanurrahim ‘’ Sizin hafızanız levhi mahfuzda ki hafızanıza boşaltılıyor.
Allah kullarını hakkıyla bilir. Siz üzülmeyin Allah sizinle beraberdir ’’ (30)
Bu hikmetli müjde hakkında bahsetmek gerekir. Birinci olarak, Aziz Rabbim insanlar ne
derse desinler, İster deli desinler isterse veli fakat Allah doğru kulunu hakkıyla bilir. İkinci
olarak hafızası levhi mahfuza boşaltılmayan insan hafızasını bilemez müjdesi saklıdır. Bu
Ruhu Aziz olan Âlim Rabbim haber vermeyende Resulleri de bilemez. Resullerin iman
seviyelerine diğer insanlar ulaşamaz. Allah’ u Âlimin Resulünün birine verdiği ilahi
hikmetleri, diğerine vermeyebilir. ( Bu durum onların birbirine olan üstünlüğü değil, Allah u
ta alanın kendileri yanında ki değerleri ile ilgilidir. Allah en doğrusunu bilir.) Allah’ın
Resullerinin imanı RUH dur ve hem de mahlûktur. Onların Hafızası da Hem Ruh hem de
mahlûktur. Allah’ u Âlim’ in Halifeleri Rahman Rabbimden aldıkları müjde haberlerde
anlayamadığı bazı hadiselerde bu hafıza Ruhuna muhtaçtır.
Şöyle ki o yüksek derecede ki İMAN, o hafızaya mana âlemini gezdirip, Azim Kerim
Rabbimizin vahyinden haber verdiği bazı kelimelerin manasını arar ve bulur. Buna
Rabbimizin indi İlahisinde İLHAM İLMİ denir.
Bu ilmi ile de anlayamadığı mübarek kelamları, Kerim Mevla’mın halifesine meleği gelip
bildirir. Sonsuz ilim sahibi Kadir Mevlam. Şükür Hamt ona mahsustur. Mahlûkat Rabbime
muhtaçtır. Mülk onundur. Madde sizindir. Sahibi olduğunuz madde size soracaktır. Gidenler
hesap veriyor. Gidecekler de maddenin hesabını verecektir. Hesabını veremeyenlerin ceza
yeri cehennemdir. Allah’ u Âlim günahları en iyi bilendir.
Bismillahürrahmanurrahim. 1424 yedi şevval günü kâinat üstü âlemlerin Rabbi
Mahlûkatın Halik’ı bizim mabudumuz Kudret el Cemal Allah’ım. İlkindi namazının
edasından sonra kitabı yaz emri veriyordu. Tam 30 ilahi müjde haberlerden sonra ‘’
KİTABÜL KIYABÜL TERİM ‘’ (31)
Bu üç kelam Aziz Rabbimin kitabı kıya ben yaz emri idi. Neden kıya ben çünkü Kur’an hadis
ilmim yok diye çok tedirgindim ve üzgündüm. Rabbimin yaz diyeceğini biliyordum. Ayrıca
böyle yazılacak kitabın okuma hali ne derece olur bilmiyordum. Terim ifadesi son kelimesine
kadar okunacağını haber veriyordu. Şükür Kerim Allah’ıma.
Bu günlerde Kerim Rabbimizde İlahi haberler devam ediyor. Bizde Rabbimizin emri üzere
yazmak için defter kalem alıp gecenin birini bekledim. Beş Zilkade 1424 on iki ile bir arası
meleğim gelerek dedi. ‘’ Siz kitabı yazacaksınız. Salavat dualarına geçemediğinizin
sırrını bilir misiniz?’’ (32 ) Biz dedik üç yıldır düşünürüz. Bir sonuca varamadım.
Doğrusunu Rabbim bilir. Bunun üzerine ERHAMÜR İKRAM,
Bismillahürrahmanurrahim.’’ Allah’ u ta ala öyle bir emri ferman buyurdular ki cettin
İbrahim Aleyhi selamın üzerinde ki Müslüman milleti unvanını Âlim Rabbim (izniyle)
sizin üzerinize devrolundu. Manen siz de oradaydınız. Orası levhi mahfuzdu. Melek’ il
ikram, Enbiya, Evliya hazırdı. (33) Levhin önünde insanlık adına, Resuller hürmetine,
Yeşil atlastan yaratılmış tevhit nuru ile nurlandırılmış Cemali Hamt isimli bir sancağı
şerif vardır. Mahşer günü bu sancak bütün Enbiyanın beraberin de Âlim olan Allah’ u
Kudretin emri ile mahkeme-i Kübra ya getirilip dikilir. Bu sancak mahşer günü bütün
Âlemler den görünür. Hesap tamamlanınca sancak âlemlerin Rabbi olan, hür Rahman
nur Rahim ilahi emri ile tarafınızdan getirilip, enbiyanın cennetinin kapısına dikilir.
Allah ümmi kulunu, samimi dostunu böyle mükâfatlandırır. Allah’ın selamı rahmeti
üzerinize olsun.’’ (34- 35 ) Âmin Rahman Rahim Allah’ım.
Ya Rab rahmetin bereketin sizi zikreden Salih kullarınızadır. Ya Rab sizi zikretmeyen aciz,
nakız gafillere vadettiğin ilahi nurunu hidayet buyur. Ya Kerim Rahmanım, Ya Aziz
Allah’ım.
1421 Zilhicce saat 02 ile 05 arası gece namazında Et tahiyyati den sonra salavat dualarına
geçemiyordum dilim salavatı şerife ye kayıyor her selam da yirmi salavatı şerife okuyor bir
türlü Salli barik dualarına geçemiyordum. Geçmek için 40 rekât namaz kılıp 20 selam verdim.
Son selamımın salavatının sonunda, Dünyanın Her tarafından Ümmeti Muhammedin selamet
nidaları yükseldi. Sabaha da yarım saat kaldı. Rahatlayıp sabah namazını eda ettim. Bu
yaşadığımız halin hikmetini sırrını tam üç sene sonra Âlim olan Allah’ u Rahman’ın
bildirmesi ile anlayabildim.
Yukarıda izah olunan namazda salavat dualarına geçemeyip, dört yüz salavatın sonunda
mahlûkatın ÜMMETİ MUHAMMEDİN SELAMET nidasının insanlar tarafından
anlaşılması güçtür. Lakin bizce kolaydır. Şöyle ki, Allah’ım Muhammedin Seyidesin den
gelen Seyideler’ i, Hz. Aliden devam eden Seyitleri Muhammet ümmetinin içinden kıyamete
kadar eksik etme demektir.( 36 )
Bizden evvel on dokuz (kutup Allah dostu gelmiş.) bizden sonra Altmış üç kutup gelecektir.
İnsanlık bilmez. Yaratıp yaşatan hakkıyla bilir. Küllü İrade sahibi, Küllü şey’ in Kadir
Mevla’m ne dilerse o olur.
Ey Müslüman Milletim size salavat ı Şerife i okumak düşer. Allah inananlarla beraberdir.
Allah inanana rahimdir. Allah inanmayana gafurdur, Kahhardır. Allah’a giden yol İslam’dır
ve bu yolun kapısı namazdır. Allah’ a giden hak yolu aramak her insana Şart tır. Aramamak
gaflettir ve küfre delalettir. Ya Aziz Rahmanım kabul olmuş dualarım hürmetine.
Biz bu deftere İnşa Allah hür Rahman ilahi haberleri toparlayacağız. Kitabımızın ön
sayfasında açıklamış olduğum otuz yedinci müjde haber.
Bismillahürrahmanurrahim.’’ Kâinat camdan bir döşektir. Âlemleri üzerinden
dolandırırız. Kâinatın ötesini bulamazsın. Âlemlerin hesabını bilemezsin. Size lazım
âlemlerin seyrini yaptınız. Allah Resullerini yalnız koymaz. ( 37 )
Kâinat ilmindir Âlemler kudret
Zerreden Küreye hepsidir hikmet
Yaratan Halik’ım eyledi izzet
Rabbim bildirmezse nereden bilirdim.
Kâinat sabittir âlemler gezer
Rabbim mahlûkatın güzeldir güzel
Resulün kapında ilmin için gezer
Rabbim bildirmezse nerden bilirdim.
Nur un Kor’un âdem için yarattın
Feza boşluğuna kâinat tuttun
Âlemleri üzerine var ettin
Rabbim bildirmezse nereden bilirdim.
Nurundan korunda Ruhlar halk oldu
Akıl Ruhum ilmin nehrine daldı
Gönül Ruhum mabuduna yalvardı
Rabbim yakarmazsam ben olurdum
İrademi hafızama bağladım
Yetmiş yıldır kapınızda ağladım
İman ruhunu arşınıza yolladım
Rabbim göstermezsen nasıl görürdüm.
Hayâm rızan için dağlarda durdu
Cehaletin zulmü başıma vurdu
Anasından yavrusunu ayırdı
Rabbim göstermezsen nasıl görürdüm.
Merhamet bağladı elim kolumu
Rabbim şaşırdı ya beşer yolunu
Sizden başka yoktur bilen halimi
Âlim sin halim sin Hâkim Ya Rabbim.
Kendisine ilahi müjdeler verilen insan, Allah’ u Âlim’ in önce ki irade buyurduğu insanlardır.
Ruhlar halk olurken Halik Rahmanın o insan üzerin de gene bir iradesi olur. Çünkü o insana
verilecek ruhlar sağlam ve mükemmel olmalıdır. Halik’ını bulma da güçlük çekmemelidir.
Aziz Rahmanın insanlıktan nasıl bir yaşam nizamı istediğini bilmelidir. Ona göre insanlık
adına sonsuz kudret olan yaratan Halik Rabbine yönelip insanlığa dua edip Rahman rabbim
onun duasını kabul etmelidir. Bu insanlar san ki Rabbin den emir almış gibi insanlık adına
gece gündüz nefes nefese Aziz Rahman a insanlığın aklının alamadığı dualarla halik hür
rahmanın huzurundadır. Çünkü o insanın yaratılış hikmetidir. Yaratan Rab’ il İzzetin bize
altmış dört yıl dua yaptırırken bugünkü inzal buyurduğu müjde haberleri bilmemiz ne
mümkün.
Yalnız bir ömür ya Rab neslim insanlık diye dua ederken, ara ara da ya Rab ben kimim
diyordum. Altmış dört yaşına gelip te Azim Rabbim İnsanlık adına müjde haberleri buyurunca
önce kimliğimi bildirdi. Sonra dualarımın kabul olduğunu, sonra da insanlık aklının
alamayacağı müjde haberlerini bildirdi. Bu haberler elbette bizim Allah’ u Rab il Âlemine
ibadet arası dualar da, dünya ile irtibatı keserek gözyaşları içinde oluyor. İnsanlar şunu iyi
bilsinler ki, Allah’ın dini İslam. Kitabı Kur’ an. O kitabın rehberi Allah’ın Nur’ u cennetin
sultanı rahmet peygamberi Muhammed Mustafa’dır.(sav) Allah’ u Âlem ona mali ve bedeni
beş ibadet emretmiştir. Bu ibadetler Müslüman için farz-ı ayindir.
Ey insanlar Allah’ u ta alanın kapısı namazdır. Bu namazı kılmayan insanın duasını kabul
olması ( İnatlaşma veya tamamen reddetme dışında, başkasının yaptığı duanın o kişide tesir
ederek hakkın hoşnutluğunu kazan bir eylem yapması, gibi durumlar da, veya yine başkasının
istikameti veya af olması için yapacağı bir niyetin kabulü durumları gibi ki örnekler
çoğaltılabilir. Fakat en doğrusunu Allah (cc) bilir. ) neredeyse bu devrimiz de mümkün
değildir.
Öyleyse namaz kılmayanlar ve aşırı gidenler neden hala yeryüzü nimetlerinden hakkıyla
yararlanmaktadırlar. Eğer rahmet peygamberinin duası olmasa idi yaşamaları bile mümkün
değildi. O inananlar için çok şefkatli ve merhametlidir. Yaptığı dualar neticesinde ümmetinin
mutisi de asisi de fayda görmektedir.
Ey insan inanmıyor musun? Unutma ki senin ömrün yüz yıl olsa, Allah u Azime bir saat gelir.
Ömrün bitince inanırsın fakat artık geri dönüşünde yoktur. Sen seni yaratanının yanına
gideceksin. O sonsuz kudret sahibi senin orada ki yerini hazırlamıştır. Bizde görevimiz üzere
oraya geliriz. İnşa Allah hür kahhar zül Gafur, Bura da inanmayana orada kurtuluşta yoktur.
Aziz olan sonsuz kudretin insanlık adına bize bildirdiği hamt ve şükrü mümkünsüz, İlahi
haberlerini düşünürken akşam namazı vakti yaklaşıyordu ve İnsanlığın bu sapık vahşetini
düşünüp gözyaşları içinde namaza duracağım noktaya yaklaşırken, Aziz Rahmanım bir haberi
şerif daha inzal buyuruyordu.
Bismillahürrahmanurrahim.’’ Ey halimim insanlık adına ne düşünürsen o ilahi
indimizde kabuldür. Siz ne dilediniz biz vermeyelim. Sen ihtiyar oldun. Sizin gözünüzün
yaşına bu arzı dayanacak mı sanırsınız. Korkmayın sizin hamt ve şükrünüz. O güzel
niyetinize bağlıdır. Güzel niyetinizde Halim olan Esma’ ül Hüsna’ma bağlıdır.’’ ( 38 )
Bu ilahi mesajların alınması, insanın insanla konuşması gibi kolay değildi. O anda insanın
ruhu bedenden ayrılıyor ve beden yararsız bir halle geliyor ve o anda ilahi bilgi gelmeye
başlıyor. Vücut un her zerresi tüyler ürpertici bir vaziyet alıyor. Tabiri caiz ise insan kan ter
içinde kalıyor.
Otuz sekizinci ilahi habere dönecek olursak, İnsanlık adına siz ne istediniz de biz vermedik
diyen, sonsuz kudret olan Âlemlerin Rabbi Allah’ u Rahman Rahim, bizi düşünmeye sevk
ediyordu. Bizde acaba Rabbimizden istemediğimiz bir şey mi kaldı derken Cehennem
aklımıza geldi. Lakin tövbesi kabul olmayan günahlar için Aziz olan Allah tan hem utanıyor,
hem korkuyordum. Öyleyse bu düşüncem için Aziz Rabbime nasıl bir yakarışta
bulunmalıydım? Yapacağım bütün temennileri hafızamda toparladım lakin dua edemiyordum.
Çünkü tövbesi mümkünsüz olan günahların affı da mümkünsüzdür. Diye düşünüyordum. İşte
bu hal üzere düşünüp devam ederken Akşam namazına durduğum soğuk bir gecede, açık
arazide kala kaldım ve bir taş duvarın ardında yatsı ve gece namazlarını eda edip sabaha
yaklaştık. Sonsuz Rahmet sahibi Celal Rabbim buyurdular.
Bismillahürrahmanurrahim’’ Ey canını hiçe sayan Halil’im. Biz bütün kalplerden
geçeni biliriz.’’ ( 39 )
Akşam namazına durduğum yer evimin yakınında açık alandı. Hava sıcaklığı sıfırın altında idi
ve gece on üç saat geçmişti. Allah dostunu Halik’ın Kor’u tutuşturmuş, İnsanlık adına yanıp
sönüyordu. Ve Az sonra ilahi ikinci bir sitem daha alıyordu. Omuzuma bir el değiyor. Ve
diyordu ki, zavallı adam sen buraya akşam oturmuştun sen canına yazık edersin üstüne kar
gibi kırağı yağmış. Sana deli deyince ben akıllıyım diyorsun. Böyle akıllı olur mu? Kalk
sobayı yaktım sabah namazını bari evde kıl. İhtiyarladıkça başımıza neler getireceksin dedi.
İşte ailem de bu insanlığın bir ferdi. Altmış sekiz senedir bizi anlayamadı. İşte cehaletin
hedefi bu kur’ an yok sünnet yok taklit icabı zora kuvvet namaz kılınıyor. Biz yine de Allah
en güzelini bilir deriz.
O gece ki on üç saatlik zaman içinde Azim Rahman’ıma cehennem yükümlülerinin bütün
Günah cezasını Gafur Rahim Allah’ u Âlim’ e arz ettim. Beş Kasım 2003 bu ayı takip eden üç
ay içinde cehennem üç defa gezdirildi. Cehennemin gezdirilmesinden yine insanlık adına
endişelenip korkmuştum. Bu gezdirilmelerin ilahi sırrını da anlayamamıştım. Merakım
büsbütün artmaktaydı.
Üçüncü keşfin sonunda cehennemin çıkış kapısının sağında Akdeniz den büyük muazzam bir
HAFIZA gördüm. Evvel ki keşiflerimde bu HAFIZA yı görmemiştim. O kadar güzel ki insan
tarifte zorlanıyor. Beyaz köpüklü baktıkça suyunun rengi değişip çeşitli hoşuna gidecek her
renge bürünüyor. Binlerce iniş ve çıkış merdivenleri kapıya doğru yönlendirilmiş durumda.
Meleğime dedim ki yoksa kapımı değişti bu gölü önce ki gelişimde görmemiştim. Meleğim
cevaben dedi,
’’ Biz dönünceye kadar Rabbim bu hafızayı yarattı.’’ Hikmeti nedir diye sordum.
Hitaben meleğim, ‘’ Rabbim size İzzetinden üç ikram yaptı. Birincisi bu göl
ERHAMURMAZ gölü. İki biz MELEGİN ERHAMUR İKRAM üç Yanında ki
EVLADIN Rahmani ikram. Siz bütün namazlarınızda ki erkân yapan dualar da, Ya
ERHAMÜR-RAHİM derdin. Rabbim de size bu üç varı ikram etti.‘’(40)
Hikmetine gelince ‘’ Üç cehennemden ( cehennem ileride izin verilirse açıklanacaktır.)
çıkarılan( Af edilip) yükümlüler bu hafıza gölünde yıkanırlar. Biz ERHAMUR İKRAM
Rabbimin emri ile size eşlik ederiz. Yanında ki evlat sizi torunlarıyla yâd eder. Allah’ın
Rahmeti üzerine olsun.’’ (41) Dedi.
Elhamdülillah’ i Rab’ il Âlemin Hür Rahman Nur Rahim. Amin. Allah’ım Rahmetin
bereketin Salih kullarına olsun. Ya Rahman Rahmet hidayetin İnsanlığa olsun. Ya Rab
insanlığa vadettiğin NUR unu Nasip, müyesser buyur. Ya Rahman Rabbimiz Hidayet
Rahmet, Kudreti Subhan’iyendir. Bizi şeytanlaşmış insanlık düşmanı katil canilerin
merhametine bırakma Rahman Allah’ım. Sen Semi sin, Basar sın, Gafur sun, Kahhar sın, Ya
Rab. Benim Avrupa m, Amerika m yok. Gafil Müslümanları uyandır. Ya Rabbi. Âmin. Hicri
1424-1425
Bu kış takip eden bahar ve yaz aylarında açıklanmasını istemediğim iki ilahi haber daha
müjdelendi. Biz bunun yanında ilahi haberlerin hadiselerini yazıyorduk. 1425 bir Zilhicce
gece saat üç te sonsuz Kudret olan Küllü irade sahibi Külli Şey in Kadir Halik hür Rahmanım
Aklın kavrayamayacağı ilahi bir haber inzal ediyordu.
Bismillahürrahmanurrahim.’’ Allahümme Salli Ala Muhammed. Onun için
yaratılmıştır cennet. Onu nurdan seni kordan yarattık. İkisini birbirine kattık. Onun
için onu cennetime sultan eyledim. Seni cehenneme komutan ettim.’’ ( 42 )
Bu ilahi haberi takip eden ikinci gece saat üç dört arası yazıyordum. Evin içinde bir karanlık
hâsıl oldu. Odanın güney doğu duvarından bir kara delik açılıp, odamı karartıyor yazı
yazmamı dahi engelliyordu. Hem bunalmış hem de korkmuştum. Ya Rab ne hikmet diye nida
da bulundum ve bekledim. O an ilahi ve gerçek haber Rabbim den müjdelendi.
Bismillahürrahmanurrahim.’’ Ey halimim biz sizin o halinizden razı olmayız. Bırak
kalemi. Yat uyu sıhhatin gidiyor.’’ (43)
Bunun üzerine Kulu Halik’ına Ya Rab uyuyamıyorum diyordu. Halik’ın aşığı mabudunu
arıyordu.
Uyku tutmaz bir an ayrılırım senden
Meğer emanetin alasın benden
Korum nurunuza karışsın her dem
Sevgim size Rahman Rahim Allah’ım
Korundan ayırıp nazar eyledin
Yok idi bedenim hayli eğlendim
Onun için Rabbim size bağlandım
Sevgim size Aziz Kerim Allah’ım
Samet el Rahmanım deyip yaklaştım
Yetmiş yıldır kapınız da dolaştım
Rahmetinin ummanına ulaştım
Sevgim size Âlim Hamim Allah’ım
Rahmet ummanına çırpınıp daldım
Yetmiş yıl bir ömür kapında kaldım
Rahim Allah insanlık için yalvardım
Sevgim size Hayyum Kayyum Allah’ım
Marifet ilmi ile Rabbim aradım.
Kur’ an olan arzınızı taradım
Yetmiş yıldır insanlık için ağladım
Sevgim size Adil Latif Allah’ım
Rahmet deryanıza gönülden daldım
İlmi Rahmanımdan dersimi aldım
Rahmanıma insanlık için yalvardım
Sevgim size Hamit Mecid Allah’ım
İlmi Rahmetinle kapında kaldım
Bu zalim beşerin müjdesini aldım
Rahmanımdan mağfiret ini umardım
Sevgim size Âlim hâkim Allah’ım
İlmin Rahmeti ile ya Kerim dedim
Bu zalim beşerin Halini gördüm
Bir ömür kapında bunun için kaldım
Sevgim size Kebir Hasib Allah’ım
İlmin Rahmetinle Rızan Alınır
Hidayet ya Rahman size varılır
Kurtuluş sizdedir müjde alınır
Sevgim size Hasib Hamid Allah’ım
İlmi Rahmetiyle Kapısını açar
Rabbim Resuller için Rahmetin saçar
İmansız şeytanlar canından geçer
Sevgim size Mucit Mecid Allah’ım
İlmin Hakikat ı Kapında bulduk
Âlim sin Rahmanım bildirdin bildik
Beşer kurtuluyor müjdesin aldık
Hamdim Şükrüm size şükür Allah’ım
Marifet ilmi ile mabudu bulan
Hakikat ilmi ile müşerref olan
İnsanlık deyip kapında kalan
Sevgim size Cemil Cemal Allah’ım
Hakikat ilmini kulların bilmez
Bakıp âlemlere ibrette almaz
Bize cahil der yanımıza gelmez
Sevgim size Âlim Hâkim Allah’ım
1425 dört zilhicce duha namazının edasının hemen ardından Allah’ u Rab il İzzet hür Rahman
haberi müjdeleniyordu.
Bismillahhürrahmanurrahim’’ Habibim Ahmet Resulüm Muhammed. Biz sizi âlemlere
rahmet olarak getirdik. Biz yarattıklarımızı hakkıyla biliriz. Sizin o güzel niyetiniz
dualarınız, Hamt ve şükrünüzün Kabulüdür. Korkma yaz söyle üzülmeyin Allah
sizinledir. ‘’ ( 44 )
Bizde ki hal korku ve üzüntü ötesi idi, Sen kimsin okuyup yazman bile yok sen bu
konuştuğun hadiseleri nereden bilirsin diyorlar bize, elbette ki Rabbim Allah tan deyince,
İnanmıyorlar sizin söylediklerinizi bu zamana kadar kim söyledi ki. Elbette Ademden bu güne
Rabbimin hep NUR undan bahsedildi neden Kor dan kimsenin haberi olmadı. Çünkü Rabbim
Kor’ un sahibini dünyaya getirmemişti. Hikmeti Küllü iradesinde olan İlim sahibi Alim
Halik’ım bu KOR‘ dan yarattığı nefsi insana vererek insanı muazzam bir imtihandan geçirdi
insanda beşer sıfatı ile bu ruhu anlayamayıp, cehennemi kapıya kadar doldurdu ve kıyametin
arifesine getirdi.
Hikmeti insan tarafından bilinmeyen sonsuz ilim sahibi Aziz Rabbim. O nefsin korunun
sahibini getirdi. İnsanlığın bu halini ona sezdirdi. İnsanlığa elli yıl dua yaptırdı. İnsanlığın
kurtuluş müjdesini vermiştir. Şükür Rahman Rahim Allah’ıma cehennem üstünde hiç
vazifemi bize bildirmeden, cehennem yükümlüleri hakkında bizi düşündürüp,’ ’biz kalplerde
geçenleri biliriz’’ buyuran Kudret el SUBHAN cehennemi keşif yaptırdıktan bir sene sonra
da, Sizi cehenneme komutan ettim diyen sonsuz ilim ve İrade sahibi Subhan el Azim külli
şey’ in Kadir Allah’ u Âlem idi. Hamt Şükür Rahman Allah’ım.
Dediler ki imtihan dünyasıdır bu dünya, İmtihan olan insansa, insanda imtihan olan ne, işte, o
Nefistir. Nefis olmasaydı insanda olmazdı. Nefsi imtihan eden Allah’ u âlimdir. Rahmetin den
olan üstün seviyedeki akıl nimetini Âlim olan Subhan Rabbimiz küllü iradesi ile
peygamberlerine nasip eder. Bundan onlarında haberi yoktur. Onlarda öyle bir imtihandan
geçerler ki akılların kavraması mümkün olmaz. Allah’ u Azim ona her imtihanda bir rütbe
verir. Yine o kendini bilemez. Allah’ u Âlim onu her nefesini alışında bile gözetler.
O Allah’ın dostu gözlendiğini bilir lakin kendini yine bilemez. Öyle bir nefis muhasebesi
yapar ki Allah’ u Azimden hem korkar, hem utanır. İş bu zaman içinde insanlığın küçük
günahlarını bile görüp bilir. Lakin kendini yine bilemez. Çünkü Allah’ u Âlim’ in İmtihanı
bitmemiştir. Bir yandan Rab’ il İzzete imtihan verir. Diğer yandan insanlıktan başka bir şey
düşünmez. Bu aşamada yine kendisini tanıyamaz. Kendisini insanlık hayranı sanır.
Allah seçtiklerini işte böyle imtihan eder. Sair insanı bir imtihan ederken dostlarını on imtihan
eder. Müslüman kulunu on imtihan ederken. Dostunu yüz imtihan eder. O Allah dostu yine
kendini tanıyamaz. Seyitlik devresi geçer bilemez. Mürsel devresi geçer bilemez. İşte İzzet
olan Rabbim haberci kullarını böyle imtihan eder. En son da Resulüm der. Bu kerede Resulü
bu azmış şeytanlaşmış beşeriyetten korkar ve çekinir. Rahman Rahim olan Allah’ u Âlemden
İnsanlık adına aldığı müjdelerini insanlığa haber veremez. Çünkü onun vereceği haberleri
güya kendi çağında insanlık kabul etmez.
Allah’ u Kahhardan çok korkuyorum. Bu beşeriyetin kendilerine ilah kıldıkları maddenin
manası, bu mübarek arzı ala bunları kabul etsin. Allah’ım sabi ve samimi Müslümanı ve
hayvanatı siz koruyun. Allah’ım korkuyorum ve utanıyorum. Allah’ım Yaz ilahi emrin
hükmünce yazıyorum. Rabbim eğer bu beşeriyetin üzerinde bizi vazifeli kılmasa idin bunları
görmemek için, Maralardan çıkmazdım. Ya Rahman Rabbim vadettiğin ilahi nurunu bu cahil
nankör beşeriyet üzerinde tamamlarken, Rahman Rahim esman hürmetine bu süreci
kolaylaştır.
Ya Rahmanım küllü irade sizindir. Dualarsa Kitabına Resulüne inananlarındır. Ya Rahman
Allah’ım bu insanlığın inanma hali de sizce görünür ve bilinir. Ya Rab bize yardım et sen
sonsuz Subhan sın Allah’ u Azim. Âmin. Rahmeti sonsuz Halik’ım.
Bismillahürrahmanurrahim
Gafur un Kor u açtı yarayı
Bu beşer giydirdi bize karayı
Gelem huzuruna ağlaya ağlaya
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Giymesem karayı zamanı geçmiş
Zalimlerin ruhu tamuya uçmuş
İmansız caniler kendinden geçmiş
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Zalim okumadı nuru Kur’an ı
Bulamadı azim olan Subhan ı
Havasına düştü nefsi şeytanı
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Göremedi kâinatta âlemi
Okumadı kuranını kelamı
Zulmü yazmış bu caninin kalemi
Cehennem kapıya dolmuş ya Rabbi
Göremedi yaratanını bu alil
Onun için oldu Ya Rabbi zelil
Yaradanım derya komutan Halil
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Yaratanı bırakıp maddeye taptı
Nefsi denen kör Ruh korunu yaktı
Bunu Yaratandan ayrı bıraktı
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Madde sana hâkim oldu Ya Gafil
Olunur mu Rabbim bu kadar cahil
Bunlar düşünmez ya gözü de alil
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Maddeyi kendine ilah eyledi
Unuttu Rahmanı yalan söyledi
Cehennemi kendine mülk eyledi
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Dünya için gece gündüz çalıştın
Tevazu-u unutup şeytana karıştın
Sen bu şerre iblislerden alıştın
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Bunlar bilmez şeytan olan iblisi
Çıkar ta semadan gelirde sesi
İnsan şeytanları onun ötesi
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Yükselir semaya şerrini saçar
Bu ahmak insana tanrılık yapar
Bunlar ilah sanıp iblise tapar
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Yükselir semaya seni azdırır
Ben tanrıyım diye kitap yazdırır
Tevratları İncilleri bozdurur
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Yükselir semaya bilemez insan
Cinlerin babası iblis i şeytan
İblisler şerrini bilemez insan
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Öyle şerlidir ki İnsanlar bilmez
Nerden gelip gittiğini de göremez
Cahilin Yanında bir nefes alamaz
Cehennem kapıya dolmuş Ya Rabbi
Bismillahürrahmanurrahim
Bizim Allah’ u ta aladan müjde haberler almaya başladığımız tarih 1421 yirmi zilkade idi. Üç
sene davam etti fakat yaz emri gelmemişti. Bu üç senenin tüm hadiselerini Allah’ u ta alanın
izni ile hafızamda toplamıştım ve her duruma aklım yetiyor bazı yerde de meleğim
tamamlıyordu.
Yalnız dokuzuncu ilahi haberden sonra iblis şeytan nırra ve bütün imansız cinliler le savaş
başlayınca, şeytanların bin bir türlü şerlerinin bazılarına aklım yetmemişti. İş bu hal yedi yıl
devam etti sekizinci yılın başında Allah’ u Âlim’in yardımı ile ilham ilmi sayesinde bir ilkindi
namazının duasında şeytanların iki şerrini açıklayabiliyorduk. Şükür Âlim olan Allah’ u
Azime.
Biz kâfir cinlerle savaşırken bir gece köyün civarını milyonlarca imansız cinler sardı gece saat
üç dört arası idi. Biz bu arada Allah’ u Kahharın Melek el İkramın bize öğrettiği beş sureyi
celile-i otuz üç teşbih aralarında okuyarak EUZÜYÜ TAM BİR TESPİH yapıp, İSMİ AZAM
duasını okuyup büyük bir cesaretle av tüfeğimi alarak dışarıya çıktım. Köyün güney
batısından kuzeyine geçtim. Bölge de büyük ses uğultusu olmasına rağmen bir türlü imansız
cinleri göremiyordum.
Aynı zamanda ortalığa çok kötü bir koku yayılmıştı. Köyü dolanıp güney batısına geçince bizi
insan cismine bürünmüş dört iblis çevirdi. Biz karşılarında durduk. Söylediler, dediler kıyas
mı, Fitne mi?
Dedim, Fitnenin şerrinden Âlemlerin Rabbi olan. Kalemle öğreten. Azim olan Allah’ı subhan
a sığınırım. Aynı zamanda iblisler soru sorarken biz E uzu u tespih yapıyor ve iblislerin
sorusunu geciktiriyorduk. İkinci Şeytan sordu, Kıyas mı? Fasık mı?
Dedim, Kahhar Rabbim Fasıkları kahretsin. Üçüncü şeytan sordu; Kıyas mı? Münafık mı?
Dedim, Gaffar Rabbim münafığın üstüne kıyameti kopsun. Bu iblislerin bize mesafesi elli
metre kadardı. Sonra üçünün üstüne üç şimşek çaktı. Ve gece şimşek hızı ile semaya yükselip
gözden kayboldular.
Biz bu ilahi hikmet karşısında az da olsa heyecanla bir düşündük. O günlerde bu hadiseden bir
şey anlayamadım. Şeytanlar ve imansız cinlerle savaşın bitiminde, Peygamber geyiği isimli
iblis şeytan daha yeni yakalanmıştı. Bir de Yaralı domuz nırra iblis şeytan bu hadiselerden
tam dört sene sonra ölmüştü. İblis şeytan nırranın ölümü de bir zilhicce 1425 gecesi saat beş
altı arası oldu o gecenin sabahı Güneş tam doğduktan sonra dünya semasından kuvvetli bir ses
geldi.
Ses şöyle diyordu. ‘’Adem den bu güne size hazırlanan suikast planı hiçbir kula hazırlanmadı.
Ondan sonrada aynı sesin geldiği noktadan üç gün ve gece yazmasını istemediğim ses devam
etti. Biz bu iki hadiseyi üç sene düşündük. Ses dalgaları üçten fazlaydı. Şeytanlarla savaşın
yedinci günün gecesinde bizi çeviren o dört cin babaları nırranın başyardımcıları SARRA ve
KEM cinlerden büyük günah sahibi şeytanlardı. Bunları üçü yakalanırken dördüncüsü iman
edip kurtulmuştur. Savaşın sonunda yakalanan peygamber geyiği isimli şeytan SARRA
cinlerden iblisin birinci yardımcısı bütün peygamberleri ve evliyayı gözleyen şerli bir
şeytandır. Bu dört şeytan bize semadan seslenenlerdir.(Ses bir cihetten devamlı gelmiş şeytani
olduğu da anlaşılmıştı.) Allah’ u Âlim’ in emri ile onlar demir kafeste tutuluyorlar. İnşa Allah
hür Rahman Müslüman cinler kıyamete kadar imansız cin şeytanlarından kurtulmuşlardır.
Kadir olan sonsuz Kudret ve Azamet sahibi Allah’ u Azim tarafından.
Şimdi sıra insan şeytanlarında insan şeytanlarının gitmesi, cin şeytanlarının gitmesi den çok
daha zor olacak çünkü insan şeytanlarının günahı cin şeytanlarının bin katıdır. Şeytanlaşmış
zalim canilerin şerrinden Allah’ u Hür Rahman bütün insanlığı kurtarsın İnşa Allah hür
Rahman amin-amin-amin. Nurumuzun Kor’umuzun Halik’ı Âlim, Halim, Hayyum,
Allah’ım.
Gelelim bizi çevreleyip bize soru soran o üç şeytana Allah’ u Âlim müjde haberlerin bir
bölümünü ilahi kelamından verdi. Bütün mahlûkat dinledi. İnsan duyamadı. Cin şeytanlarına
gelince onlar bizi çocukluğumuzdan belli gözlemekteydiler.
Bizim kalemle yaptığımız kıyası ve Allah’ u Âlim’ ü İzzetin dünyanın hayat takvimini
çizdirip, o takvimden istediğin kadarını Müslümanlar için ayır buyurunca, biz dünyanın
ömrünün dört bin yılını ayırıp geriye üç yüz sene kalmıştı. Bu üç yüz seneyi üçe ayırıp din de
sapıtmış insanlara yazmak istedim. Bu üç yüz ün yüzü için Yahudiler dedim, kalem yazmadı.
Diğer yüz için Hıristiyanlar dedim, kalem yazmadı. Üçüncü yüz yıl için İbraniler dedim
kalem yazmadı.
Sonra Rabbimin emrinde olan kalemle niyet ederek bu üç asır için fitne dedim kalem yazdı.
Fasık dedim kalem yazdı. Münafık dedim kalem yazdı. İşte bu iki bin yılından başlamak
üzere dört bin yıldan sonra gelecek üç asır kıyamet asrıdır. Şeytanlar bizi iyi gözlemişler
zorlarına gitmiş bize sordukları kıyas mı? Fitne mi? Sorusu işte bu durumu ifade ediyordu.
Kim bilir onlar belki de yakalanacaklarını bilmiyorlardır. Çünkü onlar mutlak Kadir olan
kudret el subhan ı tanıyamamışlardır. Onlar demir kafeste Allah’ u Gafur’a isyan ederler,
lakin ellerinde fazla imkânları kalmamıştır.
Allah’ u Âlim zerreden küreye her varlığın sonunun gelmesini diğer bir varlıkla sonlandırır.
Biz kitabımızın bazı yerlerinde Melek el ikramın üç cisim üzerinde veya daha fazla cisim
üzerinde yaratıldığını beyan etmiştik. Cennet melekleri nurdan, cehennem melekleri kordan,
dünyada ve cehennemde görev yapan melekler NUR ve KOR dan yaratılan Allah’ u Azim in
nezdin de değeri yüksek hakkıyla vazife yapan Allah’ u Azim’ in komutanları ve askerleridir.
Şükür Kadir olan Kudret el Halik Kahhar’ a.
İşte bu melekler insanlardan ve cinlerden çok güçlüdür. Onlar için yenilmek söz konusu
değildir. Bu melekler de İzni ilahi ile çeşitli şekillere girerler. Cinler uçar demiştik. Cinler bir
derece hız yaparsa onlar on derece hız yaparlar, onların elinden hiçbir mahlûkatın kurtulması
mümkün değildir. Allah’ u Kudret nasıl bir emir verirse hemen yerine getirilir. İşte imansız
cinlileri helak eden, Allah’ u Kudretin İlahi sırrı bu meleklerdir. Bunlar Allah’ ı Subhan’a
hakkıyla iman edip yardım isteyen Müslüman ordularına da ikram olunmuştur. Allah ne
dilerse o olur. Allah doğru kuluna şer dilemez, doğrular eğriyi düzeltmezse onlarla birlikte
helak olurlar. Küfre müsamaha göstermek Müslümanın aciz imanındandır. Batıl hem şaşırmış
hem azmıştır.
Müslümanların maddeten kurtulması mümkün değildir. Manadan da eser kalmadı kurtuluş
sizde Aziz Cebbar Allah’ım. Nur ve Korunuzun hürmetine, Kabul olmuş dualarımızın
hürmetine, bütün peygamberlerin, veli evliya bütün Salihlerin duaları hürmetine bizi
korktuklarımızdan emin eyle Hâkim Allah’ım amin-amin. Âlim, Azim, Adil, Ali ‘ ül Aziz
Rahmanım.
İnsanlar dediler ki, İnsanlar sultan cinler şeytan. Hayır, Allah’ u Âlim şeytanlar cin ve
insanlardandır buyurmuştur. Hem de İnsan şeytanları cin şeytanlarının yüzlerce derece
ilerisindedir. Bunun nedeni nedir? Cinler Âdem’ in Korunun yalın alevinden yaratılmıştır. O
kor da nedir diye soracak olursanız bir kez daha tekrarlayalım ki Kâinat üstü bütün âlemlerin
ve mahlûkatın mevcudatın tamamının Ruhu dur. Bu Ruhların içinde Kordan yaratılmış
insanda bulunan Ruh hangisidir? Derseniz elbette nefistir deriz. İşte bu Ruh Kor Nura
karışmadan yaratılan tek Ruh nefistir. Eğer bu Ruh olmasa idi, insanlık az günah işler bu hale
gelmezdi. Diyeceksiniz ki bizim halimizde ne var ki? Siz halinizi bilemezsiniz biz size haber
verelim.
Âdem babamdan kıyamete kadar. Allah’ u ta alayı Razı edip cennete gidenlerin sayısı ancak
iki cenneti doldurmuştur. Geriye kalan on üç bölümü üçe ayıralım. Bir bölümü hesaptan
geçiyor bir bölümü ceza çekiyor. Üçüncüden çok bir bölümü ebedi cehennemde kalıyor.
Allah Adil’dir. Allah latiftir. Allah Âlim’dir. Allah Hâkim’dir. Allah mutlak Kadir el Kudret
subhan el Hak’tır. Kimsenin hakkını zayi etmez. Allah’ı düşünüp te hakkıyla tövbe eden
Müslümanların mümkün olan günahlarını af eder. Tövbesi mümkün olmayan günahlar cezayı
gerektir. Ceza yeri cehennemdir.
Tövbesi mümkün olmayan günahları Müslüman yapmamalıdır. Allah’ u Âlim affı
mümkünsüz olan günahlardan insanları muhafaza buyursun. Bütün insanlığa İslam ı hidayet
etsin. Aziz Rahman Rahim Allah’ım. Âmin.
Asrımızda affı kabul olmayan günah beşeriyeti sarmıştır. İnsanlığın kurtulması Âlim olan
Allah’ u Rahmana kalmıştır. İnşa Allah hayırlı olur. İnsanlığa Akıl Ruhu, İman Nuru,
Allah’ım. Âmin.
Bismillahürrahmanurrahim
Kudret kalemini vermiş eline
Rahman böyle izzet eder kuluna
İblisler çıkıyor dostun yoluna
Şeytani fitneyi yazar bu kalem
Allah’ın emrinde kalemi yazar
Dostunun duası küfrü ezer
Şaşırmış iblisler yolumda gezer
Rabbim, şeytanları yazar bu kalem
Şaşırmazsa yolumuza girmezdi
Başına ne gele oda bilmezdi
Şeytanlar cahildir felah bulmazdı
Rabbim, Fasıkları yazar bu kalem
Küfrün sonu gelir felah bulamaz
Gider bu âlemden de kendin bilemez
Cehennemde inini de bulamaz
Münafık şeytanları yazar bu kalem
Yazmamak ne mümkün küfrün savaşı
Dinsin Ya Rahman bu beşerin gözyaşı
Yakında şeytanların bitecektir tüm işi
İnsanın şeytanlarını da yazar bu kalem
Nice şehit verdim kâfir nesline
Cani düşünüp te gelmez kendine
Senin hiç aklın ermez hakkın işine
Cehennem de yerini yazar bu kalem
Bu mülk senin âlim halik yaradan
Çıksın insi cin ’i şeytan aradan
Dostlarını yalnız koymaz yaradan
Şeytanlarla savaş yaptıran Cabbar
Cin’i şeytanların hesabı bitti
İmansızlar zayi oldu tamamı gitti
Müslüman cinler bayramını etti
İmansızın insi de gidecek Cabbar
İnsan şeytanları eza çekecek
Gözlerinden kanlı yaşlar dökecek
Halik hür Kahhar a Başın eğecek
Size gelecekler Aziz hür Cabbar
İnsan şeytanları Hakkı ne bilir
Kudret el basardır o sizi görür
Gafur hür kahhardır hesabı görür
Ceza günü gele Aziz hür Cabbar
İnsanlığı şerre götüren Şeytan
Dua mızı Kabul eyleyen rahman
Kurtulacak beşer gelmiştir zaman
İnsan Şeytanları da gidecek Cabbar
Allah kapısıdır Resul Kapısı
Zayi olmuştur İblislerin hepsi
Alınmıştır bu dünyanın tapısı
Müslüman cinliler kurtuldu Gaffar
Euzuyu tespih yaptı kulunuz
Öğretmezsen ne olur ya Rabbi halimiz
Kapında bekleyen Salih kulunuz
Cümle mahlûkatı seyreden Basir
Şeytanlarla savaş akla gelmezdi
Halikın hikmetin kulu bilmezdi
Nefis olmazsa imtihan olmazdı
Garip kulunu imtihan eden Rahman
Gafur un Hikmetin iblis bilmedi
Emri yaratana başın eğmedi
Onu mahlûkattan kimse sevmedi
Şeytan sevilir mi yaratan rahman
E uzu u tespih yaptı dostunuz
Yükseltin ya Rahman Arşa yolumuz
Ayrılır mı haktan Salih kulunuz
Salihler kapından ayrılmaz ya Rahman
Gafurun kudreti zatımın koru
Bu kor un alevi cin’ i nün varı
Hikmetinden sual eyledim onu
Hikmetin Kudretin sonsuz Hür Cabbar
İnsan şeytanları hakkı bilmiyor
Kıyamet gününe iman kılmıyor
Onun için dünyada huzur bulmuyor
Bozuldu dünyanın düzeni Cabbar
İnsan şeytanında Korumuz yanar
Çeşitli hileler kalbinde döner
Hedefi insanlık öldürür gömer
Zalimin zulmünü seyreden Kahhar.
Rabbim dedi nefis Kordan Halik oldu
Onun için kalbine fitneler doldu
Cinli şeytanların hepsi yok oldu
İnsan şeytanları da yok olacaktır Kahhar
Biz biliriz şeytanlarla savaşı
Dinsin Rabbim bu beşerin gözyaşı
Yakındır bitecek şeytanın işi
İnsan şeytanları da gidecek Rabbim
Hikmetin sırrını Rabbim bildirir
Dostu dua eder kahhar öldürür
Gelecek yavruların yüzün güldürür
Gidecek şeytanlara gelmesin Kahhar
Gafurdur Kahhardır yaratan Cabbar.
Mazlumun duası denizi çalkar
Rahmanım Celaldir görün ne yapar
Gitsin şeytanlar da gelmesin Kahhar
Var olmuşuz Gafurunun koru undan
Utanıyorum ya Rab sizden arımdan
Ayrılsın dünya şeytanları nurundan
Gidip cehennemde kalsınlar Kahhar
Dostu şeytan olmuş bilemez beyler
Halik’ın Resulü Rahmana söyler
Bir gün onu cehenneme gel eyler
Orada ebedi kalalar kahhar
Bu okur Yazarlar çaresiz kaldı
Şeytanlaşmış beşer hepsini sardı
Yaratanın dostu huzura vardı
İnsan şeytanları da gidecek Cabbar
Gafurun koru durmuyor yanıyor
Şeytanlar kendisini uygar sanıyor
Görün ki onları hep sağ yanıyor.
Kurtaracak sensin Aziz hür Kahhar
Yanar korum yanar kudretin varı
Çekiyor mazlumun hak arzuhali
Ateşte yananın olmaz mezarı
Yanan mazlumu da soracak Kahhar
Yanar korum intikamın alır mı?
Allah dostu hiç çaresiz kalır mı?
Duam Rahmanıma hiç zayi olur mu?
Gidecektir şeytanlar bu arzdan Cabbar
Yanar korum gözlerimde uyku yok
Gözü dönmüş caninin merhameti de yok
Duam Rahmanıma benim derdim çok
Şeytanları arzdan yok eyle Kahhar
Seyreyledim imansızın şerri çok
Şeytanlaşmış insandan bize hayır yok
Rabbim Rahmet etmez artık derman yok
Şeytanları arzdan yok eder Cabbar
Şeytanı doğuran şeytanlar ölsün
İmansız babalar ne ettiğini bilsin
Onlar cehenneme sualsiz girsin
Sorgusu orada sorulur Kahhar
Allah dostu Rahmanından ayrılmaz
Hikmeti Âlimdir insanlar bilmez
Gidecek şeytanlar bir tane kalmaz
Gider cehennem de sorulur Kahhar
Kâfir şeytan olmuş, kendini bilmez
Saldırır İslam a hiç aman vermez
Gidecek kâfirler bir tane kalmaz
Gider cehennemde sorulur kahhar
Unutma Ey cani unutma bunu
Soracaklar sana döktüğün her kanı
Allah sizin için gönderdi beni
Gelsin cehennemde sorarız Kahhar
Kitabım var diye kandırdı seni
Allah onun için getirdi be
İnanma insanlık, yok onun din
Nasıl sapıttıysa sorulur Kahhar
Allah dostu sakın yatıp uyuma
Vazifen Rahmandır geride durma
Sakın yalvarmak için yanına varma
Onun hesabını soracak kahhar
Allah dostu zulmün sonunu getirir
Dua edip onun işini bitirir
Cehennemde yüz üstü yatırız
Soracaktır ona Kudret el Kahhar
Allah dostu insanlık için ağladı
Münacatını Halik’ına eyledi
Alıp müjdeleri kitabında söyledi
Döktüğü kan ondan sorulur Kahhar
Allah’ım caniler arzına doymaz
Düşünüp hikmetin sırrını da bilmez
Gidecek şeytanlar geride gelmez
Cehennem de hesap sorulur kahhar
Bismillahürrahmannurrahim
Allah’ u Âlim bütün âlemlerin ve mahlûkatın yaradılış ilahi sırrını âdemoğlunu haber veriyor.
İnşa Allah böylesine mükerrem ve münevver bir varlıktan, Halik olan Allah’ u Âlim ne
istiyor. Elbette ki insanlıktan Kitabı Kur’an- ı kerimde beyan buyurduğu dini İslam emir ve
yasaklarına uyarak, Allah’ u Halik’ın ilahi Rızasını kazanmak olmalıydı. Günümüz insanında
Allah’ u Alayı razı edecek hiçbir hal ve hareket görülmüyor. O halde Allah’ u Azim’ in
Halifesi insanlığa yapacağı dua da der ki, ‘’ Ya Rab rızanı kazanan Salih kullarını hıfzı
muhafaza buyur, onların sayılarını yeryüzünde çoğalt. Zaten böylesine sapıtan insanlığa böyle
dua yapılır. Çünkü bunların günahlarının tövbesi kabul olmaz, bu tür günahları işleyen
toplumların cezasız kalması da Sünnetullah ve Ayetullah yönünden mümkün değildir.
Asrımızdan üç yüz sene evvel başlayan sapıtma ve isyan bir kıtada veya bir ülkede değil,
Bütün dünyanın her yerinde beşeriyeti kıskıvrak sarmıştır. Eğer Allah’ u Kerim kurtarmaz ise
kurtuluşu da mümkün değildir. Bunca yılık duamızın karşılığı olarak, Sonsuz Kudret sahibi
Allah’ u Âlim İnşa Allah kurtaracağını da haber verdi. İşte bu hamt ve şükrü mümkünsüz
müjdeler sonrasında bizi şiddetli bir korku sardı. Çünkü tövbesi mümkünsüz günahın cezası
da sonsuzdur.
Allah’ u Rahmandan korkumun sebebi bu idi. Yani sapık beşerin günahlarının korkusu idi.
Eğer bu ceza dünyada verilirse diğer Müslümanların hali ne olacaktı. Çünkü günah tüm
dünyayı sarmıştı. Biz de, cehalet batağına batmış bu insanlığını ağır cezalarını cehennem de
çekmeleri için Rahman olan Allah’ u Rahime Yakarıyorduk. Ya Kerim Allah’ u Rahmanım
diyorduk.
Bismillahürrahmanurrahim
Allah’ım Bunların hali ne ola
Bilmem huzuruna nasıl yol bula
Müslüman dediğin böylemi ola
Sorulur bu ömür her nefes senden
Ne dünya fanidir ne insan fani
Vahdet köprüsünden geçirir seni
Gelir cehennemde buluruz seni
Sorulur bu ömür her nefes senden
Her nefes için birer soru sorulur
Günah levhandadır açıkça görülür
Halikın Kudreti o zaman bilinir
Sorulur bir ömür her nefes senden
Dinim İslam sana olmadı çare
Cehalet hışmından halin avare
Ettin Hakkı inkâr hep bile bile
Sorulur bu ömür her nefes senden
Kitabım kuranın üstünü örttü
Yetti bu cehalet canıma yetti
Evlat babasını çoktan terk etti
Sorulur bu ömür her nefes senden
Bu gözyaşlarımı sorarım senden
Ayrıldın ya gafil hak olan dinden
Nasıl kurtulursun orada sen benden
Sorulur bir ömür her nefes senden
Günahların birer birer yazılır
Bir gün ola bu düzende bozulur
Cehennemde sıra, sıra dizilir
Sorulur bir ömür her nefes senden
Gele de cevabını alasın benden
Yaptığın günahın affı da yoktur
Ağlıyor gözlerim efkârı çoktur
Bunu ne ettiğinden haberi yoktur
Sorulur Her nefes bir ömür senden
Gelip de cevabını alasın benden
Sorsalar diyemem şuna sorulmaz
Bulanıktır suları kolay durulmaz
Bunun günahına hesap verilmez
Sorulur bir ömür her nefes senden
Gelip de cevabını alasın benden
Buna şerrin kapıları açılmış
Bal diyerek zakkum suyu içilmiş
Bunun mülkü cehennemde ölçülmüş
Sorulur bir ömür her nefes senden
Gelip de cevabını alasın benden
Sorsam hepsi Âlim cahili yoktur
Kurtulmuş Âlimler yüzü de aktır
Yapmış büyük günahı hidayet yoktu
Sorulur bir ömür her nefes senden
Gelip de cevabını alasın benden
Sorsam hangi günahı yapmadı âlim
Gelir mi Dünyaya senin gibi zalim
Kestin suyunu da kuruttun gülüm
Sorulur bir ömür her nefes senden
Yarın ayrılırsın hak olan candan
Sorulur orada bir ömür sana
Komutanım dedi Halik’ım bana
Nefis Kordur bakmaz insandan yana
Sorulur bir ömür her nefes senden
Cehennemde alın cevabı benden

