Can usanır
İlmi üzere yaşamayan âlimden
Dil
utanır el utanır hal utanır
Sonradan
görme olup azan cahilden
Can
usanır kul usanır el usanır
Yalan
sözlü yalakaların kibrinden
Hayâsı
olmayan edepsiz birinden
Sevdayı
bilmez aşka gelmez elinden
Sır
da kaçar gül de kaçar yar da kaçar
Dostun
ikram olur muhabbet ehline
Sadıklar
ihsan ederler gönül dengine
Bu
gönlüm düşmüş güzel gözlü birine
Yüzü
yakar gözü yakar özü yakar
Gönül
tahtında güller oturur belli
Bülbüllerin
namesi bir başka telli
Bir
güzele gönlümü verdim vereli
Gözüm
ağlar özüm ağlar sızım ağlar
Bülbüller
figan eder gonca gülüne
Âşıklar
name düzer nazlı yârine
Gönül
yaralarımın mahzun haline
Âşık
yanar bülbül yanar gül yanar
Erenlerin
mekânı gönüldür belli
Canana
can verenler değildir deli
Hakikat’in
şehrine girdim gireli
Gelen
gitmez soran gitmez sezen gitmez
Hür
kulum nice ilham akar gönlünden
Rahmanın
ipini bırakma elinden
Parlıyor
hak nur hakikat şehrinden
olan
gelir yanan gelir duyan gelir
Hürkul
16/12/2025

